Lernen Sie, wie man biyolojik in einem Türkisch Satz verwendet. Über 31 handverlesene Beispiele.
O benim biyolojik babam.
Translate from Türkisch to Englisch
Babamın biyolojik babam olmadığını kesinlikle anladım.
Translate from Türkisch to Englisch
Biyolojik çeşitlilik dünya çapında hızla azalıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary, Tom'un biyolojik annesidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Biyolojik bir varlık olarak insan hayvan dünyasına aittir.
Translate from Türkisch to Englisch
Biyolojik silah iki bileşenden oluşuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin biyolojik babası.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom biyolojik babasını arıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom biyolojik babam.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu yeşil takım elbiseler, biyolojik kirlenme riskini azaltmak için özel takım elbiselerdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bizim üç evlatlığımız ve iki biyolojik çocuğumuz var.
Translate from Türkisch to Englisch
Üç tane evlatlığımız var. Küçük olan ikisi biyolojik erkek kardeş.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un biyolojik ebeveynleri hakkında daha fazla bilmek istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
"Biyolojik babam benim için bir hiç!" dedi.
Translate from Türkisch to Englisch
En büyük arzum biyolojik babamla tanışmaktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Yağmur ormanları dünya'nın en büyük biyolojik hazineleri biridir.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary Tom'un biyolojik kızı değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un biyolojik ebeveynleri onu evlatlık verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir biyolojik çeşitlilik krizi yaşıyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary donör tarafından tasarlanmış ve biyolojik babasını izlemeye çalışıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Jackson benim biyolojik babamdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Jackson biyolojik babamdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami biyolojik annesiyle buluşmak istedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami biyolojik annesiyle tanışmak istiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami'nin biyolojik babasının bir gangster olduğu söyleniyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary'nin biyolojik babası değil.
Translate from Türkisch to Englisch
İki biyolojik, üç evlatlık çocuğumuz var.
Translate from Türkisch to Englisch
İki ülke biyolojik savaş yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sapsız bir hayvan olan mercan, dünyadaki biyolojik kökenli en büyük yapıları inşa etmek için bitki benzeri alglerle olan ilişkisine güvenir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün bu karmaşayı hafifletmek için akademisyenler biyolojik bir kategori olan cinsiyetle kültürel bir kategori olan toplumsal cinsiyeti ayırırlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un biyolojik babası biliniyor mu?
Translate from Türkisch to Englisch