Lernen Sie, wie man buyruk in einem Türkisch Satz verwendet. Über 4 handverlesene Beispiele.
Çocukların başına buyruk olmalarına izin vermeyin.
Translate from Türkisch to Englisch
Büyükannem başına buyruk birisidir.
Translate from Türkisch to Englisch
İstanbul'daki yönetim merkezlerinden verilmiş olan bu yönerge gereğince, Erzurum Şubesi, doğu illerinde Türklerin haklarını korumakla birlikte Ermenilerin göçü sırasında yapılan kötü işlerle halkın hiçbir ilgisi bulunmadığını ve Ermeni mallarının, buralara Ruslar girinceye dek korunduğunu; buna karşılık Müslümanlara çok kıyasıya davranıldığını ve dahası, buyruk dışı olarak göçten alıkonulan kimi Ermenilerin, koruyucularına yaptıkları kötülükleri, kanıtlanmış belgelerle uygarlık dünyasına sunmaya ve bildirmeye ve doğu illerine dikilen açgözlü bakışları söndürmek için çalışmaya karar veriyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlara şu yolda buyruk verdi: "Dünyanın dört bucağına gidin ve Sevinç Getirici Haber'i herkese yayın.
Translate from Türkisch to Englisch