Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "birini"

Lernen Sie, wie man birini in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Birini tanıyorum da ötekini değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Birini ben aldım, diğer elmaları ise küçük kız kardeşime verdim.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlardan herhangi birini seçebilirsin.
Translate from Türkisch to Englisch

İki kızdan herhangi birini tanıyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kalemlerden birini seç.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlardan biri, birini katil eden kişinin rolünü oynayacak bir aktör.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom hataları için her zaman başka birini suçlamaya çalışır.
Translate from Türkisch to Englisch

Mümkün olduğunca kısa sürede onu tamir etmesi için birini gönderir misin?
Translate from Türkisch to Englisch

Onlardan herhangi birini seçebilirsiniz.
Translate from Türkisch to Englisch

İki kitaptan herhangi birini alabilirsin.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un işini yapacak birini almak zorunda kalacağım.
Translate from Türkisch to Englisch

Çok iyi Rusça konuşan birini tanıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Çok uzun bir tatil birini tekrar işe başlamak için isteksiz yapar.
Translate from Türkisch to Englisch

İstasyona vardığımda, arkadaşlarımdan birini aradım.
Translate from Türkisch to Englisch

Birini sevmek onun senin onu sevdiğin kadar çok sevip sevmediğini bilmediğin zaman zordur.
Translate from Türkisch to Englisch

Korkunç gürültü ilk defa gelen birini şaşırttı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bayan tezgahtar bana bir sürü kravat gösterdi, ama ben onlardan herhangi birini beğenmedim.
Translate from Türkisch to Englisch

İkizler o kadar benziyorlar ki birini diğerinden ayırt etmek neredeyse imkansız.
Translate from Türkisch to Englisch

İkizler o kadar benziyorlar ki birini diğerinden ayırt edemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben, onlardan herhangi birini sevmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Öğretmen öğrencilerinden birini sınıfta gürültü yapmakla suçladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Dima " Bekle," "Ben, bana biraz borç verebilecek birini biliyorum." dedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Çocuklardan herhangi birini görmedim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bardaklardan herhangi birini alabilirsin.
Translate from Türkisch to Englisch

Hoşlandığın herhangi birini seçebilirsin.
Translate from Türkisch to Englisch

Hoşlandığın herhangi birini ye.
Translate from Türkisch to Englisch

Hoşlandığın herhangi birini al.
Translate from Türkisch to Englisch

İstediğin herhangi birini alabilirsin fakat ikisini değil.
Translate from Türkisch to Englisch

En çok sevdiğin birini al, hangisi olursa olsun.
Translate from Türkisch to Englisch

Çalışırken mırıldanan birini tanıyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch

Freddy geçen ay mezarlıkta vardiyalı olarak çalışıyordu, bu yüzden normal saatlerde çalışan arkadaşlarından herhangi birini göremiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Birini öldürmek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un işini yapması için birini kabul etmek zorunda kalacağız.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom onun bir duvar yapmasına yardımcı olacak birini arıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bana lisede tanıdığım birini hatırlatıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom buzdolabından iki bira çıkardı ve birini Mary'ye uzattı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kendini birini vururken hayal edemedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un arkadaşlarından herhangi birini tanıyor musunuz?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom işi yapacak başka birini bulmaya çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom herhangi birini görmek ya da konuşmak istemediğini söyledi.

Tom odalarından birini bir üniversite öğrencisine kiralayarak ekstra para kazandı.

Tom arabalarından birini Mary'ye satmaya karar verdi.

Tom ona seslenen birini duydu.

Açıkçası Tom onun pahalı çay fincanlarından birini kırdığını Mary'nin fark etmemesini umut ediyor.

Tom herhangi birini öldürmediğini iddia etti.

Tom'un birini öldürebileceğine inanmak zor.

Birini bekliyor musun?

Birini mi arıyorsun?

Senin adına birini göndermek yerine, sen gitsen ve şahsen konuşsan daha iyi olur.

Derhal bana birini gönder.

Kendini savunmak başka birini savunmaktan daha zordur. Şüphe edenler avukatlarına bakabilirler.

Senin yerine çalışacak birini bulacağım.

O portre bana uzun süre önce tanıdığım birini hatırlatıyor.

Facebook'ta olmayan birini tanıyor musun?

Bob konuşacak birini arıyordu.

Tom bir çanta elma satın aldı ve bir günde bunların üçte birini yedi

Tom ona yardım edecek birini bulamıyor.

Geçen yüzyılda onlar Tom gibi birini tımarhaneye atacaklardı.

Tom birlikte gidecek birini bulamadı bu yüzden tek başına gitti.

Tom iş için birini bulamadı.

Tom birlikte dans edecek birini bulamadı.

Tom kendisine yardım edecek birini bulamadı.

Tom birlikte tenis oynayacak birini bulamadı.

Tom konuşacak birini bulamadı.

Tom gereksinimleri karşılayan birini bulamadı.

Tom Mary'nin planının ayrıntılarının herhangi birini bilmiyordu.

Lütfen birini alın.

Ben başka birini istiyorum.

Sevdiğin birini seç.

Ben konuşacak birini istiyorum.

Orada birini gördün mü?

Konuşmak için birini istiyorum.

Sen birini arıyor musun?

En çok istediğin birini al.

Bu kitaplardan herhangi birini istiyor musun?

Ya birini ya da diğerini seç.

Sadece konuşacak birini istiyorum.

Bunların arasından herhangi birini seç.

Resimlerinden birini saklayabilir miyim?

Şimdi sana yardım etmesi için birini göndereceğim.

Ben, İngilizce konuşabilen birini işe almayı düşünüyorum.

Ben âşık olacak birini arıyorum.

O, zamanının üçte birini evrak işleri yaparak geçirir.

İki köpeğim var ve onlardan her birini aynı miktarda yiyecekle besliyorum.

İkiz kızlar o kadar çok benzerler ki birini diğerinden ayıramıyorum.

Bu caddede yürürken,çoğu zaman arkadaşlarımdan birini görürüm.

Elmaların herhangi birini al.

Benim için birini anons eder misin?

Başka birini düşünemiyorum.

Bana daha ucuz birini gösterin, lütfen.

Bu çiçeklerden herhangi birini ister misin?

Herkes o kadar değişmişti ki, birini diğerinden neredeyse ayıramıyordum.

Kitaplardan herhangi birini alabilirsin.

İki tişörtten herhangi birini seçin.

Bu ödüller arasından birini seç.

Birini yedim ve sonra diğerini yedim.

Beş bayandan herhangi birini tanımıyorum.

Onun erkek kardeşlerinden herhangi birini tanımıyorum.

Resimlerden herhangi birini sevmiyorum.

Onun romanlarından herhangi birini okumadım.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch