Lernen Sie, wie man bozan in einem Türkisch Satz verwendet. Über 9 handverlesene Beispiele.
Anlaşmamızı bozan sensin.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un sinirini bozan şeyin ne olduğunu biliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir oyunbozan diğer insanların eğlencesini bozan bir kişidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Ona onun moralini bozan hiçbir şey söylemedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Böylesine bir oyun bozan olma.
Translate from Türkisch to Englisch
Baba kızının kızlığını bozan adamdan intikam almak istedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali ofsaytı bozan isimdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kolordu Komutanı yine bu telyazısında Afyonkarahisar'da bulunan 23. Tümenin er sayısının pek az olduğundan ve orada ellerine geçen erleri bu tümene göndermekte olduklarından söz açtıktan sonra, Kastamonu ve Kayseri yörelerindeki güvenliği bozan birtakım olaylar üzerine haberler gelmeye başladığını bildiriyor ve zaman zaman bilgi vereceğini yazıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Okuma bilmeyip yazan; odur dünyayı bozan.
Translate from Türkisch to Englisch