Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "düşünerek"

Lernen Sie, wie man düşünerek in einem Türkisch Satz verwendet. Über 52 handverlesene Beispiele.

Her şeyi düşünerek, on yıllık araştırmadan sonra, arkadaşım Slantsy bölgesinden bir kızla evlendi.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben onun güvenilir bir adam olduğunu düşünerek yanıldım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom para hakkında düşünerek çok zaman harcamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'yi düşünerek oldukça çok fazla zaman harcıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Garson kız onun ona daha fazla bahşiş bırakacağını düşünerek Tom'la kırıştırıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Sanırım Chris'in ne kadar can sıkıcı olduğu hakkında düşünerek başım ağrıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

O bütün zamanını erkek çocuklarını düşünerek geçirir.
Translate from Türkisch to Englisch

Lütfen bu konuda düşünerek birkaç dakika harcayın.
Translate from Türkisch to Englisch

O, işi yapmaktan daha çok işi düşünerek zaman harcar.
Translate from Türkisch to Englisch

Yataktan çıkmadan önce günün geriye kalanında ne yapacağım hakkında düşünerek biraz zaman harcarım.
Translate from Türkisch to Englisch

Asal sayılar hayata benzerler, onlar tamamıyla mantıklıdır ama bütün zamanınızı bu konuyu düşünerek harcasanız dahi belirli bir kural bulmak imkansızdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Onu düşünerek saatlerce uyanık yattı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bütün vaktini Mary'yi düşünerek geçiriyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom her gün et yemesi gerektiğini düşünerek büyüdü.
Translate from Türkisch to Englisch

Yatakta o gün olan her şeyi düşünerek yatarım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom gecenin geri kalanını Mary'yi düşünerek geçirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Ne yapmam gerektiğini düşünerek tüm öğleden sonrayı geçirdim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bütün günü Tom'u düşünerek geçirdim.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom masa lambasını kapattı ve ne yapması gerektiği hakkında düşünerek karanlıkta oturdu.
Translate from Türkisch to Englisch

O sorun hakkında düşünerek dün gece saatlerce uyumadım.
Translate from Türkisch to Englisch

Dün gece Tom'u düşünerek saatlerce uyumadım.
Translate from Türkisch to Englisch

Romeo, Juliet'in öldüğünü düşünerek, kendini öldürmeye karar verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary Tom'la paylaştığı tüm mutlu zamanları düşünerek plajda oturdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Ne yapmam gerektiğini düşünerek dün gece saatlerce uyumadım.
Translate from Türkisch to Englisch

İnsanlar sık sık, diğer şahsı değiştirebileceklerini düşünerek bir ilişkiye girerler.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bütün zamanını spor hakkında düşünerek geçirir.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun hakkında düşünerek zamanınızı israf etmeyin.
Translate from Türkisch to Englisch

Öyle ya da böyle, bunu nasıl onaracağımızı düşünerek bulacağız.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ne olduğu hakkında düşünerek karanlıkta oturuyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Çalışmak zorunda oldukları saatleri düşünerek öğretmenlerin çoğu iyi geçinmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bunu düşünerek bulacağım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'yi düşünerek uykusuz bir gece geçirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bunun hakkında düşünerek çok zaman harcadım.
Translate from Türkisch to Englisch

O, o bilgi parçasını daha sonra faydalı olabileceğini düşünerek sessizce dosyaladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Problemi nasıl çözeceğimi daha sonra düşünerek bulacağım.
Translate from Türkisch to Englisch

Bütün günü onun hakkında düşünerek geçirdim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bütün günü senin hakkında düşünerek geçirdim.

O güzel olduğunu düşünerek gururlanıyor.

Geleceği düşünerek gerçekten ne kadar zaman harcarsınız?

Onu düşünerek uykunu kaçırma.

Ofisimde seni düşünerek oturuyorum.

Tom bütün geceyi Mary'yi düşünerek geçirdi.

Tom problem hakkında düşünerek bütün gece uyanık kaldı.

Tom, bütün günü Mary'yi düşünerek geçirdi.

Tom hâlâ düşünerek bulmaya çalışıyor.

Şu ayrımla ki, bağımsızlığı için ölümü göze alan ulus, insanlık onur ve şerefinin gereği olan her özveriye başvurduğunu düşünerek avunur ve kuşkusuz, tutsaklık zincirini kendi eliyle boynuna geçiren uyuşuk, onursuz bir ulusla karşılaştırılınca, dost ve düşman gözündeki yeri çok başka olur.

Bunun hakkında düşünerek biraz zaman harcamalısın.

Zamanımın çoğunu seni düşünerek geçiriyorum.

Yarışı banko kazanacağını düşünerek cebindeki tüm parayı yatırdığı küheylan, yarışta sütçü beygiri gibi koşup kuponu yatırdı.

Bazıları ahlı olduklarını düşünerek icra ve gümrük ihalelerinden mal almaya sıcak bakmaz.

Tom tüm vaktini Mary'yi düşünerek geçiriyor.

Bugün ne yapacağımı düşünerek uyandım.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch