Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "düşen"

Lernen Sie, wie man düşen in einem Türkisch Satz verwendet. Über 65 handverlesene Beispiele.

Düşen faiz oranları otomobil pazarını canlandırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Düşen elmaların tümü domuzlar tarafından yenmişti.
Translate from Türkisch to Englisch

Suya düşen yılana sarılır.
Translate from Türkisch to Englisch

Düşen kayalar yolu kapattı.
Translate from Türkisch to Englisch

Düşen bir ağaç tarafından hareketsiz kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Yol düşen kayalar tarafından bloke edildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Düşen uçak parçalarından ölme olasılığı bir köpek balığı tarafından öldürülme olasılığından 30 kez daha büyüktür.
Translate from Türkisch to Englisch

Kendi düşen ağlamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu ülkede aile başına düşen çocuk sayısı 2'den 1,5'a düştü.
Translate from Türkisch to Englisch

Düşen elmaların hepsi domuzlar tarafından yenir.
Translate from Türkisch to Englisch

Yağmur bulutlardan düşen sudur.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom nehre atlama cesaretinin olmasını ve düşen bebeği kurtarmayı istemişti.
Translate from Türkisch to Englisch

Düşen ağaç yolu tıkadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Denize düşen yılana sarılır.
Translate from Türkisch to Englisch

Ağaçtan düşen bir yaprak gördün mü hiç?
Translate from Türkisch to Englisch

Japon halkının kişi başına düşen pirinç tüketimi yaklaşık elli yıl önce olanın yarısı.
Translate from Türkisch to Englisch

Raporun bana düşen kısmını zaten yazdım.
Translate from Türkisch to Englisch

Yol düşen ağaçlar tarafından tıkalıydı.
Translate from Türkisch to Englisch

Neden kafasına düşen elmayı yemediğini merak ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom düşen kara baktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom düşen kar tanelerine baktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom pencereden dışarı düşen kara baktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom gökyüzünden düşen kar tanelerine baktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Düşen bir buz saçağı tarafından bir adam öldü.
Translate from Türkisch to Englisch

Çatıdan düşen kiremitler parçalandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Dünya'nın karbondioksit emisyonlarının dörtte biri Amerika'dandır: Onun kişi başına düşen emisyonu dünyada en büyüktür.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yere düşen biraz yiyeceği yediğinde Mary iğrenmiş görünüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Çatıdan düşen fayanslar çok küçük parçalara ayrıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir kunduz düşen bir ağaç tarafından ezilebilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Çatıdan düşen kiremit parçalandı.
Translate from Türkisch to Englisch

İki yıl önce düşen uçağın parçaları Atlantik Okyanusunda bulundu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kanepenin arkasına düşen el fenerini el yordamıyla aradı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, düşen kaya tarafından çarpıldı ve anında öldü.
Translate from Türkisch to Englisch

Ona, düşen bir kaya çarptı ve anında öldü.
Translate from Türkisch to Englisch

Düşen kayalara dikkat edin!
Translate from Türkisch to Englisch

Düşen kayalar dağcılar için tehlike oluşturabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Burada dolaşırken düşen kayalara dikkat etmelisin.
Translate from Türkisch to Englisch

İnsanlar sık ​​sık göktaşlarına "düşen" veya "çekim yapan" yıldızlar derler.
Translate from Türkisch to Englisch

Son zamanlarda düşen kar, dağı beyaza boyadı, bu gerçekten güzel.
Translate from Türkisch to Englisch

Düşen bütün elmalar domuzlar tarafından yenilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Düşen tekme atan çok olur.
Translate from Türkisch to Englisch

Düşen hindistancevizlerine dikkat edin.
Translate from Türkisch to Englisch

Hayat düşen bir yıldırım gibidir. Güzelliğin saltanatı tek günlüktür. Hepsi birbirine benzeyen ölülerin kafataslarına bakıp ibret al!

Damdan düşen, damdan düşenin hâlini bilir.

Damdan düşenin hâlinden damdan düşen anlar.

Suratından düşen bin parça.

Hayrola? Yüzünden düşen bin parça.

Yıldızspor sezon sonuna doğru düşen bir form grafiği sergiledi.

Niye herkesin yüzünden düşen bin parça?

İzmir'de düşman eline düşen 17. Kolordu'nun, Denizli'de bulunan 57. tümeni de bu kolorduya bağlanmıştı.

Bu yaz düşen yağış miktarı normal değildi.

Düşen uçakta ateist olmaz.

Ali'nin yüzünden düşen bir parça.

Paradan senin payına düşen bu.

Bu kârdan payıma düşen nedir?

Kanepenin arkasına düşen bozuk paraları aldı.

Ancak kişi başına düşen gelir ne yazık ki düşük.

Pilot düşen uçaktan paraşütle atlayarak kurtulmayı başardı.

Yuvadan düşen küçük bir kuşu kurtardık.

Damdan düşenin hâlini damdan düşen bilir.

"Halk sıkıntıdan inim inim inlemeye başladı." "Kendi düşen ağlamazmış. İlla ki kurunun yanında yaş da yanacak, ama akıllarının iyice başlarına gelmesi için bu sıkılma yetmez, daha kemik sesi bekliyorum."

Bazen içe düşen şüphe en büyük kanıttır.

Düşen sanayi üretimi bir uyarı işaretidir.

Tom'un öldüğüne dair bir işaret olmadığı zamanlar geldiğinde, babası ile kucaklaşırken atından düşen Tom, yanlışlıkla bir kurşun tarafından vuruldu; oğlunun cesedi üzerine eğilmişken, babası üzüntüden öldü ve aile varlığını sona erdirdi. Sadece hizmetçi tanık olarak geride kaldı, kan kırmızısı güneş ufukta batarken ve her şey karanlığa bürünürken.

Düşen kayalara dikkat et!

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch