Lernen Sie, wie man bulaşan in einem Türkisch Satz verwendet. Über 8 handverlesene Beispiele.
Teröre bulaşan hiç kimseye müsamaha göstermeyeceğiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Doktorum bana cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyona yakalandığımı söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Öpüşme sırasında bulaşan bakteriler, bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olur.
Translate from Türkisch to Englisch
Geri çekme cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı koruma sağlamaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Prezervatifler cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı koruma sağlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Hayat cinsel olarak bulaşan bir hastalıktır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom pantolonuna bulaşan çamuru fırçayla temizledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç cinsel yolla bulaşan hastalıklarla ilgili tedavi gördünüz mü?
Translate from Türkisch to Englisch