Lernen Sie, wie man cüret in einem Türkisch Satz verwendet. Über 48 handverlesene Beispiele.
Bu ne cüret?
Translate from Türkisch to Englisch
Kovulma korkusundan kimse işvereni ile çelişmeye cüret edemez.
Translate from Türkisch to Englisch
Sormadan arabamı almaya cüret etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu ne cüret!
Translate from Türkisch to Englisch
Lola'yı hiç bilmeyen sen, nasıl aşktan konuşmaya cüret ediyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Patrondan arabasını ödünç almayı istemeye cüret etmem.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'a o soruyu sormaya cüret etmedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Evrene rahatsızlık vermeye cüret eder miyim?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom onu tekrar yapmaya cüret etmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu izlemeye cüret edemem.
Translate from Türkisch to Englisch
Beni görmezden gelmeye cüret etmelisin.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu Tom'a yapmaya nasıl cüret edersin?
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu bana yapmaya nasıl cüret edersin?
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu bir kıza yapmaya nasıl cüret edersin, Tom?
Translate from Türkisch to Englisch
O benim mektuplarımı açmaya nasıl cüret eder!
Translate from Türkisch to Englisch
Bana nasıl böyle bir şey demeye cüret ediyorsun!
Translate from Türkisch to Englisch
Bana gülmeye nasıl cüret edersin?
Translate from Türkisch to Englisch
Mary'nin hakkında öyle konuşmaya nasıl cüret edersin!
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un hakkında öyle konuşmaya nasıl cüret edersin!
Translate from Türkisch to Englisch
Video oyunlarındaki hünerini sorgulamaya cüret etmezdim.
Translate from Türkisch to Englisch
"Şimdi buradayız!" "Yeter! Ganon'la konuşacağım. Hey, Ganon! Ganon? ...Ganon!" "Sessizlik! Bu ne cüret?!" "...GANON!" "Ne?!" "Sana bir hediyem var: bir bomba!"
Translate from Türkisch to Englisch
O onu söylemeye cüret etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un göstermeye cüret ettiğine inanamıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Beni küçümsemeye nasıl cüret edersin!
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu yapmaya nasıl cüret edersin!
Translate from Türkisch to Englisch
Bana aptal demeye nasıl cüret edersin!
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'la alay etmeye nasıl cüret edersin!
Translate from Türkisch to Englisch
Beni böyle kullanmaya nasıl cüret edersin!
Translate from Türkisch to Englisch
Beni onunla suçlamaya nasıl cüret edersin!
Translate from Türkisch to Englisch
Benim arkamdan gitmeye nasıl cüret edersin!
Translate from Türkisch to Englisch
Beni yalan söylemekle suçlamaya nasıl cüret edersin!
Translate from Türkisch to Englisch
İnsanları bu şekilde incitmeye nasıl cüret edersin!
Translate from Türkisch to Englisch
Benimle o şekilde konuşmaya nasıl cüret edersin!
Translate from Türkisch to Englisch
Oğlumla o şekilde konuşmaya nasıl cüret edersin!
Translate from Türkisch to Englisch
Benimle o tonda konuşmaya nasıl cüret edersin!
Translate from Türkisch to Englisch
Oğlumla öyle konuşmaya nasıl cüret edersin!
Translate from Türkisch to Englisch
Bana bir suçlu gibi davranmaya nasıl cüret edersin!
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hakkında böyle şeyleri söylemeye nasıl cüret edersin?
Translate from Türkisch to Englisch
İzin almadan evime girmeye nasıl cüret edersin!
Translate from Türkisch to Englisch
Karımın önünde o şekilde konuşmaya nasıl cüret edersin!
Translate from Türkisch to Englisch
Ne yapmam ya da yapmamam gerektiğini bana söylemeye nasıl cüret edersin!
Translate from Türkisch to Englisch
Bu şekilde buraya dalmaya nasıl cüret edersin!
Translate from Türkisch to Englisch
Ağzını açmaya cüret edemedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Orada bir kere daha görünmeye cüret edemedi.
Hakime bağırmaya cüret edebildi.
Elon Musk; size karşı çıkmaya cüret eden herkesi sübyancı ilan eden muhafazakâr propaganda taktiğinin vücut bulmuş hâlidir.
Tom'a hakaret etmeye nasıl cüret edersin!
Buna nasıl cüret edersin?