Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "cam"

Lernen Sie, wie man cam in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Erken Ortaçağ cam üretimi Roma cam teknolojisinin bir devamı mıdır?
Translate from Türkisch to Englisch

Cam kırıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir cam parçası ile parmağını kesti.
Translate from Türkisch to Englisch

Fiber-optik kablolar insan kılları kadar ince minik cam elyafından oluşur.
Translate from Türkisch to Englisch

Cam dokunmayın.
Translate from Türkisch to Englisch

O cam bölmeyi kim kırdı?
Translate from Türkisch to Englisch

Cam kim tarafından kırıldı?
Translate from Türkisch to Englisch

Cam kolayca kırılır.
Translate from Türkisch to Englisch

Cam kumdan yapılır.
Translate from Türkisch to Englisch

Cam parçalara bölündü.
Translate from Türkisch to Englisch

Kırık cam üstüne basmayın.
Translate from Türkisch to Englisch

Cam evlerde yaşayan insanlar taş fırlatmalılar.
Translate from Türkisch to Englisch

Cam kırılabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Cam vazolardan birini aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir cam parçasıyla sağ elimi kestim.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom sınıfta bir cam kırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Suç mahallinde çok fazla kan ve kırık cam bulundu.
Translate from Türkisch to Englisch

Okulda dört çöp kutusu vardır: kağıt için bir, plastik için bir ve cam ve metal için iki tane daha.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom diz çöktü ve kırık cam parçalarını aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, kırılmış cam parçalarını yerden aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

O bir cam kırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Cam biri tarafından kırıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Kâğıt, karton, cam ve bahçe artıkları ayrı alınır.
Translate from Türkisch to Englisch

On dakika önce cam kırıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Cam ne zaman kırılmış?
Translate from Türkisch to Englisch

Arabanın anteni, ön cam içinde monte edilmiştir.
Translate from Türkisch to Englisch

Camın içine sıcak su dökmeyin yoksa cam çatlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Türkiye'de, çağdaş anlamda ilk cam fabrikası, 1934 yılında İstanbul Paşabahçe'de kuruldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom cam vazolardan birini aldı ve onu Mary'ye fırlattı.
Translate from Türkisch to Englisch

Süt cam şişeler içinde satılıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Süt cam şişelerde satılırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Cam sileceklerimi değiştirtmek zorundayım.
Translate from Türkisch to Englisch

Bahçede cam bir heykel var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom cam kapıdan bakıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Mutluluk cam gibidir: kırılgandır.
Translate from Türkisch to Englisch

Rafta bir sürü boş cam kavanoz var.
Translate from Türkisch to Englisch

Her yerde kırık cam vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un sağ elinin arkası bir cam kıymığı tarafından yaralandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Zeminde her yerde kırık cam vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu bir cam mozaik.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben cam kesiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben cam kestim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu cam kurşun geçirmez.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir cam kırıktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tüm polis arabaları kurşun geçirmez cam ile donatılmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Camımdaki karı temizlemek için cam sileceğimi kullandım.
Translate from Türkisch to Englisch

Sonra küçük Gerda, onun göğsüne dökülen, oradan kalbine nüfuz edip, buz kalıbını eriten ve orada saplanmış olan küçük cam parçasını alıp götüren sıcacık gözyaşlarını döktü.
Translate from Türkisch to Englisch

Sıcak yüzünden cam açık yattım.
Translate from Türkisch to Englisch

Cam, saydam ve çok kırılgan bir maddedir.

Cam şişeler artık çok kullanılmaz.

Kızım bir cam parçası ile damarlarını kesti.

Tahta bacaklı ve cam gözlü bir anne geliyor.

Hayatın karayolunda bazen böcek olacaksın başka zamanlar ön cam olacaksın.

Yerde kırık cam parçaları vardı.

Kırık cam tahta kaplandı.

Ben cam bir vazo aldım.

Bir şey göremiyorum. Ön cam çok kirli.

Kahkaha bir cam sileceği gibidir. Yağmuru durduramaz, ancak seni ileri doğru hareket ettirir.

Cam basınç altında kırılma yeteneğine sahiptir.

Her yerde parçalanmış cam vardı.

Kırık cam parçaları güneşte parlıyordu.

Amcamın cam gözü ve tahta bacağı vardır.

Mataralar cam veya plastikten mi yapılmış?

Kağıt, cam ve plastik geri dönüştürülebilir malzemelerdir.

Kurşun geçirmez cam zaten birçok hayatı kurtardı.

Tom dizlerini cam sehpa üzerine çarptı.

Yerde kırık cam vardı.

Cam kase minik parçalara ayrıldı.

Cam üfleme teknikleri icat edildiğinde cam Roma döneminde önemli ölçüde gelişti.

Deniz cam kadar pürüzsüzdü.

Duvarın üstünde kırık cam vardı.

Kırık cam yolun her tarafına dağılmış durumda.

Cam sileceklerini ne sıklıkta değiştiriyorsun?

Cam sileceklerin ne kadar yeni?

Tom üç cam kırdı.

Hemşire hastaya portakal suyunu bir cam tüp vasıtasıyla verdi.

Cam sileceklerini açmalısın.

Tom bir cam eriticidir.

Tom cam pencereye doğru yürüdü.

Bu cam kirli mi?

Tom cam kırıklarının üzerine bastı.

Cam kenarı koltuk istiyorum.

Sami cam kenarında oturuyordu.

Henüz yeni cam sileceklerine ihtiyacım yok.

Tom cam açık uyudu.

Cam cama, can cana.

Ali'nin dedesi cam ustasıydı.

Tom cam kenarında oturuyordu.

Ali cam fanusta yaşıyor.

Cam gibi gençlerdik; kırdılar, keskinleştik.

İnsanın cam tavanları görecek kadar siyaset ve tarih bilinci olmalı.

Cam kettle hem daha şık hem daha sağlıklı.

Mutfak balkonuna cam taktırdılar.

Yağmurlu havada cam silinmez.

Yıllardır onarılmayan çatlak cam, güneşten boyaları solup dökülmeye başlamış çerçeveler, kirden kül rengine dönmüş perde ve tavandaki rutubet lekelerinden içerideki iç acıtan virane ortam daha girmeden belli oluyordu.

Cam önemli bir malzemedir.

Cam önemli bir maddedir.

Maden suları neden daha çok cam şişede satılıyor?

Boş cam şişeleri geri dönüşüm konteynerine attı.

Ön cam mükemmel görünüyor.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch