Lernen Sie, wie man canım in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Canım bir bira daha istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Canım sıkılıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Dışarıdaki gürültü sinirime dokunduğu için canım çalışmak istemedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Canım içki istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Canım içki içmek istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Yürüyüş için canım dışarı çıkmak istedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Canım bügün evde kalmak ve bir şey yapmamak istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Canım dedektif hikayesi okumayı istedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim canım çalışmak istemiyor. Onun yerine bir sinemaya gitmeye ne dersin?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kötü havadan dolayı canım dışarı çıkmak istemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Böylesine bir günde canım dışarı çıkmak istemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim bu konuda ona canım bir şey söylemek istemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Canım ağlamak istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Canım dinlenmek istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Canım ağlamak istedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Canım şarkı söylemek istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Canım onu istemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Canım dışarı gitmek istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Canım kaçmak istedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Canım şaka yapmak istemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Canım yemek istemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Canım yürüyüş yapmak istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Canım çalışmak istemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Canım dışarı çıkmak istemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Canım bugün dışarı çıkmak istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Canım bir geziye gitmek istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Canım şimdi yemek istemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Canım bir şey yemek istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben canım sevgilimi ararım.
Translate from Türkisch to Englisch
Canım bu gece dışarıda yemek istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Canım suşi yemek istemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Canım biriyle konuşmak istedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Canım yağmurda şarkı söylemek istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bugün canım sigara içmek istemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bugün canım çalışmak istemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Canım sinemaya gitmek istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Canım bir araba almak istemiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Canım hiç yemek yemek istemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Şimdi canım bir banyo yapmak istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Canım gerçekten dışarı çıkmak istemiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Şu anda canım dışarı çıkmak istemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gece canım televizyon izlemek istemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bugünlerde canım dışarı çıkmak istemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sabah canım dışarı çıkmak istemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Şu anda canım çok konuşmak istemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu akşam canım dışarıda yemek istemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gece canım hiç çalışmak istemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sabah canım yürüyüşe gitmek istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gece canım bir şey yemek istemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Şu anda canım matematik ödevini yapmak istemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Geç kaldığı için canım onu azarlamak istemedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Üzgünüm fakat canım bugün dışarı çıkmak istemiyor.
Canım dans etmek istemiyor.
Canım kutlama yapmak istemiyor.
Canım şimdi yürüyüş yapmak istiyor.
Canım taze meyve istiyor.
Yorgundum ve canım hiçbir şey yapmak istemiyordu.
Ne güzel pasta bu; canım çekti.
Piyangoyu mu kazandın? Hadi canım!
Canım bir şey yemek istemiyor.
Şimdi canım onunla karşılaşmak istemiyor.
Canım kırlarda dans etmek istiyor.
Canım biraz temiz hava almak istiyor.
Canım bu gece dışarı çıkmak istemiyor.
Canım şimdi uyumak istemiyor.
Canım şimdi yürümek istemiyor
Ara sıra canım işimden ayrılmak istiyor.
Şu an canım bir şey yemek istemiyor.
Canım daha fazla beklemek istemiyor.
Bugün canım farklı bir şey yapmak istiyor.
O zaman canım birisiyle konuşmak istedi.
Bekletildiğim zaman canım sıkılır.
Canım bu akşam bira içmek istemiyor.
Şimdi canım bir şey yemek istemiyor.
Canım kimseyle konuşmak istemiyor.
Canım bu gece biraz pizza yemek istiyor.
Canım yarın bir gün izin almak istiyor.
Canım bu gece erken yatmak istiyor.
Bugün canım bir şey yemek istemiyor.
Bu akşam canım akşam yemeği yemek istemiyor.
Canım ona doğruyu söylemek istemiyor.
Canım bu akşam bir şey yapmak istemiyor.
Bugün canım İngilizce çalışmak istemiyor.
Bu gece canım dışarı çıkmak istemiyor.
Bu akşam canım dışarı çıkmak istemedi.
Bugünlerde canım çok çalışmak istemiyor.
Şu anda canım bir şey yapmak istemiyor.
Bu yaz canım hiç yemek yemek istemiyor.
Güzel bir gün ve canım balığa gitmek istiyor.
Canım bugün beyzbol oynamak istemiyor.
Bu sabah canım yürüyüşe çıkmak istemiyor.
Zaten canım istemiyor!
Canım! Neden ağlıyorsun?
Güzel bir gün ve canım balık tutmak istiyor.
Bugün canım bunu yapmak istemiyor.
Of, hadi canım sen de.
Teşekkür ederim canım.
Canım tatlı bir şey yemek istiyor.
Canım TV izlemek istemiyor.
Canım bira içmek istiyor.