Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "boya"

Lernen Sie, wie man boya in einem Türkisch Satz verwendet. Über 85 handverlesene Beispiele.

Oturduğun yerdeki boya hâlâ yaştır.
Translate from Türkisch to Englisch

Oturduğun koltuktaki boya hâlâ ıslak.
Translate from Türkisch to Englisch

İyi bir sonuç için iki tabaka boya uygula.
Translate from Türkisch to Englisch

Duvar boya ile kaplıydı.
Translate from Türkisch to Englisch

Boya henüz kurumadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Lütfen kapıyı beyaza boya.
Translate from Türkisch to Englisch

Ellerim boya ile lekelendi.
Translate from Türkisch to Englisch

Boya yoktur.
Translate from Türkisch to Englisch

Akrilik boya kullanın.
Translate from Türkisch to Englisch

Sulu boya ile boyamayı seviyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Boya duvardan aşağıya dökülüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Kapıdaki boya henüz kuru değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu odayı fırçayla boya.
Translate from Türkisch to Englisch

Her tarafı beyaz boya ile kaplandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Beyaz boya odaya ışık katacaktır.
Translate from Türkisch to Englisch

Sırf gülümsemeni tekrar görmek için okyanusu boydan boya yüzerdim.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom boya fırçasını yere koydu.
Translate from Türkisch to Englisch

Sadece herhangi bir çocuk tarafından kullanılanlar gibi basit boya kalemleri kullanarak Maria nefes kesen resimler yaratabildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Japon kızlar naylon çorap üzerine sprey boya sıkıp desen yapıyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Küçük Maria boya kalemleri ile resim yapmayı seviyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Sulu boya ile resim yapmayı severim.
Translate from Türkisch to Englisch

Çubuğun bir ucunu kırmızıya diğer ucunu maviye boya.
Translate from Türkisch to Englisch

Antik Yunanlar Güneşin tanrı Heleius tarafından sürülen dört beyaz at tarafından çekilen bir arabada gökyüzünü boydan boya geçtiğine inanıyorlardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom elinde bir boya fırçası vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Senin burnunda biraz boya var.
Translate from Türkisch to Englisch

Gömleğinde boya var.
Translate from Türkisch to Englisch

Üzerinizde boya var.
Translate from Türkisch to Englisch

Dikkat! Islak boya.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben sulu boya ile boyamak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Boya için bir odayı hazırlama süreçte en önemli adımdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Ünlü yağlı boya resim açık artırmada 2 milyon dolara satıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom her zaman satın aldığı yiyeceklerde boya maddesi olup olmadığını kontrol eder.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir boya hastanın kol damarına enjekte edilebilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom çiti boyarken gömleğine boya bulaştırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Üzerindeki boya özellikle dış kısmında yavaş yavaş döküldüğünden, kış gelmeden pencereleri boyatacağım.
Translate from Türkisch to Englisch

Boya hâlâ yaş.
Translate from Türkisch to Englisch

Boya kalkmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Boya dökülüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kan değil. Sadece kırmızı boya.
Translate from Türkisch to Englisch

Evimizi boyayın. Turuncu boya kullanın.
Translate from Türkisch to Englisch

Çocuğun gömleğinde bir boya lekesi var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kapağı boya kutusunun üstüne geri koydu.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary bana boya yapmayı öğretiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Boya yapmayı öğrenmek ister misin?
Translate from Türkisch to Englisch

Mary Tom'a boya yapmayı öğretti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bana boya yapmayı öğretiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'ye boya yapmayı öğretti.
Translate from Türkisch to Englisch

Islak boya.

Odanız için güzel bir renkte boya seçtiniz.

Ders kuru boya izlemek kadar sıkıcıydı.

Bu yağlı boya tablo 17. yüzyıldan kalma.

Kapının üzerinde ıslak boya var.

Mavi boya ile kırmızı boyayı karıştırın.

Çini mürekkebi boya olarak kullanıldığı zaman ilginç bir yapı üretir.

Bir siyah sprey boya almam gerekiyor.

Şüphelinin en son boya damlamış marangoz pantolonu giydiği görüldü.

Ellerinde bir boya fırçası olan herkes bir ressam değildir.

Bir sanatçı, büyük bir resim yapmak için birçok boya tüpü kullanır.

Tom beyaz halı üzerine mavi boya kutusunu döktü.

Ressamlar tarihsel olarak kurşun boya gibi zehirli maddelere maruz kalmışlardır.

Eski İtalyan yağlı boya resim hiç halkın içinde sergilenmedi.

Ahırlar kırmızı boyalıdır, çünkü kırmızı boya ucuzdur.

Hiç boya aldın mı?

Çiti boya.

Boya kuruyor.

Onlar sandalyeye bir kat boya sürdüler.

Boya kurşunla doluydu.

Boya sıyırıldı.

Annem bana birkaç pastel boya aldı.

Ev taze boya katıyla harika görünüyordu.

Bu boya çabucak kurur.

Arkadaşlarından herhangi biri boya yapar mı?

Bu boya çabuk çıkıyor.

Bu boya kolay çıkar.

Değmesin, yağlı boya!

Tom'un ayakkabısına boya bulaşmış.

Osurukla boya boyanmaz.

Evlere boya badana yapıyorum.

Ali kuru boya kullanarak güzel bir resim yaptı.

Motosikletiyle ülkeyi boydan boya gezdi.

Boya takıntısı olanlar aramasın.

Evime boya yaptırdım.

Evinin bir odasında duvarlar boydan boya kitaplıkla kaplı.

Evimin bütün odaları boya badana istiyor.

Daireye boya yapıyor.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch