Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "döner"

Lernen Sie, wie man döner in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Ağaçların yaprakları sonbaharda sarıya döner.
Translate from Türkisch to Englisch

O çok geçmeden eve döner.
Translate from Türkisch to Englisch

Amerika'dan döner dönmez en kısa sürede sizinle irtibata geçeceğim.
Translate from Türkisch to Englisch

O geri döner dönmez ona sizi aratacağım.
Translate from Türkisch to Englisch

Ay Dünya'nın etrafında döner.
Translate from Türkisch to Englisch

O, ülkesine döner dönmez bana yazacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Yol orada sola döner.
Translate from Türkisch to Englisch

Birçok uydular dünyanın yörüngesinde döner.
Translate from Türkisch to Englisch

O, geri döner dönmez çıkalım.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary sırtını bize döner.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom sık sık sözünden döner.
Translate from Türkisch to Englisch

Dünya güneşin etrafında döner.
Translate from Türkisch to Englisch

Ayağa kalktığımda başım döner.
Translate from Türkisch to Englisch

Gezegenler güneşin etrafında döner.
Translate from Türkisch to Englisch

Gelecek ocak ayında Singapor'dan döner.
Translate from Türkisch to Englisch

Ay ayda bir kez dünyanın etrafında döner.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar döner dönmez sana telefon edeceğim.
Translate from Türkisch to Englisch

Binlerce uydu dünyanın etrafında yörüngede döner.
Translate from Türkisch to Englisch

Güvenimi kazanmak için ne lazım gelir biliyor musun? İçin dışın bir olacak; yanar döner olmayacaksın.
Translate from Türkisch to Englisch

Ay, Dünya'nın etrafında döner.
Translate from Türkisch to Englisch

Zürafa yüzemez çünkü ağırlık merkezi çok yukarıda olduğundan baş aşağı döner.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kadar büyük bir oyun nasıl olur da döner?
Translate from Türkisch to Englisch

O döner dönmez bana bildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Venüs Güneş sistemimizdeki diğer birçok gezegenden ters yönde döner.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu gerçekten kötü bir zaman. Daha sonra döner misin?
Translate from Türkisch to Englisch

Sanırım o yakında geri döner.
Translate from Türkisch to Englisch

Döner Türkiye'de yenilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Olaylar tersine döner.
Translate from Türkisch to Englisch

Dünya, günde bir defa kendi ekseni etrafında döner.
Translate from Türkisch to Englisch

Dünya, kendi ekseni etrafında döner.
Translate from Türkisch to Englisch

Dünya, kendi ekseni etrafında 24 saatte bir döner.
Translate from Türkisch to Englisch

Ay, dünyanın etrafında döner.
Translate from Türkisch to Englisch

İnsan, panik durumunda filogenetik köklerine döner.
Translate from Türkisch to Englisch

Kocam yakında döner.
Translate from Türkisch to Englisch

Sonbaharda yapraklar kahverengiye döner.
Translate from Türkisch to Englisch

Üzgünüm. Geri döner misin?
Translate from Türkisch to Englisch

Eğer Mary bunu benim sana söylediğimi anlarsa, öfkeden deliye döner.
Translate from Türkisch to Englisch

Güneş - aslında tüm güneş sistemimiz - Samanyolu Galaksisinin merkezinde döner.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir hidrojen atomu çekirdeği tek bir protondan oluşur. Bu protonun etrafında tek bir elektron döner.
Translate from Türkisch to Englisch

Helium ikinci en basit atomdur. O, iki proton ve iki nötron içeren bir çekirdekten oluşur. Çekirdek etrafında 2 elektron döner.
Translate from Türkisch to Englisch

Ay ortalama 382.400 kilometrelik bir mesafede dünyanın etrafında döner.
Translate from Türkisch to Englisch

Casus ülkesine döner dönmez başka bir ülkeye gitmesi söylendi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ne zaman döner?
Translate from Türkisch to Englisch

Sadece bir saniye geriye döner misin?
Translate from Türkisch to Englisch

Ceres, güneş'ten 415 milyon kilometre uzaklıkta bulunur ve Mars ile Jüpiter arasındaki bir yörüngede güneş'in etrafında döner.

Galaksideki tüm nesneler galaksinin merkezi etrafında döner.

Dünya ayın etrafında değil güneşin etrafında döner.

Döner bir et yemeğidir.

Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner.

Dünya, Güneş'in etrafında döner.

Tom pazartesi döner.

Son baharda yapraklar kırmızıya döner.

Dünya Güneş'in yörüngesinde yılda bir kez döner.

Dünya Güneş'in çevresini bir yılda döner.

Döner yedim.

Boston'dan geri döner dönmez seni arayacağım.

Tom döner kapıdan otel lobisine yürüdü.

Babam nadiren gece yarısından önce eve döner.

Tom döner sandalyesinde arkasına yaslandı.

Atlıkarınca saat dönüşü yönünde döner.

Tom yakında döner.

Beşten önce döner dönmez oraya gidebilirim.

Tom yeni bilgisayar masasına uyan yeni bir döner sandalye satın aldı.

O bir döner kavşakta arabanın kontrolünü kaybetti ve takla attı.

O bir döner kavşakta kontrolü kaybetti ve takla attı.

Döner seni daha güzel yapar.

O yarın New York'tan döner.

Her şey normale geri döner sanırım.

Bu kulenin tepesinde döner restoran var.

O, yarın Boston'dan döner.

Dünya 23,5 derecelik açıyla hareket ettirildiğinde hayali bir eksen üzerinde döner.

O yarın Roma'dan döner.

O yarın Atina'dan döner.

Tom tuttuğundan daha fazla sözünden döner.

Bu yeşil yapraklar sonbaharda kırmızıya döner.

Bu yol, hafifçe sağa döner.

Yol biraz batıya doğru döner.

Güneşin etrafında 365 günde döner.

Ben giyinirken geriye döner misin?

O döner dönmez Tom'un beni aramasını iste.

Döner kebap, Avrupa'da popülerdir.

Hikaye bir aşk üçgeninin etrafında döner.

Ay kendi ekseninde, Dünya'nın etrafında dönüşünü tamamlaması için gerekenle aynı sürede döner.

İyi erkek evlat her zaman eve döner.

Yapraklar sonbaharda kırmızıya döner.

Topraktan gelen her şey toprağa döner ve sudan gelen her şey denize döner.

Döner kavşağın amacı trafiği yavaşlatmaktır.

İlkbaharda kuşlar döner.

O ne zaman geri döner?

Şansın olsaydı Boston'a geri döner miydin?

Tom her öğleden sonra eve döner dönmez köpeğini gezdirir.

Eve döner dönmez sana telefon edeceğim.

Eve döner dönmez seni ararım.

Dünya, güneş etrafında döner.

Hiç başın döner mi?

Mary kolaylıkla sinirlenir ve çılgına döner.

Su her şeyin anasıdır; her şey sudan gelir, ve suya döner.

Uranüs, ekseninde çok fazla yana yatar öyle ki yan tarafı etrafında döner. Bu yüzden, kutupları bazen neredeyse direk güneşi işaret eder.

Dünya güneşin yörüngesinde döner.

Dünya Güneş'in etrafında döner.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch