Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "bisiklet"

Lernen Sie, wie man bisiklet in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Eğer yağmur yağmazsa bisiklet sürmeye gidebilirsin.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu bisiklet benim.
Translate from Türkisch to Englisch

O bisiklet sürmekten hoşlandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Yeni bir bisiklet almak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Şu bisiklet benim.
Translate from Türkisch to Englisch

Ağacın altındaki bisiklet benimkidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Babam ve annem bana bir bisiklet aldılar.
Translate from Türkisch to Englisch

O bisiklet onunki değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Nereye giderseniz gidin, istasyonların yanında kaldırımlar üstünde bırakılmış çok sayıda bisiklet görürsünüz.
Translate from Türkisch to Englisch

Birçok bisiklet istasyonun önünde yasa dışı olarak park edilmektedir.
Translate from Türkisch to Englisch

O, oğlu için bir bisiklet satın aldığını gizledi.
Translate from Türkisch to Englisch

O oğlu için yeni bir bisiklet satın almalı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bana bir bisiklet kiralamanın mümkün olduğunu söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bana yarın yağmur yağmasa Mary ile birlikte bisiklet sürmeye gideceğini söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yağmurda bisiklet sürmeye aldırmaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Bisiklet benim.
Translate from Türkisch to Englisch

Doğum günün için sana bir bisiklet vereceğim.
Translate from Türkisch to Englisch

Mayuko bir bisiklet sürebilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Jack, yeni bir bisiklet satın almayı göze alamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Jack'in yeni bir bisiklet satın almak için parası yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Ken, bir bisiklet istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben bisiklet sürebilirim.
Translate from Türkisch to Englisch

O, bir bisiklet sürüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

O, bisiklet sürebilir mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Bill bisiklet sürebilir.
Translate from Türkisch to Englisch

O bisiklet süremez mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Bu bisiklet bana aittir.
Translate from Türkisch to Englisch

Güzel bir bisiklet aldın mı?
Translate from Türkisch to Englisch

O, henüz bir bisiklet süremiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Baba bana yeni bir bisiklet aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Annem bisiklet süremez.
Translate from Türkisch to Englisch

Kapının yanındaki bisiklet benimdir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu bisiklet erkek kardeşim tarafından kullanılır.
Translate from Türkisch to Englisch

O, yeni bir bisiklet almaya niyetlidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Babam bana bir bisiklet satın aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, ona bir bisiklet kullanmasını tavsiye etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Annem bana yeni bir bisiklet satın aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu bisiklet erkek kardeşime aittir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir bisiklet satın almayı göze alamadım.
Translate from Türkisch to Englisch

O, gelecek hafta yeni bir bisiklet alacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu bisiklet kimindir?
Translate from Türkisch to Englisch

Orada bir bisiklet kiralayalım.
Translate from Türkisch to Englisch

O, yeni bir bisiklet almayı planlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Yeni bir bisiklet alacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Çocuk yeni bir bisiklet için yalvardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bisiklet alamayacak kadar fakir değil.
Translate from Türkisch to Englisch

O bisiklet senin için çok küçük.
Translate from Türkisch to Englisch

Bisiklet sürmeyi bilmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Yağmur yağsa bile, bisiklet sürmeye giderim.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim bisiklet seninki gibi bir şey değil.

Bir bisiklet yolu doğrudan doğruya evimin önünden geçer.

Yeni bir bisiklet almayı göze alamam.

Yeni bir bisiklet almaya bütçem elvermez.

Yağmur yağmazsa, bisiklet sürmeye gidebilirsin.

Tom tek tekerli bir bisiklet sürebilen bir genç tanıyor.

Gelecek yıl Shikoku çevresinde bisiklet sürmeyi planlıyorum.

50,000 yen'e bir bisiklet aldı.

Yarın göle doğru bisiklet süreceğiz.

Geçen yıl Nagoya'da bir bisiklet yarışı düzenlendi.

Hangisini daha çok seversin, bisiklet sürmeyi mi yoksa koşmayı mı?

Doğum günün için sana yeni bir bisiklet vereceğim.

Eğer yağmurda bırakırsan, bir bisiklet paslanır.

Bu bisiklet senin mi?

Şu kız bisiklet süremiyor.

Bazen işten eve yürürüm ve bazen bisiklet sürerim, çünkü çalıştığım yer oturduğum yere yakın.

Bu bisiklet eski; ama hiç yoktan iyidir.

Bisiklet senindi ama bindim.

Bisiklet ve at arasında bağlantı var mı sence?

Elimle ittirsem bisiklet gitmez mi?

Yeni bisiklet bana 50.000 yen kadar fiyata mal oldu.

Ahıra girerken kayıp bir bisiklet buldu.

Egzersiz için ya bisiklet sürerim ya da yüzmeye giderim.

Tom bisiklet zincirini yağladı.

Tom üç yüz dolara bir bisiklet aldı.

Tom kendisine yeni bir bisiklet alması için babasına yalvardı.

Tom bana gelecek yaz bir bisiklet gezisine gitmeyi planladığını söyledi.

Tom bir bisiklet kazası geçirdi.

Bisiklet sürmeyi öğrenmelisin.

Tom oğluna bisiklet sürmeyi öğretti.

Yeni bir bisiklet almak için yeterince param yok.

Bisiklet sürerken çok dikkatli olamazsın.

Bir bisiklet almayı göze alamıyorum.

Filler bisiklet kullanamaz.

Ona bisiklet kullanmayı öğrettim.

Mavi bisiklet yeni.

Bu bisiklet küçük kardeşime ait.

Kopenhag bisiklet dostu bir kenttir.

Tom'a bir bisiklet vermek iyi bir düşünceydi.

Doğum günün için sana bir bisiklet hediye edeceğim.

Tom bir bisiklet kullanıyor.

Kendisine bir bisiklet alması için babasına yalvardı.

Bu benim ilk bisiklet sürüşüm değil.

Oğlan yeni bir bisiklet için yalvardı.

Bisiklet kaskları, sürücüleri ciddi kafa yaralanmalarından koruyabilir.

Tom Mary'ye bisiklet sürmeyi öğreten kişiydi.

Kendine yeni bir bisiklet aldığını görüyorum.

Yeni bir bisiklet istiyorsan tasarruf yapmaya başlasan iyi olur.

Tom bisiklet sürüyor.

Bisiklet sürebilirim.

Bir bisiklet satın alamam.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch