Lernen Sie, wie man cankurtaran in einem Türkisch Satz verwendet. Über 18 handverlesene Beispiele.
O bir cankurtaran.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir cankurtaran.
Translate from Türkisch to Englisch
Cankurtaran henüz görevde olmamasına rağmen yüzmeye gitmeye teşvik edildim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gemide kaç tane cankurtaran sandalı var.
Translate from Türkisch to Englisch
Kumsalda cankurtaran yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yerel bir yüzme havuzunda bir cankurtaran.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yaz boyunca bir cankurtaran olarak çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom cankurtaran göreve başlayıncaya kadar suya girmek istemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Cankurtaran sandalları nerede?
Translate from Türkisch to Englisch
Görevli cankurtaran yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir cankurtaran yeleğin yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Büyük gemilerin hepsi bir cankurtaran ile donatılmıştır.
Translate from Türkisch to Englisch
Cankurtaran yüksek kaliteli malzemelerden yapılmış olmalıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary'ye bir cankurtaran simidi attı.
Translate from Türkisch to Englisch
Cankurtaran başkalarına yardım etmeye her zaman hazırdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Havuzda görevlendirilmiş bir cankurtaran var mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom geçen yaz cankurtaran olarak çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Yüzme sezonunun sonunda, cankurtaran kayıp eşya odasında yirmi iki bornoz bulunuyordu.
Translate from Türkisch to Englisch