Lernen Sie, wie man ceset in einem Türkisch Satz verwendet. Über 42 handverlesene Beispiele.
Tom bodrum katında iki ceset keşfetti.
Translate from Türkisch to Englisch
Polisler park yakınında terk edilmiş bir arabada bir ceset buldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sahilde bir ceset buldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Polis buranın yakınlarında sahile vurmuş bir ceset buldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Arabanın bagajında bir ceset var.
Translate from Türkisch to Englisch
Dan ormanda bir ceset buldu.
Translate from Türkisch to Englisch
"Odada bir ceset var mıydı?" "Hayır, orada hiç ceset yoktu"
Translate from Türkisch to Englisch
Ceset üst geçidin altında bulundu.
Translate from Türkisch to Englisch
Ceset cansızdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir Belçika mezarlığındaki korkunç helikopter kazası, kurtarıcılar şimdiden 500'den fazla ceset çıkardılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar enkaz arasında ceset arıyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Ceset nerede bulundu?
Translate from Türkisch to Englisch
Her pazar günü, yeni bir ceset bulundu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir mağarada üç ceset bulundu.
Translate from Türkisch to Englisch
Başı kesilmiş bir ceset adli tabibin masasındaydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir ceset kadar solgunsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Polis bu sabah nehirden bir ceset çıkardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu ceset üzerinde bir otopsi yapmak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ceset cenaze evine geldiğinde bana söyle.
Translate from Türkisch to Englisch
Kiraz ağacının altında bir ceset var.
Translate from Türkisch to Englisch
Polis, terk edilmiş araba ile üç kilometre uzakta bulunan ceset arasında bir bağlantı olduğunu düşünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bodrumda bir ceset var.
Translate from Türkisch to Englisch
Polis, Tom'un arabasında bir ceset buldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Fadıl arabada ölü bir ceset buldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bodrum katında bir ceset vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Zemin katta bir ceset vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir ceset bulunmadan cinayet hakkında konuşmak oldukça garip.
Translate from Türkisch to Englisch
Birkaç ceset bulundu.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar birkaç ceset buldular.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiçbir ceset bulunmadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Leyla arka bahçesinde bir ceset buldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Leyla'nın köpeği bir ceset buldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami arka bahçesinde gömülmüş bir ceset buldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami'nin cesedi bir ceset torbasına konuldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami, Leyla'nın ceset parçalarını şehir çevresine dağıttı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali ölmüş ama gömülmemiş yürüyen bir ceset gibi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen ceset taşıyan bir ruhsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un dairesinde bir ceset bulundu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un dairesinde bir ceset buldular.
Translate from Türkisch to Englisch
Nehirde bir ceset tespit edildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tobias o bodrum katında beş tane dolu ceset torbası buldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Gabriel yolda bir ceset buldu.
Translate from Türkisch to Englisch