Lernen Sie, wie man cesur in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
O, çok cesur bir adamdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Güvenli bir mesafeden cesur olmak kolaydır.
Translate from Türkisch to Englisch
O, Yengeç burcunda doğan kızların "cesur" olduğunu söylüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Cesur genç insanlar dağcılığı seviyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Onların cesur fikirleri olmalı.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar onu güçlü bir erkeğin cesur hareketi olarak gördüler.
Translate from Türkisch to Englisch
O tek başına oraya gitmek için yeterince cesur.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom cesur bir gökyüzüdalıcısıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Filiberto çok cesur bir karakter göstermedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kim saygı ve hayranlık hissi duymadan cesur insanların kahramanca eylemlerini okuyabilir?
Translate from Türkisch to Englisch
Yetenekli bir sporcu cesur olmalı.
Translate from Türkisch to Englisch
O şu ana kadar yaşamış cesur bir insandır.
Translate from Türkisch to Englisch
O cesur bir adam.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom cesur bir adam.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar hiç cesur değillerdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tüm polisler cesur değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
O, cesur bir askerdi.
Translate from Türkisch to Englisch
O, cesur ve neşeli bir çocuktur.
Translate from Türkisch to Englisch
Cesur kaptan gemisini kurtardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kendisi yaşamış en cesur askerdir.
Translate from Türkisch to Englisch
O gelmiş geçmiş en cesur askerdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Cesur yeni fikirleri olan birine ihtiyacımız var.
Translate from Türkisch to Englisch
O cesur görünüyor fakat o sadece bir davranış.
Translate from Türkisch to Englisch
General Erwin Rommel cesur ve akıllıydı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, şimdiye kadar yaşamış en cesur askerdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Dünya'da böyle çok insan vardır. Normalde onlar cesur değildir. Hava karardıktan sonra, onlar cesur olur.
Translate from Türkisch to Englisch
O epeyce cesur.
Translate from Türkisch to Englisch
Çocuk cesur.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary cesur bir kız.
Translate from Türkisch to Englisch
O cesur şeyler söylüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O cesur ve dürüst.
Translate from Türkisch to Englisch
Cesur olmalısın!
Translate from Türkisch to Englisch
Biz onu cesur bir adam olarak tanıyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
Sence yeterince cesur muyum?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom daha cesur oluyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O çok cesur.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom cesur değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Sen cesur bir kadınsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Böylesine cesur olmasaydın, muhtemelen ölmüş olurdun.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen cesur bir adamsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Cesur itfaiyeci yanan evden bir erkek çocuğu kurtardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çok cesur oluyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun cesur mücadelesinin hikayesi bizi derinden etkiledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary cesur bir kız olabilir fakat ben çevreye güvenmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben cesur değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Cesur değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
O çok cesur değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Cesur olmaya çalış.
Translate from Türkisch to Englisch
Cesur şövalye, güzel prensesi kötü ejderhadan kurtardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kabul ediyorum, cesur değilim ama batıl inançlı değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom oldukça cesur.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne kadar cesur olduğunuzu biliyorum.
Bu kadar cesur olduğunuzu bilmiyordum.
Urallara tırmanmak istiyorsan sen cesur bir kişisin.
Onlar cesur.
Onların üç oğlu vardı. Hepsi de genç ve hiçbir kalemin onları tanımlayamadığı böyle cesur arkadaşları.
Bence o çok cesur.
Senin çok cesur olduğunu düşünüyorum.
Cesur ol.
Hayat ya cesur bir macera ya da hiçbir şeydir.
Cesur ol!
Tom cesur bir kişidir.
Onun cesur bir asker olduğuna inanılır.
Tom çok cesur değil, değil mi?
Tom cesur bir askerdi.
Japonlar cesur insanlardır.
Tom cesur olmaya çalışıyor.
Bu cesur bir karardı.
Tom cesur, değil mi?
Tom gerçekten cesur, değil mi?
Tom oldukça cesur, değil mi?
Tom çok cesur, değil mi?
Ataları cesur olmalılar.
Cesur olmaya çalış, Tom.
Tom çok cesur.
Ben o kadar cesur değilim.
O cesur bir kadındır.
Beni yeneceğinize inanmıyorum ama cesur bir girişim yapacağınızı inkar etmiyorum.
Tom'un cesur olduğunu düşünüyorum.
Cesur olalım.
Jean görünüşte cesur ama gerçekte ödlek biri.
Onun cesur eylemi bir madalyaya layık.
Cesur hareketi saygı kazanmasına neden oldu.
Tom çok cesur değildir.
Cesur şövalye saldırganın üzerine gitmek için o anda tereddüt etmedi.
Tom cesur.
Cesur fare, kediyi kovaladı.
Sen cesur musun?
Bana cesur olduğunu göster.
Cesur olduğunu kanıtla.
Cesur ol, genç adam!
Can kurtaranlar çok cesur.
Tom benden cesur.
Kedi kör olduğunda fare cesur olur.
Tom ya cesur ya da çok aptal.
Tom benden daha cesur.
Başlarından geçenleri düşününce onların çok cesur olduklarını düşünüyorum.
Cesur askerler şehri yeniden kazanmak için düşman ile boy ölçüştü.
Cesur insanlar korkar ama bu onları durdurmaz.
Kuzey Afrikalılar gururlu ve cesur insanlar.