Lernen Sie, wie man birleşmiş in einem Türkisch Satz verwendet. Über 38 handverlesene Beispiele.
Öğretim insan şahsiyetinin tam gelişmesini ve insan haklarıyla ana hürriyetlerine saygının kuvvetlenmesini hedef almalıdır. Öğretim bütün milletler, ırk ve din grupları arasında anlayış, hoşgörü ve dostluğu teşvik etmeli ve Birleşmiş Milletlerin barışın idamesi yolundaki çalışmalarını geliştirmelidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Birleşmiş Milletler Bosna'ya arabulucular gönderdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu Birleşmiş Milletler kararı İsrail'in silahlı güçlerinin son çatışmalarda işgal edilen bölgelerden çekilmesini istemektedir.
Translate from Türkisch to Englisch
BM Birleşmiş Milletlerin kısaltmasıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Kamboçya Birleşmiş Milletler'den yardım talebinde bulundu.
Translate from Türkisch to Englisch
Birleşmiş Milletler binası 1952'de inşa edildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Birleşmiş Milletlerin büyük elçisiydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Birleşmiş Milletler Bildirgesi 1945'de imzalandı.
Translate from Türkisch to Englisch
2009'da, Selena Gomez Amerika Birleşik Devletlerinde Birleşmiş Milletler Çocuk Fonu Elçiliğine seçilen en genç kişi oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Kurumu 1990'da kayıt tutmaya başladığından beri, yiyecek fiyatları en yüksek seviyesindedir.
Translate from Türkisch to Englisch
Birleşmiş Milletler merkezinde dünya bayrakları gururla dalgalanıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Birleşmiş Milletler, anlaşmazlığa müdahale etmek için birlik gönderdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Marie Birleşmiş Devletlerin tarihini iyi bilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bugünkü gazetede cumhurbaşkanının Birleşmiş Milletler'e ziyaret etme fikrinden vazgeçtiği yazıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Birleşmiş Devletler, ülkeleri zayıf ve küçük yapmakla korkutmayı umabilir ama Rusya'yı değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Birleşmiş Milletler ülkedeki seçimleri izledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Birleşmiş Milletler bir araştırma yaptırmış, buna göre her 10 Türk gencinden 1'i mutsuzmuş!
Translate from Türkisch to Englisch
Ülke yardım için Birleşmiş Milletler'e başvurdu.
Translate from Türkisch to Englisch
O, Birleşmiş Milletler altın barış madalyası aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
2015, Birleşmiş Milletler tarafından Uluslararası Işık Yılı ilan edilmiştir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Birleşmiş Milletler için çalışıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Birleşmiş Milletler binası çok etkileyici.
Translate from Türkisch to Englisch
Birleşmiş milletler uluslararası bir organizasyon.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Birleşmiş Milletler'in yeni genel sekreteridir.
Translate from Türkisch to Englisch
Birleşmiş Milletler Örgütü'nün resmi dilleri Arapça, Çince, İngilizce, Fransızca, Rusça ve İspanyolca'dır.
Translate from Türkisch to Englisch
Birleşmiş Milletlerin resmi dilleri Arapça, Çince, İngilizce, Fransızca, Rusça ve İspanyolcadır.
Translate from Türkisch to Englisch
2016 birleşmiş milletler genel kurulu tarafından uluslararası bakliyat yılı ilan edildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir kadın bir erkekle birleşmiş olduğu zaman o yaratıcı olur, bir erkekle birleşmiş olmadığı zaman yıkıcı olur.
Translate from Türkisch to Englisch
"UN" "Birleşmiş Milletler" anlamına gelir.
Translate from Türkisch to Englisch
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 5 değişmez daimî üyesinin bulunması demokrasiye aykırıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi çok önemli bir organizasyondur.
Dünya barışını korumak, Birleşmiş Milletlerin temel amaçlarından biridir.
Karar, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından kabul edildi.
Rusya daima birleşmiş olarak kalacaktır.
Danimarka, Birleşmiş Milletler Dünya Mutluluk Raporu'na göre dünyanın en mutlu ülkesidir.
O, Birleşmiş Milletler temsilcisiydi.
Birleşmiş Milletler, dünya genelinde 820 milyondan fazla insanın aç olduğunu, aynı zamanda obezitenin rekor seviyelere ulaştığını söylüyor.
Soykırım, Birleşmiş Milletler tarafından 1948 yılında kasıtlı suç olarak tanınmıştır.