Lernen Sie, wie man cadı in einem Türkisch Satz verwendet. Über 30 handverlesene Beispiele.
Ben cadı değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Ondan vazgeçtim. İrlandalı rahip ve Kongolu cadı doktorun ortak neyi var?
Translate from Türkisch to Englisch
Aramızda kalsın, şişman çirkin cadı diyet yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O, gerçek bir cadı!
Translate from Türkisch to Englisch
Cadı zavallı küçük kızı lanetledi.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsan tırnakları, cadı içkisinin bir parçasıydı.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir cadı, aynı annesi gibi.
Translate from Türkisch to Englisch
"Oh aman Allahım! O ne tür gülmekti?" - "Oh, ciddi bir şey değil" Mary oyun için bir cadı gibi nasıl gülüneceğini pratik yapıyor."
Translate from Türkisch to Englisch
Cadı vampiri geri getirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
O güçlü bir cadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Cadı, onun erkek arkadaşını bir kurbağaya dönüştürdü.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary cadı olduğunu itiraf etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Cadı avı başladı.
Translate from Türkisch to Englisch
O kötü bir cadı.
Translate from Türkisch to Englisch
O hayırsever bir cadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Cadı, kazanını karıştırıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O, kötü bir cadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun bir cadı olduğunu düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Kötü cadı adama kötü bir büyü yaptı ve onu bir böceğe çevirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary bir cadı gibi giyinmiş.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary parti için bir cadı kostümü giydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary bir cadı kostümü giydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Cadı bir büyü yaptı ve asasından dışarı bir ışık demeti fırladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Yardım et! Bir cadı beni kurbağaya çevirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Ligin alt sıraları adeta cadı kazanına döndü.
Translate from Türkisch to Englisch
Cadı, Rapunzel'in saçlarını sol eline iki kez doladı, diğer eline aldığı makasla o güzelim örgüleri teker teker kesti, hepsi kesik halde yerde öylece duruyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Cadı doktoru, Tom'un aşk hayatıyla ilgilenmiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir varmış bir yokmuş, kötü kalpli bir cadı varmış.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami, Layla'nın bir cadı olduğunu düşünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kitapta cadı kötü ruhlu.
Translate from Türkisch to Englisch