Lernen Sie, wie man dönem in einem Türkisch Satz verwendet. Über 91 handverlesene Beispiele.
Bu dönem İspanyolca alıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Çoğu öğrenciler dönem sınavı için hazırlık yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben bir dönem draması görmek için tiyatroya gittim.
Translate from Türkisch to Englisch
İkinci dönem dün sona erdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir hasta geç dönem kürtaj yapılabilir mi?
Translate from Türkisch to Englisch
İlkokul çocukları, altı yıllık bir dönem için okula giderler.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim yarına kadar dönem ödevimi bitirmem imkansızdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Kongrede iki dönem hizmet etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom son dönem İngilizcede başarısız oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Taro, dönem ödevi yazıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu dönem notların ortalamanın oldukça altında.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu dönem güçlükle eğitim yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
İngilizce üçüncü dönem.
Translate from Türkisch to Englisch
Zor bir dönem geçireceksin.
Translate from Türkisch to Englisch
İkinci dönem bitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Yeni dönem nisanda başlar.
Translate from Türkisch to Englisch
O, bir dönem daha istemedi.
Translate from Türkisch to Englisch
İlk dönem nisanda başlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu dönem berbat notlar aldım.
Translate from Türkisch to Englisch
Yeni dönem başladığından beri çok meşgulüm.
Translate from Türkisch to Englisch
O, bir dönem ödeviyle ilgili çalışıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu dönem çok çalışıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Dönem sınavları nihayet bitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir dönem daha hizmet etmek istemiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Japonya'da yeni dönem nisan ayında başlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Öğrenciler dönem ödevlerini teslim ettiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu dönem ne alacaksın?
Translate from Türkisch to Englisch
O beşinci dönem mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Amerika'da zenciler bir dönem köle olarak satıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu dönem Fransızca alıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom geçen dönem Fransızcadan başarısız oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Gelecek dönem Fransızca öğreneceğim.
Translate from Türkisch to Englisch
Gelecek dönem Fransızca sınıfına kayıt olacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Şikâyet etmekten başka hiçbir şey yapmıyorsun! Sıkıntılı bir dönem geçiren tek kişi sen değilsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu dönem çok az çalıştım, bu yüzden gelecek dönem çok çalışacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün dönem çok fizik çalışmadım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu dönem ne çalışıyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Büyük olasılıkla, devlet başkanı bir dönem daha görev yapacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Büyük olasılıkla, devlet başkanı ikinci bir dönem hizmet edecek.
Translate from Türkisch to Englisch
İkinci dönem sona erdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Meryem Hanım o günlerde de sıkıntılı bir dönem yaşıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu dönem Türkiye için, müzakerelerin yoğunlaştığı bir dönem olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu dönem en sevdiğin ders hangisi?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu dönem Arapça 5. kur konularını göreceğim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu dönem, hangi oyun üzerinde çalışıyordunuz?
Translate from Türkisch to Englisch
Dün ilk dönem bitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Öğretmen Arapça Seviye 5'in bu dönem iptal edildiğini duyurdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bildiğim kadarıyla ilk dönem boyunca hiçbir sorun yoktu.
O dönem boyunca, yatmaya daha erken giderdim.
Tom zor bir dönem geçirdi.
Tom bu dönem çok çalışıyor.
Yeni dönem boyunca ne yapacağımızı düşünüyorsun?
Devlet ceza evinden üç uzun dönem mahkum kaçtı.
Gelecek dönem Fransızca dersi almayı düşünüyorum.
Bildiğim kadarıyla, ilk dönem sırasında hiçbir sorun yoktu.
O bazen kız kardeşine dönem ödevlerini yazdırır.
Antik dönem Gnostikleri, maddesel dünyanın içkin olarak kötücül olduğuna inanıyorlardı.
Almanca kursu bir dönem sürer.
Nihayet dönem sonu sınavları bitti.
Bu dönem, öğrenciler istatistiksel örnekleme tekniklerini okuyacaklar ve uygulayacaklar.
Önümüzdeki dönem, barış ve esenlik dönemi olacaktır.
Dönem sonu yakında gelecektir.
O, Mozart ve Beethoven gibi klasik dönem bestecilerini sever.
O, geçen dönem buraya geldi mi?
Paleolitik olarak bilinen dönem sırasında, insan hayatta kalmak için mücadele etmek zorundaydı.
Çok geçmeden yeni dönem başlar.
Bu dönem 5. seviye Arapça alıyorum.
Bu dönem 5. seviye Arapça alacağım.
Bir sonraki dönem daha çok çalışacağım.
Tom bir dönem hizmet etti.
Tom bir dönem ödevi üzerinde çalışıyor.
Tom bu dönem Fransızca dersi alıyor.
Ali bu dönem takdir aldı.
Ali bu dönem takdirname aldı.
Ali bu dönem teşekkür aldı.
Ali bu dönem teşekkürname aldı.
Sıkıntı yarattığı dönem bitti.
Ali işsiz olduğu dönem aylarca kuru ekmeğe talim etti.
Etiler, Anadolu'da yaşamış antik dönem medeniyetlerinden biridir.
Bölge durgun bir dönem yaşıyor.
En zor dönem buydu.
Yunanistan örgütün dönem başkanlığını yürütüyor.
Askerliğini kısa dönem yaptı.
Bu dönem iki dersi verememiş.
Bu hoca çok not tutturuyor. Daha birinci dönem bitmeden ikinci deftere geçtim.
Şimdilerde adına ASMR denen duyguya çocukluğumdan beri aşinaydım ama sanırım o dönem bu kelime henüz icat olmamıştı. Benim için isimsiz ve tuhaf bir zevkti o zamanlar.
On dört gün boyunca günlerinizin çoğunu depresif geçirdiğiniz bir dönem oldu mu?
Uzun dönem bakım sigortası kapsamındaki bakım hizmetlerinden yararlanabilmek için gerekli yetkilendirme formu doldurulmalıdır.
Canım gençliğim, denk geldiğin dönem için özür dilerim.
Müsabaka o dönem itibariyle aslında savaşa hazırlıklı olmak demekti.
Bu müsabakalar sayesinde hem ata sporu olan cirit gelişmiştir hem de bu vesileyle askerler her dönem savaşa hazır tutulmuştur.