Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "bitkin"

Lernen Sie, wie man bitkin in einem Türkisch Satz verwendet. Über 86 handverlesene Beispiele.

Gıda yetersizliği onu zayıf ve bitkin düşürdü.
Translate from Türkisch to Englisch

Karısı, çocuklara baktıktan sonra bitkin düşmüş.
Translate from Türkisch to Englisch

Oldukça bitkin görünüyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bütün gün çalıştı ve tamamen bitkin düştü.
Translate from Türkisch to Englisch

Beth çok sıkı çalışmak zorunda kaldı, ve şimdi o aç ve bitkin.
Translate from Türkisch to Englisch

Bitkin görünüyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch

Bütün gün çalıştıktan sonra bitkin olmalısın.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bitkin görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Oyun bittiğinde kendimi çok bitkin hissettim.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bitkin.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bitkin mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bitkin düşmüş görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom biraz bitkin görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Biraz bitkin düşmüş görünüyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch

Yorgun ve bitkin hissediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yaptığı yolculuktan sonra kendini tamamiyle bitkin hissediyordu ve toparlanmak için en az bir haftaya ihtiyacı vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bitkin olduğum halde, işe devam ettim.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar bitkin olduklarını söylediler.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bitkin olmasına rağmen çalışmaya devam etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Sen bitkin görünüyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary bitkin görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Gerçekten bitkin görünüyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch

Sophie and Carole bitkin.
Translate from Türkisch to Englisch

Hem Tom hem de Mary endişeli ve bitkin görünüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, tamamen bitkin olduğunu söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar bitkin.
Translate from Türkisch to Englisch

Herkes bitkin.
Translate from Türkisch to Englisch

Herkes bitkin görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

O, bitkin olsa bile işe geri dönmek zorundaydı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bitkin olmalısın.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom açıkça bitkin.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bitkin olduğunu söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bitkin olacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Dün Tom'a rastladığımda o oldukça bitkin görünüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben yürüyüşten sonra tamamen bitkin düştüm.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom çok bitkin görünüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Bugün kendimi bitkin hissediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bize lokantada hizmet eden garson bitkin ve stresli idi.
Translate from Türkisch to Englisch

Sadece kan görme onu bitkin düşürüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

O, önümüzdeki birkaç gün için çok zayıf ve bitkin olacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom tamamen bitkin olduğunu söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Jet uyumsuzluğundan bitkin hissediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben tamamen bitkin düştüm.
Translate from Türkisch to Englisch

O çok bitkin görünüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom eve bitkin görünerek geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar bitkin, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Sen kesinlikle bitkin görünüyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary bitkin.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'a bitkin olduğumu söyle.
Translate from Türkisch to Englisch

Bitkin görünüyordun.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary uzun saatler çalışır ve eve bitkin gelir.
Translate from Türkisch to Englisch

Kendimi bitkin hissettim.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bitkin göründüğümü söyledi.

Bitkin gibi görünüyorsun.

Tom bitkin olduğunu söylüyor.

Tom Mary'nin bitkin olduğunu söyledi.

Tom Mary'nin bitkin olduğunu düşünüyor.

Tom Mary'nin bitkin göründüğünü söyledi.

Tom ve ben bitkin durumdayız.

Sen bitkin görünüyordun.

Tom her zaman bitkin.

Tom Mary'nin bitkin göründüğünü düşünüyordu.

Tom bitkin düşmüş olmalı.

Tom Mary'nin bitkin olacağını düşündü.

Tom Mary'ye bitkin olduğunu söyledi.

Tom muhtemelen bitkin olacak.

Tom bitkin görünüyordu.

Tom bana Mary'nin bitkin olduğunu düşündüğünü söyledi.

Tom bitkin olduğunu itiraf etti.

Neden Tom bu kadar bitkin?

Tom, Mary'nin bitkin olduğunu söyledi.

Tom, Mary'nin bitkin gözüktüğünü söyledi.

Tom Mary'nin bitkin göründüğünü düşündüğünü söyledi.

Mary Tom'un bitkin göründüğünü düşündüğünü söyledi.

Tom bitkin, değil mi?

Tom gerçekten bitkin olduğunu söyledi.

Tom her zaman bitkin gibi görünüyor.

Tom tamamen bitkin görünüyor.

Tom'un bitkin olduğunu düşünmüyorum.

Tom bunu yaptıktan sonra muhtemelen bitkin olacak.

Tom bitkin olup olmadığını merak ediyorum.

Tom bana bitkin olduğunu söyledi.

Bitkin olduklarını söylediler.

Tom nezle olmuş ve bitkin durumda.

Ali final döneminde sınavlara hazırlanmak için gece kuşu gibi takılmaktan iyice bitkin düşmüştü.

Jetlag yüzünden kendimi bitkin hissediyorum.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch