Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "cebinden"

Lernen Sie, wie man cebinden in einem Türkisch Satz verwendet. Über 79 handverlesene Beispiele.

John cebinden bir anahtar çıkardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Trende erkek kardeşim cebinden bir şey çaldırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom cüzdanını cebinden çıkardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom cebinden bir parça kağıt çıkardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ceketinin cebinden bir el feneri çıkardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom gömlek cebinden bir parça katlanmış kağıt çıkardı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, kendi cebinden ödeyecek son kişidir.
Translate from Türkisch to Englisch

O, cebinden bir madeni para çıkardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun cebinden madeni para düştü.
Translate from Türkisch to Englisch

Cebinden bir kalem çıkardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Paltosunun cebinden bir anahtar çıkardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Cebinden madeni bir para çıkardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Cebinden bir şey çıkardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Cebinden bir kalem sarkıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Ellerini cebinden çıkar.
Translate from Türkisch to Englisch

Sağ elini cebinden çıkar.
Translate from Türkisch to Englisch

Sol elini cebinden çıkar.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'u cebinden aradım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom cebinden bir anahtar çıkardı ve kapıyı açtı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom cebinden bir zarf çıkardı ve onu posta kutusuna koydu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom gömleğinin cebinden küçük bir zarf aldı ve onu Mary'ye verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom cebinden mühürlü zarfı aldı ve onu Mary'ye verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom cebinden bir hap şişesi çıkardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom cebinden bir şeker poşeti çıkardı ve Mary'ye biraz teklif etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom cebinden küçük bir el feneri çıkardı ve onu açtı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom cebinden bir sustalı çıkardı ve onu açtı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kendisine paltosunun cebinden çıkardığı şişeden bir bardağa bir içki koydu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom cebinden küçük bir defter çıkardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom cebinden bir şey aldı ve onu Mary'ye verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

John cebinden bir anahtar aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, kalemini cebinden çıkardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom cebinden anahtarı çıkardı ve Mary'ye uzattı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom cebinden bir parça katlanmış kağıt çıkardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ceket cebinden anahtarı çıkardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom cebinden bir para çıkardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Elini cebinden çıkar.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom cebinden beyaz bir mendil çıkardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom cebinden demir para çıkardı ve onu adama verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom cebinden büyük bir tomar nakit para çıkardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom cebinden küçük bir el feneri çıkardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom cebinden pembe bir hap şişesi çıkardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Suyun seviyesini kontrol etmek için eğildiğinde Tom'un cep telefonu cebinden havuza düştü.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom cebinden bir zarf çıkardı.
Translate from Türkisch to Englisch

O iç ceket cebinden cüzdanını çıkardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom cebinden biraz para çıkardı ve onu masanın üstüne koydu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom cebinden bir şey çıkardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom iPhonunu ceketinin cebinden çıkardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom cebinden bir şey çıkardı ve onu masasına koydu.

Tom cebinden anahtarını çıkardı ve kapıyı açtı.

Tom cebinden biraz para çıkardı.

Tom gömlek cebinden bir dolmakalem çıkardı.

Tom cebinden bir şey çıkardı ve onu Mary'ye gösterdi.

Tom cebinden bir çakmak çıkarttı.

O cebinden bir bozuk para çıkardı.

Cebinden kolyeyi çıkardı.

Tom cebinden bir yirmilik aldı.

Tom ceketinin cebinden bir zarf çıkardı.

Tom anahtarı cebinden çıkardı.

Tom cebinden biraz bozuk para çıkardı.

O cebinden bir şey çıkardı.

Tom cebinden anahtarlarını çıkardı.

Tom birden ceketinin cebinden bir tabanca çekti.

Tom cebinden bir bıçak çıkardı.

Tom restoranda herkesin önünde dizlerinin üzerine çöktü, cebinden bir elmas yüzük çıkardı ve herkes alkışlarken Mary'ye evlenme teklif etti.

Tom'un cebinden tabancası çıkıyor.

Ellerini cebinden çıkart.

Tom anahtarı cebinden çıkardı ve arabanın kilidini açtı.

Sami cebinden bir iğne çıkardı.

Tom cebinden bir mendil çıkardı.

Tom cebinden bir parça kağıt aldı ve onu Mary'ye verdi.

Tom gözlüklerini cebinden çıkardı ve onları taktı.

Cebinden emaneti çıkardı.

Ali hepinizi cebinden çıkarır.

Ali cebinden kelebeği çıkardı.

Cebinden puro makasını çıkardı.

Cebinden köstekli saatini çıkarıp baktı.

Cebinden kanyak şişesini çıkarıp yudumladı.

Tom cebinden bir tomar para aldı.

Tom gözlüğünü cebinden çıkardı ve taktı.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch