Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "bulaşıcı"

Lernen Sie, wie man bulaşıcı in einem Türkisch Satz verwendet. Über 25 handverlesene Beispiele.

Kabakulak bulaşıcı bir hastalıktır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bulaşıcı mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Bunun bulaşıcı olmadığını söylediğini düşündüm.
Translate from Türkisch to Englisch

Senin bir bulaşıcı hastalığın var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un bulaşıcı bir hastalığı olduğunu bilmiyordum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tifüs, bulaşıcı bir hastalıktır.
Translate from Türkisch to Englisch

Onların bulaşıcı bir hastalığı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu bulaşıcı.
Translate from Türkisch to Englisch

Grip ve soğuk algınlığı çok bulaşıcı.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz bulaşıcı bir hastalık bahsediyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un bulaşıcı bir hastalığı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu şarkıyı severim. Bunun bulaşıcı bir ritmi var ve dans etmek için iyidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Louis Pasteur mikropların en bulaşıcı hastalıklara neden olduklarını keşfetti.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun bulaşıcı olmadığını söylediğini düşündüm.
Translate from Türkisch to Englisch

Tüm bulaşıcı hastalıklar bulaşıcı değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Otomatik kapıların kesin bir avantajı, insanlar kapı kollarına dokunarak bulaşıcı hastalıklarını yayamayacaklarıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Doktor Tom'un sahip olduğu şeyin bulaşıcı olmadığını söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Fadıl'ın bulaşıcı bir gülüşü vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Doktor Tom'un hastalığının bulaşıcı olmadığını söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Hastalığım bulaşıcı.
Translate from Türkisch to Englisch

Korkma. O hastalık bulaşıcı değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Hastalığın bulaşıcı mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Yeni koronavirüs çok bulaşıcı.
Translate from Türkisch to Englisch

Grip, kızamık, çiçek ve suçiçeği bulaşıcı hastalıklardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Endişelenmeyin, bulaşıcı değildir.
Translate from Türkisch to Englisch