Lernen Sie, wie man bulundurmak in einem Türkisch Satz verwendet. Über 5 handverlesene Beispiele.
Bir açıklama daha olma ihtimalini göz önünde bulundurmak için zerre kadar istekli olmadığına inanamıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Her ihtimali göz önünde bulundurmak zorundayım.
Translate from Türkisch to Englisch
Aday olabilmeniz için fotoğrafınızı yanınızda bulundurmak zorundasınız.
Translate from Türkisch to Englisch
Göz önünde bulundurmak zorunda olduğun ilk şey zamandır.
Translate from Türkisch to Englisch
Fadıl'ın uyuşturucu bulundurmak nedeniyle birkaç tutuklanması vardı.
Translate from Türkisch to Englisch