Lernen Sie, wie man cennet in einem Türkisch Satz verwendet. Über 36 handverlesene Beispiele.
Ada çocuklar için bir cennet.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu park çocuklar için bir cennet.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu plaj sörfçüler için bir cennet.
Translate from Türkisch to Englisch
Cennet ve cehennem sadece insanın kalbinde bulunur.
Translate from Türkisch to Englisch
O zaman neden cennet bahçesine kabul edilmiyorum?
Translate from Türkisch to Englisch
Finlandiya'ya cennet diyecek kadar ileri gitmezdim.
Translate from Türkisch to Englisch
Kanada bir cennet değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Cennet ve Cehennem olgusu insanın ahlaki yapısı üzerinde etkili midir?
Translate from Türkisch to Englisch
Cennet benim yüreğimdeydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen teninde cennet kayganlığı iken.
Translate from Türkisch to Englisch
Cennet güzel kokuludur.
Translate from Türkisch to Englisch
Şimdi, Avrupa Cennet olarak görünür.
Translate from Türkisch to Englisch
Cennet annelerin ayakları altındadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu ada çocuklar için bir cennet.
Translate from Türkisch to Englisch
Cennet ve cehennem, insanın kalbinde bulunur.
Translate from Türkisch to Englisch
Avrupa şimdi bir cennet gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir cennet kuşu yakalayamıyorsan bir ıslak tavuk alsan daha iyi olur.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunun cennet olduğunu söylemedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Kim Filipinler'i ziyaret etmek istiyor? Böyle bir tropik cennet!
Translate from Türkisch to Englisch
Cennet ya da cehennem yoktur. Biz sadece şimdiki zamanda yaşayabiliriz.
Translate from Türkisch to Englisch
Cennet ve cehennem sadece insanların kalplerinde vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Cehennem bir mazoşist için cennet olurdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir cennet var mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Dünyadaki cennet benim olduğum yerdedir.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim için cennet mi cehennem mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Yahya, cennet krallığının yakında olduğunu söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Barış, aşk ve bilgeliktir - bu cennet. Savaş kin ve ahmaklıktır - bu cehennem.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami ve Leyla cennet gibi bir hayat yaşadılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Cennet, kendilerine yardım edenlere, yardım eder.
Translate from Türkisch to Englisch
Burası cennet.
Translate from Türkisch to Englisch
Mekânı cennet olsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne kadar sık cennet elması yiyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
İyi bir insan olmak için cehennem tehdidi ya da cennet vaadine ihtiyacım yok.
Translate from Türkisch to Englisch
"Oralar perişan, bitik durumda. Burası cennet gibi. Ülkenizin ve hükümetin kıymetini bilin." "Madem öyle, siz neden dönmüyorsunuz amca?" "Bizim orada kurulu düzenimiz var yeğenim, yoksa bir dakika durmayız."
Translate from Türkisch to Englisch
Güzel kadınlar aynı anda hem cennet hem de cehennem gibidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu park küçük çocuklar için bir cennet.
Translate from Türkisch to Englisch