Lernen Sie, wie man bronz in einem Türkisch Satz verwendet. Über 18 handverlesene Beispiele.
Kahramanın bronz bir heykelini diktiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Bronz heykel uzaktan oldukça güzel görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz bronz madalya kazandık.
Translate from Türkisch to Englisch
O bronz bir madalya kazandı.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir bronz madalya kazandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bronz heykel, parçalar halinde kırıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bronz, bakır ve kalaydan oluşmaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Beş yuan paralar pirinç, ve on yuan paralar bronz dışında yapılır.
Translate from Türkisch to Englisch
Son derece beyaz bir cildim var ve asla bronz değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Bronz deriler solacak ama anılar sonsuza kadar sürecektir.
Translate from Türkisch to Englisch
Kanada'dan Andre de Grasse 100 metre yarışında bronz madalya kazandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bronz çan güzel ses veriyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bejo bronz fincanda zencefilli bir kahve yapar.
Translate from Türkisch to Englisch
Akrotiri, volkanik kül altına gömülmüş bir Bronz çağı yerleşimidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu bronz heykel pasla kaplıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary'nin kahverengi bir palto ve uzun bronz renkli çizmeler var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bazı ülkelerde bronz bir tene sahip olmanın o kadar da havalı olmadığı düşünülüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
İzbasa denge çubuğunda bronz madalya aldı.
Translate from Türkisch to Englisch