Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "bulunur"

Lernen Sie, wie man bulunur in einem Türkisch Satz verwendet. Über 99 handverlesene Beispiele.

Yeteneğini göstermek için bu az bulunur fırsatı en iyi şekilde kullanmalısın.
Translate from Türkisch to Englisch

Samuray'ın yolu ölümde bulunur.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir insan ne kadar çok yetenek öğrenirse, topluma o kadar daha çok katkıda bulunur.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu tür köpek sadece Japonya'da bulunur.
Translate from Türkisch to Englisch

Güney Amerika'nın en büyük gölü, Titicaca, Peru'da bulunur.
Translate from Türkisch to Englisch

Adalet mahkeme salonunda bulunur.
Translate from Türkisch to Englisch

O, ona teknik konularda tavsiyede bulunur.
Translate from Türkisch to Englisch

Vücudunuzda birçok kemik bulunur.
Translate from Türkisch to Englisch

Vücudunda birçok kemik bulunur.
Translate from Türkisch to Englisch

Avustralya'da mineraller bol miktarda bulunur.
Translate from Türkisch to Englisch

Teknik konularda bana tavsiyelerde bulunur.
Translate from Türkisch to Englisch

Kışın bile burada az kar bulunur.
Translate from Türkisch to Englisch

Ofisimiz şehrin merkezinde bulunur.
Translate from Türkisch to Englisch

Cennet ve cehennem sadece insanın kalbinde bulunur.
Translate from Türkisch to Englisch

Filler Afrika ve Hindistan'da bulunur.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir ülkenin ekonomik gücü sadece üretme kabiliyetinde değil aynı zamanda tüketme yeteneğinde de bulunur.
Translate from Türkisch to Englisch

Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur.
Translate from Türkisch to Englisch

Petrol Arabistan'da bolca bulunur.
Translate from Türkisch to Englisch

Asker oyuncakları dükkanlarca bolca bulunur.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir kilisede genellikle org bulunur.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kitap sadece bir dükkânda bulunur.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu çiçek Hokkaido'nun farklı bölgelerinde bulunur.
Translate from Türkisch to Englisch

Hemen her ülkenin bir kalkınma planı olur ve ona göre de sektörel öncelikleri bulunur.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu ülkede en ünlü tımarhane Manisa'da bulunur.
Translate from Türkisch to Englisch

Almanya'nın Postdam şehrindeki Sanssoucci Şatosu Parkında Barış Kilisesi olarak da bilinen Lutheryan Kilisesi bulunur.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kadar kusur kadı kızında da bulunur.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu hafta iki taraf temaslarda bulunur.
Translate from Türkisch to Englisch

İkinci el elektrikli cihazlarda, muhakkak kullanılmış olduklarını gösteren izler bulunur.
Translate from Türkisch to Englisch

Her iyi lokantada vejetaryen menüler bulunur.
Translate from Türkisch to Englisch

Ceres, güneş'ten 415 milyon kilometre uzaklıkta bulunur ve Mars ile Jüpiter arasındaki bir yörüngede güneş'in etrafında döner.
Translate from Türkisch to Englisch

Genelde camilerde seccade bulunur.
Translate from Türkisch to Englisch

Camilerde kadınlar için örtü, etek ve hırka bulunur.
Translate from Türkisch to Englisch

Buradan gara giden bir taksi kesinlikle bulunur.
Translate from Türkisch to Englisch

Akciğerler göğüs kafesinde bulunur.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir Nepalce çevirmeni ender bulunur.
Translate from Türkisch to Englisch

Safra kesesi karaciğere bitişik bulunur.
Translate from Türkisch to Englisch

Özgürlük Heykeli New York'ta bulunur.
Translate from Türkisch to Englisch

Amonyak çoğunlukla temizlik ürünlerinde bulunur.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya, Doğu Asya'da bulunur.
Translate from Türkisch to Englisch

Cennet ve cehennem, insanın kalbinde bulunur.
Translate from Türkisch to Englisch

İstenirse mutlaka bir yol bulunur.
Translate from Türkisch to Englisch

Lut Gölü deniz seviyesinin altında bulunur.

Tepe üzerinde birçok maymun bulunur.

O çok hastadır ve bir haftadır yatakta bulunur.

Evim bir tepe üzerinde bulunur.

Restoran iki otobanın kavşağında bulunur.

Gümrük idaresi sınırda bulunur.

Evim tren istasyonu yakınında, uygun bir yerde bulunur.

Doğal tik ormanları sadece dört ülkede bulunur: Hindistan, Laos, Burma ve Tayland.

Avrupa'da her yıl patlamamış mühimmat bulunur.

Koblenz, Ren ve Moselle Nehirlerinin birleşme noktasında bulunur

Telefon ve laptop bataryalarında kullanılan kobaltın bir kısmı Kongo'da elle aranarak bulunur.

Filler burada bol miktarda bulunur.

Telefon kulübeleri burada çok az bulunur.

Günde bir kez nazik bir harekette bulunur.

Bir insanda kaç tane böbrek bulunur?

Sadece çekirdekte olan DNA'nın aksine, RNA da sitoplazmada bulunur.

Umarız bir çözüm bulunur.

Küba, Amerika kıtasında bulunur.

Lityum iyon piller, akıllı telefonlar ve dizüstü bilgisayarlardan elektrikli arabalara kadar her yerde bulunur.

Umarım biri yeni üniversite binasına bağışta bulunur.

İstikrar zor bulunur.

Hokkaido, kuzey Japonya'da bulunur.

Bu ürün her yerde bulunur.

Vücutta sürekli serbest radikaller bulunur.

Asla umudunuzu kaybetmeyin çünkü her zaman bir çıkış yolu bulunur.

Dünyanın en büyük havalimanı nerede bulunur?

Apotik veya “gece yarısı” bölgesi 1.000 metrenin altındaki derinliklerde bulunur. Güneş ışığı bu derinliklere nüfuz etmez ve bölge karanlıkta kalır.

İyimserler de kötümserler de topluma katkıda bulunur. İyimserler uçağı, kötümserler paraşütü icat eder.

Kelle sağ olsun da külah bulunur.

Sora sora Bağdat bulunur.

Bir hal çaresi bulunur.

Bir amaç bul, para bulunur.

Bir amaç bul, çare bulunur.

İlk ırmağın adı Pişon'dur. Altın kaynakları olan Havila sınırları boyunca akar. Orada iyi altın, reçine ve oniks bulunur.

"Çöle ne görmeye gittiniz?” dedi. “Rüzgarda sallanan bir kamış mı? Söyleyin, ne görmeye gittiniz? Pahalı giysiler giymiş bir adam mı? Oysa şahane giysiler giyip bolluk içinde yaşayanlar kral saraylarında bulunur. Öyleyse ne görmeye gittiniz? Bir peygamber mi? Evet! Size şunu söyleyeyim, gördüğünüz kişi peygamberden de üstündür.

Bilgelik sadece gerçekte bulunur.

Gökten düşenin parçası bulunur da gönülden düşenin parçası bulunmaz.

Çeşitli börekler de sofrada hazır bulunur.

Florida'da her yerde Küba yemeği bulunur.

Her odanın kendine has banyosu bulunur.

Veri tabanı sunucunuzun yapılandırma dosyası bu dizinde bulunur.

Herkes ve her şey kendi varoluş programına uygun davranışlarda bulunur.

Bir satranç tahtasında altmış dört kare bulunur.

Balalaykada üç, bas gitarda dört, klasik gitarda ise altı veya yedi tel bulunur.

Yeni bir yiyecek türünün keşfi, insanlığa yeni bir yıldızın keşfinden daha fazla katkıda bulunur.

Börekler açık ve kapalı olarak yapılır. Açık olanlarda üstte börek içi bulunur, kapalı olanlarda ise üst kısım hamur ile kapatılmıştır.

Lüks araçlarda genellikle birden fazla kilometre sayacı bulunur.

Atölyen nerede bulunur?

İmzam tüm kitaplarımda bulunur.

Umarım cep telefonum yakın zamanda bulunur.

Deyimler dil tanım ve üretimine nasıl katkıda bulunur?

Kutuda beş elma bulunur.

Yöneticilerin Papua Yeni Gine'de resmi dil olarak İngilizce kökenli bir kreol olan Tok Pisin'i seçmesi gibi, yöneticiler de Filipinler'de resmi dil olarak Chabacano, yani Filipin Kreyolu İspanyolcasını seçmiş olsaydı ne olurdu, merak ediyorum. Bugün Filipinliler, geçmiş İspanyol Dönemi'nin nostaljik ve şiirselliğini yaşıyor. 1898 İspanyol-Amerikan Savaşı'ndan sonra Porto Riko İspanyolcayı elinde tuttu, ancak Filipinler'i koruyamadı. Efervesan pembe bir içecek gibi, İngilizce artık Filipinler'deki ana yazı dilidir. Bununla birlikte, takımadalardaki fiili işitsel-sözlü ortak dil, iki resmi dil olan Filipince (esasen Tagalogca) ve İngilizce arasında kod değiştirmenin dili olan Taglish'tir. Chabacano (Chavacano), İspanyolcayı yerel unsurlarla birleştirir. Chabacano'da İspanyolca, Tagalogca ve İngilizce'de mevcut olan hiçbir sözlü çekim yoktur, bu da bu dilleri karmaşık hale getirir. Filipinler'deki yerel dillerin içine gömülü çok sayıda İspanyolca kökenli kelime bulunur. Yerli diller, binlerce yıl önce Tayvan'da ortaya çıktığı söylenen Avustronezya ailesindendir. Filipinler'de yaklaşık 200 dil bulunmaktadır. Bunların çoğu Avustronezya ailesindendir; İspanyol sömürgeciliğinin bir sonucu olan Chabacano ise orada çeşitli yerlerde mantar gibi filizlenmiştir.

Döviz ofisi nerede bulunur?

En çok kitap nerede bulunur?

Büyük ailelerde nine, dede, amca, dayı, teyze, hala da bulunur.

Tatoeba'da Kürtçenin diyalektleri bulunur.

Avrupa Birliği'nin 23 resmi dili bulunur.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch