Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "canını"

Lernen Sie, wie man canını in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

İnsanlardan önce gelmek zorunda olmak onun canını sıkıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu aptal için canını sıkma.
Translate from Türkisch to Englisch

Senin canını sıkan nedir?
Translate from Türkisch to Englisch

Kendi canını tehlikeye atarak çocuğu kurtardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Canını sıkmak istemem.
Translate from Türkisch to Englisch

Canını sıkmak istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Yapmak istediğim son şey Tom'un canını yakmaktır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un canını gerçekten sıkan şeyin o olduğuna inanamıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Senin canını yakacağım.
Translate from Türkisch to Englisch

Senin canını acıtabilirdim, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Sözünden dönen olacaksa şimdiden söylesin, canını yakarım.
Translate from Türkisch to Englisch

Canını sıkan bir şey mi oldu?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'nin canını sıkmak istemiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Şimdi canını sıkan ne, Tom?
Translate from Türkisch to Englisch

Baba kızının canını kurtarmak için kendi canını verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Meg bazen Ken'in canını sıkar.
Translate from Türkisch to Englisch

Sadece canını sıkmadığımı umuyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Burada hiç kimse canını sıkmayacak.
Translate from Türkisch to Englisch

O, canını sıkıyor mu?
Translate from Türkisch to Englisch

Böyle devam edersen canını yakacağım.
Translate from Türkisch to Englisch

Gerçekten canını ne sıkıyor?
Translate from Türkisch to Englisch

Ne canını sıkıyor?
Translate from Türkisch to Englisch

Canını dişine tak.
Translate from Türkisch to Englisch

Bunun Tom'un canını sıktığını düşünüyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch

Onun Tom'un canını sıktığını düşünüyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir şeyin Mary'nin canını sıktığını söyleyebilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Neyin canını sıktığını bana söyleyebilir misin?
Translate from Türkisch to Englisch

Artık canını sıkmayacağım.
Translate from Türkisch to Englisch

Bana böyle davranmaya devam edersen onlar canını acıtabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un söylediği Mary'nin canını sıktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun onların canını sıktığını düşünüyor musun
Translate from Türkisch to Englisch

Karımın canını sıkmayı kesin.
Translate from Türkisch to Englisch

Arkadaşımın canını sıkmayı kesin.
Translate from Türkisch to Englisch

Sakın dönmesin canını yakarım.
Translate from Türkisch to Englisch

Canını seven kaçsın!
Translate from Türkisch to Englisch

Endişelenme. Onun canını yakmayacağım.
Translate from Türkisch to Englisch

Endişelenmeyin. Onun canını yakmayacağım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un canını acıtmak istediğimi mi düşünüyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un canını acıtmak istediğimi mi düşünüyorsunuz?
Translate from Türkisch to Englisch

Son elli senedir canını dişine takıp çalışıyor! Kendini tükenmiş hissetmesi çok normal!
Translate from Türkisch to Englisch

Onun onların canını sıktığını düşünüyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch

Onun onun canını sıktığını düşünüyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch

Ateş! Canını seven kaçsın!
Translate from Türkisch to Englisch

Ayrıntılarla canını sıkmayacağım.
Translate from Türkisch to Englisch

O sorularla onun canını sıktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Canını bu kadar sıkan şeyin ne olduğunu neden söylemiyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch

Senin canını sıkan şey gerçekten ne?
Translate from Türkisch to Englisch

Onların canını sıkan şey gerçekten ne?
Translate from Türkisch to Englisch

Onun canını sıkan şey gerçekten ne?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom hakkında canını sıkan şey tam olarak ne?

İnsanların söyledikleri canını sıkmasın.

Canını yakmayacağımı sanma.

Başarısızlık onun canını sıktı.

O, sınavı geçmek için canını dişine taktı.

Canını sıktım mı?

Yaşlı bir adama "bugün canını sıkan ne?" yi sormak yerine "Nasılsın?" diye sorma.

Bu müzik herkesin canını sıkıyor.

Hepsini öldür. Kimsenin canını bağışlama.

Canını sıkan ne?

Ara sıra biraz gülümsersen canını yakmaz.

O herkesin canını sıktı.

Bir insanın canını almak her zaman mı yanlış?

Eğer biri sana sövüp saymak isterse, bırak istediklerini desinler. Canını sıktığına değmez.

Tom canını dişine takarak çalışıyor.

Canını sıkan bu mu?

Burada merhamet yok, Pinokyo. Senin canını bağışlıyorum. Harlequin senin yerine yanmalı. Ben acıktım ve akşam yemeğim pişirilmeli.

Sami bu yüzden kendi canını aldı.

Canını sıkanın ne olduğunu bana anlat.

Tom o nedenle kendi canını aldı.

Bir şey canını sıkıyor mu?

İyi şarap asla canını yakmaz.

Sami masum bir genç adamın canını aldı.

Sami masum bir adamın canını aldı.

Umarım senin canını sıkmadım.

Üzme o güzel canını kaybettim sandıkların kurtulduklarındır belki, bilemezsin.

Sıkma canını Tom.

Allah canını alsın senin.

Tom kimsenin canını yakmadı, değil mi?

Bu durum canını sıkmıyor mu?

Tom hep insanın canını sıkıyor.

Onun canını al, malına dokunma.

Canını sıkmalarına izin verme.

Sami canını mankenlik sektörüne feda etti.

Ülkesi için canını verdi.

Ben iyi çobanım. İyi çoban koyunları uğruna canını verir.

Canını sıkmıyor mu?

Ali işi vaktinde bitirmek için canını dişine taktı.

Ya canını ya onurunu seçmeli.

Evlenirsen ruhunu al, yılkı alırsan canını al.

Eziklenme huyun insanın canını sıkıyor.

Biri sana hak etmediğin şekilde hakaret etmişse ya üstüne alınıp canını sıkma ya da o lafı gerçekten hak edeceğin şekilde pozisyonunu güncelle. Birincisi elbette daha erdemli ama ikincisinin de kendine has bir zevki yok değil.

Sıkma tatlı canını, okşa patlıcanını.

Avamın cehaletini kafana takıp canını sıkma.

Sevdiğin kişi için canını feda eder misin?

Canını yaktığı halde ısrarla yapmaya devam ettiğin bir şey var mı?

Bunun canını sıkmasına izin verme.

Nefret ediyorum dediğin adam senin için canını hiçe saydı, canını!

Canım sıkkınken sevdiğim kişilerin de canını sıkmamak için köşeme çekilmeye çalışırım.

Kendi ellerimle alacağım onun canını.

İnsanın canını yakan şeyler çoğu zaman bir şeyler de öğretir.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch