Lernen Sie, wie man buzlu in einem Türkisch Satz verwendet. Über 42 handverlesene Beispiele.
Eğer dikkatli olmazsan ,kayabilir ve buzlu basamakların üstüne düşebilirsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Buzlu çay gömleğime döküldü.
Translate from Türkisch to Englisch
Şekersiz buzlu çay iyi değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom buzlu yollarda araba sürmekten nefret ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Jim buzlu yolda kaydı ve incindi.
Translate from Türkisch to Englisch
Yol buzlu, bu yüzden dikkatli ol.
Translate from Türkisch to Englisch
Arabanda kar lastikleri yoksa buzlu yollarda sürmemelisin.
Translate from Türkisch to Englisch
Buzlu su içmeyi sevmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Buzlu kaldırımda kayıp düştüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Buzlu kaldırımda kaydım ve düştüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Bol buzlu viski, lütfen.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu çok buzlu istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Buzlu kahve sevmem.
Translate from Türkisch to Englisch
Buzlu bir yama üzerinde kaydım.
Translate from Türkisch to Englisch
Buzlu yollarda dengemizi bulmamız zor.
Translate from Türkisch to Englisch
Çayı, sıcak mı yoksa buzlu mu istiyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Bana bir bardak buzlu su getirir misin, lütfen?
Translate from Türkisch to Englisch
Bana biraz buzlu su getirir misin?
Translate from Türkisch to Englisch
Bir bardak buzlu çay istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen buzlu bir bardak alabilir miyim?
Translate from Türkisch to Englisch
Buzlu yol güneş ışığında pırıldıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Karıştırıcılar meyveli buzlu içecekleri gerçekten seven insanlar için güzeldir.
Translate from Türkisch to Englisch
Yol buzlu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom buzlu soğuk içecekleri sever.
Translate from Türkisch to Englisch
"Siparişiniz?" "Portakal suyu." "Buzlu mu?" "Evet." "İşiniz için teşekkürler."
Translate from Türkisch to Englisch
Mary çekinmeden buzlu suya atladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary tereddüt etmeden buzlu suya atladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom üzerine bir kova buzlu soğuk su döktü.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary meyveli buzlu içeceğine biraz kurt üzümü koydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Birçok kaza, yolun buzlu koşullarından kaynaklanıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Jim buzlu caddede kaydı ve kendini incitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Biraz daha buzlu çay ister misin?
Translate from Türkisch to Englisch
Bir şişe buzlu su istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Buzlu kahveyi sevmem, ve o da sevmez.
Translate from Türkisch to Englisch
Şarabı plastik bir torbaya koydum ve buzlu suya batırdım.
Translate from Türkisch to Englisch
Yollar buzlu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un sürdüğü kamyon buzlu bir yolda kaydı ve bir ağaca çarptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Buzlu yollarda araba sürmeyi sevmem.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali buzlu çay içti.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary buzlu çay içiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sıcak çayı buzlu çaydan daha çok severim.
Translate from Türkisch to Englisch
Başı ağrımaya başladığında buzlu bir içecek içiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch