Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "düşünüp"

Lernen Sie, wie man düşünüp in einem Türkisch Satz verwendet. Über 63 handverlesene Beispiele.

Soruyu bir süre düşünüp taşındı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'nin sabah sekizde onun bir şişe şarap açmasının çok erken olduğunu düşünüp düşünmediğini merak etti.
Translate from Türkisch to Englisch

O, düşünüp taşındı ve gitmemeye karar verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Beni düşünüp düşünmediğini merak ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Meseleyi üç gün boyunca düşünüp taşındı.
Translate from Türkisch to Englisch

Onu birkaç gün düşünüp taşınayım.
Translate from Türkisch to Englisch

Hepimiz ne olduğunu düşünüp taşındık.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun hakkında ona sorup sormayacağımı çok düşünüp taşındım.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun beni sevmediğini düşünüp umudumu yitirmiştim.
Translate from Türkisch to Englisch

Geçmişi düşünüp durmayacağım. Tek istediğim bundan sonra bana oyun oynamamanız.
Translate from Türkisch to Englisch

Beni sevmeyeceğini düşünüp beni seven bir insan aradım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom seçeneklerini dikkatle düşünüp taşındı.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary arkadaşlarına Tom'un kendisinden hoşlanıp hoşlanmadığını düşünüp düşünmediklerini sordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'ye John'la tekrar çıkmayı şimdiye kadar düşünüp düşünmeyeceğini sordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Ne düşünüp taşınıyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch

Şu anın tadını çıkarmak varken, geçmişini düşünüp üzülme.
Translate from Türkisch to Englisch

Seni düşünüp duruyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom seçeneklerini düşünüp taşınıyor gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un önceden onu düşünüp düşünmediğini merak ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Senin şimdiye kadar bir uzmana gitmeyi düşünüp düşünmediğini merak ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Düşünüp taşınmanı istediğim bir fikrim var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bana Mary'nin güzel olduğunu düşünüp düşünmediğimi sordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom galiba bir şeyler düşünüp duruyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom onun üzerinde düşünüp taşındı.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar düşünüp konuşabilirler.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'a iş değiştirmeyi düşünüp düşünmediğini sormak istedim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bize yardım etmeyi düşünüp düşünmediklerini bile bilmiyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch

Doktor zor operasyonu düşünüp taşındı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bugün düşünüp yanıma şemsiye bile aldım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom onu düşünüp taşınacağını ve bize cevabını yarın vereceğini söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom her sabah düşünüp taşınırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun üzerinde düşünüp taşınayım ve ben sana bildireceğim.
Translate from Türkisch to Englisch

Avantajları ve dezavantajları düşünüp taşınmak zorundayız.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlara bir uzlaşma düşünüp düşünmeyeceklerini sordum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir karar vermeden önce seçenekleri titizlikle düşünüp taşınmalıyız.
Translate from Türkisch to Englisch

Merhaba. Oradaki arkadaşım utangaçtır ve şirin olduğumu düşünüp düşünmediğinizi bilmek istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un daha küçük bir araba almayı düşünüp düşünmediğini merak ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un ödevlerimde bana yardım etmeyi düşünüp düşünmeyeceğini merak ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, Mary'ye bunu yapabileceğini düşünüp düşünmediğini sordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'ye gerçekten kazanabileceğini düşünüp düşünmediğini sordu.

Tom Mary'ye gerçekten bunu yapabileceğini düşünüp düşünmediğini sordu.

Mary Tom'a onun güzel olduğunu düşünüp düşünmediğini sordu.

Tom'un bunu yapmak zorunda kaldığını düşünüp düşünmediğini merak ettim.

Tom'un bunu yapmamız gerektiğini düşünüp düşünmediğini merak ettim.

Tom'un bunu yapmak zorunda olduğumuzu düşünüp düşünmediğini merak ettim.

Tom'un Mary'nin bunu yapmak istediğini düşünüp düşünmediğini merak ettim.

Tom'un Mary'nin bunu yapması gerektiğini düşünüp düşünmediğini merak ettim.

Tom, Mary'nin bunu yapabileceğini düşünüp düşünmediğimi sordu.

Tom'un Mary'nin bunu yapmak isteyip istemediğini gerçekten düşünüp düşünmediğini merak ediyorum.

Tom bana şişman göründüğünü düşünüp düşünmediğimi sordu.

Tom'un bunu yapmamız gerektiğini düşünüp düşünmediğini merak ediyorum.

Tom'un bunu yapmak zorunda olduğumuzu gerçekten düşünüp düşünmediğini merak ediyorum.

Tom'un gerçekten bunu yapmam gerektiğini düşünüp düşünmediğini merak ediyorum.

Tom'un gerçekten bunu yapmak zorunda olduğunu düşünüp düşünmediğini merak ediyorum.

Tom'un gerçekten bunu yapmanın iyi bir fikir olduğunu gerçekten düşünüp düşünmediğini merak ediyorum.

Tom'un Mary'nin bunu yapmak istediğini düşünüp düşünmediğini merak ediyorum.

Bu zavallıların, İngiltere Devleti'nin, bütünüyle, bir Osmanlı Devleti bırakmak ve korumak isteğinde olup olamayacağını bir kez düşünüp düşünmedikleri üzerinde durmak gerekir.

Aşırı okumak çok faydalı değildir. Zamanın çoğunu okuyarak geçirirseniz okuduklarınızı düşünüp özümsemeye ve sentez yapmaya fazla zaman kalmaz.

Bir şey söylesem mi söylemesem mi diye düşünüp taşındım.

Tom'a hiç iş değiştirmeyi düşünüp düşünmeyeceğini sormak istedim.

İş değişikliğini düşünüp taşınıyorum.

İsteklerini dostça düşünüp taşınmanı istiyoruz.

Gelecek sömestr korece öğrenmek üzerine düşünüp taşınıyorum.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch