Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "düşünen"

Lernen Sie, wie man düşünen in einem Türkisch Satz verwendet. Über 83 handverlesene Beispiele.

Karışık akıl, bir şeyi aşırı düşünen, bir yerde pıhtılaşan akıldır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir çalışma ile ulaşılan sonuç "ayaklarının pis koktuğunu düşünen insanların kötü kokan ayakları vardır; ayaklarının kötü kokmadığını düşünen insanların yoktur."
Translate from Türkisch to Englisch

Az düşünen çok hata yapar.
Translate from Türkisch to Englisch

Az düşünen çok yanılır.
Translate from Türkisch to Englisch

Sen anca kendini düşünen birisin.
Translate from Türkisch to Englisch

Güzel Gören Güzel Düşünür, Güzel Düşünen Hayattan Lezzet Alır..!
Translate from Türkisch to Englisch

Güzel Gören Güzel Düşünür, Güzel Düşünen Hayattan Lezzet Alır
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un kovulması gerektiğini düşünen tek ben değilim.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun doğru olduğunu düşünen tek kişisin.
Translate from Türkisch to Englisch

Burada onu yapmanın iyi bir fikir olduğunu düşünen tek kişisin.
Translate from Türkisch to Englisch

Burada Tom'un iyi bir adam olduğunu düşünen tek kişisin.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un haricinde Mary'nin çirkin olmadığını düşünen tek kişi benim.
Translate from Türkisch to Englisch

Burada öyle düşünen tek kişi ben değilim.
Translate from Türkisch to Englisch

Burada Tom'un iyi bir adam olmadığını düşünen tek kişi ben değilim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu şekilde düşünen tek kişi ben değilim.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un eski arabasını satın almanın kötü bir fikir olduğunu düşünen sadece ben miyim burada?
Translate from Türkisch to Englisch

Memnun olmayanlar, bu düşünen zavallılardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary için ne düşünüyorsun? Sen çok düşünen genç birisin, bunu biliyorum, ve sen özetlerini aktardığın büyük kitaplar okursun.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bunu düşünen tek kişi değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Senin aptal olduğunu düşünen tek kişi ben değilim.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun suçlu olmadığını düşünen sadece biz değiliz.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun yanlış olduğunu düşünen tek kişi Tom değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary'nin evleneceğini düşünen tek kişi ben miyim?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un geç kalacağını düşünen tek kişi ben miyim?
Translate from Türkisch to Englisch

Bunun kötü bir fikir olduğunu düşünen tek kişi ben miyim?
Translate from Türkisch to Englisch

Burada hastanenin çok sıcak olduğunu düşünen tek kişi ben miyim?
Translate from Türkisch to Englisch

Bunun çok pahalı olduğunu düşünen tek kişi ben miyim?
Translate from Türkisch to Englisch

"Düşünen Adam" tanınmış bir Rodin heykelidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bunun doğru olmadığını düşünen tek kişi ben miyim?
Translate from Türkisch to Englisch

Bunun tuhaf olduğunu düşünen tek kişi ben miyim?
Translate from Türkisch to Englisch

Onu düşünen tek kişi ben miyim?
Translate from Türkisch to Englisch

Bunun yanlış olduğunu düşünen tek kişi ben miyim?
Translate from Türkisch to Englisch

Öyle düşünen tek kişi o değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Böyle düşünen tek kişi biz değiliz.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir egoist, beni değil de sadece kendisini düşünen birisidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary'nin güzel olduğunu düşünen tek ben değilim.
Translate from Türkisch to Englisch

Çok şey bilen ama bir şey bilmediğini düşünen insanlar vardır, ve bir şey bilmeyen ama her şeyi bildiğini düşünen insanlar vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Beni düşünen arkadaşlara sahip olduğum için çok şanslıyım.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary'nin sevimli olduğunu düşünen yalnızca Tom değil.

Öyle düşünen yalnızca Tom değil.

Tom oraya erken gitmenin iyi bir fikir olacağını düşünen tek kişi değil.

Tom, Mary'nin hatalı olduğunu düşünen tek kişi değil.

Tom bunu yapmamamız gerektiğini düşünen tek kişi değil.

Bir mola almamız gerektiğini düşünen kişi Tom'du.

Tom'un deli olduğunu düşünen tek kişi ben olamam.

Mary, Tom gibi düşünen erkeklerden hoşlanmaz.

Bunu hiç düşünen oldu mu?

Tom, bu kadınları öldürdüğünü düşünen insanlar var.

O kendini düşünen bir kişi.

Okuyan bir çocuk düşünen bir yetişkin olur.

Ananasın toprak altında yetiştiğini düşünen insanlar var.

Bunun doğru olmadığını düşünen tek kişinin ben olmadığımı umuyorum.

Bu şekilde düşünen tek kişinin ben olmadığımı biliyorum.

Tom o şekilde düşünen tek kişi değil.

Ben bu şekilde düşünen tek kişi değilim.

Fesat ve kötülük düşünen insanlardan nefret ediyorum.

Tom'un fazla kilolu olduğunu düşünen bir tek ben değilim.

Sadece zayıf olduğumu düşünen insanlara sahip olmak istemiyorum.

İnsanlar aya gitmediğini düşünen insanlar var.

Bu şekilde düşünen tek kişi Tom değildi.

Tom böyle düşünen tek kişi değildir.

Leyla hep kendini düşünen bir kişidir.

Yeterince öğrendiğini düşünen hiçbir şey öğrenmedi.

Onu yapmanın kötü bir fikir olduğunu düşünen tek kişi Tom değil.

Tom onu yapmanın iyi bir fikir olduğunu düşünen tek kişi değil.

Tom bunun onu yapmak için iyi bir fikir olduğunu düşünen tek kişi değil.

Tom onu yapmanın iyi bir fikir olacağını düşünen buradaki tek kişi değil.

Tom bunu yapmanın kötü fikir olduğunu düşünen tek kişi.

Müzik, düşünen sestir.

Muhtemelen burada bunun onu yapmak için güzel bir fikir olduğunu düşünen tek insan değilim.

Tom'un bunu yapabileceğini düşünen birini tanımıyorum.

Bunun doğru olduğunu düşünen tek kişi sensin, değil mi?

Burada Tom'un iyi bir adam olduğunu düşünen tek kişi sensin, değil mi?

Böyle düşünen beyin fakiridir.

İkisini görmeyi düşünen tek kişi ben miyim?

Bunun gerçek olduğunu düşünen var mı?

Gereğinden fazla derin düşünen insan hayatın neşesini kaçırır.

Savaşta çocukları korumayı düşünen pek yoktu.

Benden farklı düşünen insana aptal denir.

İnce düşünen insanların sık yaptığı bir hata, kişiliği küçük insanlara büyük anlamlar yüklemektir.

Bahse girerim onu düşünen tek kişi Tom değildi.

Başka türlü düşünen tek kişi sensin.

Tom'un bunu yapmadığını düşünen kişi gerizekalıdır.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch