Lernen Sie, wie man bulaşık in einem Türkisch Satz verwendet. Über 70 handverlesene Beispiele.
Bulaşık makinesinin nasıl çalıştığını anlatabilir misin?
Translate from Türkisch to Englisch
O, bulaşık masasını temizleyecek.
Translate from Türkisch to Englisch
O her bulaşık yıkamada bir tabak kırar.
Translate from Türkisch to Englisch
Bulaşık yıkamada bana yardımcı olabilir misin?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bulaşıkları duruladı ve onları bulaşık makinesine koydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bulaşık yıkamayı sevmez.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom öğle yemeğinden önce bulaşık yıkadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim işim bulaşık yıkamaktır.
Translate from Türkisch to Englisch
O, o zaman bulaşık yıkıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Mutfakta bir bulaşık makinesi yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Bebek uyuyorken bulaşık yıkadım.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun bir bulaşık makinesi var.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun işi bulaşık yıkamaktır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bulaşıkları bulaşık suyuna koydu.
Translate from Türkisch to Englisch
O, her zaman bulaşık yıkamaktan kaytarırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Biraz bulaşık yıkamak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, bulaşık yıkadığı zaman kendi kendine bir melodi mırıldandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bulaşık makinesini çalıştırabildin mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Bulaşık makinesi çalıştı mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Bulaşık makinesi bozuk.
Translate from Türkisch to Englisch
Bizim bir bulaşık makinemiz var.
Translate from Türkisch to Englisch
O bulaşık makinesini kullanması kolay buluyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch
Bulaşık yıkamak istiyordum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu bulaşık makinesi çok fazla büyük. Tezgahın altına sığmayacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Bulaşık beziyle lavaboyu kuruladım ve şimdi o kuru.
Translate from Türkisch to Englisch
Bulaşık yıkama gerçekten yapmaktan hoşlanmadığım bir şey.
Translate from Türkisch to Englisch
Kahvenin bulaşık suyu gibi tadı var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kahvenin bulaşık suyu gibi tadı var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kahvenin tadı bulaşık suyu gibi.
Translate from Türkisch to Englisch
Eğer bulaşık yıkamak için gücün yoksa, bir bulaşık makinesi al.
Translate from Türkisch to Englisch
Bulaşık makinesini boşaltabilir misin?
Translate from Türkisch to Englisch
Temiz bardakları onları bulaşık makinesinden çıkararak kirletmek istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaşallar hala bulaşık makinesinde mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bulaşık yıkamayacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Bizim bir bulaşık makinemiz yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Bulaşık yıkamaktan nefret ederim, hatta tuvalet temizlemekten daha çok.
Translate from Türkisch to Englisch
En son ne zaman bulaşık yıkadın?
Translate from Türkisch to Englisch
Bulaşık makinesinde bir sorun var.
Translate from Türkisch to Englisch
Annem bulaşık yıkarken sık sık şarkı söyler.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bardağı bir bulaşık beziyle sildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Genellikle lavaboda kirli bulaşık bırakıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne sıklıkta bulaşık yıkarsınız?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hala bulaşık yıkıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ellerimde bulaşık makinesi deterjanı döküntüsü var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bulaşık yıkamadım.
Translate from Türkisch to Englisch
Daha fazla bulaşık havlusu satın almamız gerek.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami'nin bulaşık makinesi çalışmıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir bulaşık makinem var.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim bir bulaşık makinem yok.
Annen bulaşık yıkamaktan şikayet ediyor mu?
Bulaşık makinesini çalıştırmamı ister misin?
Bugün üç kez bir lavabo dolusu bulaşık yıkadım.
Ceza olarak bulaşık yıkayacaksın.
Bulaşık yıkamaya yardım sırası Tom'da.
İşleri bulaşık yıkamak.
Bulaşık makinesi ötekilere kıyaslanacak olursa nispeten yeni bir beyaz eşya türüdür.
Bulaşık makinesi alıyorum.
Sami'nin yeni bulaşık makinesi var.
Tom bulaşık yıkarken hep bu ezgiyi mırıldanır.
Bu kadar çok tabak yıkamaktan yorulduğumuz için bulaşık makinesi aldık.
Janos karısının bulaşık yıkamasına yardımcı oldu.
Bulaşık makinesinin nasıl çalıştığını bana açıklayabilir misiniz?
Bulaşık makinesinin işi bitince boşalt ki başkaları kullanabilsin.
Bulaşık makinesinin fişini çekebilir misin?
Bulaşık yıkamak istemiyorum.
Bulaşık yıkamam lazım.
Bulaşık yıkadın mı?
Bulaşık yıkamayı az önce bitirdim.
Bulaşık yıkamayı yeni bitirdim.
Bulaşık yıkamayı bitirdim.