Lernen Sie, wie man düdük in einem Türkisch Satz verwendet. Über 17 handverlesene Beispiele.
Düdük üfledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Polis arabanın durması için düdük çaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Size birer düdük hediye edeceğim, artık trafik polisi oluyorsunuz.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary küçükken oyuncak düdük çalardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir düdük çıkardı ve onu üfledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar düdük sesini duyduklarında son hızla başladılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir düdük çalıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Anadoluspor-Yıldızspor maçında düdük çalacak hakem belli oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali bu maç çok sayıda tartışmalı düdük çaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Son düdük çaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Müsabakayı tecrübeli düdük Ali yönetecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Dediğim dedik, çaldığım düdük.
Translate from Türkisch to Englisch
Maçta ilk düdük çaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
İlk düdük geldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Maçta ilk düdük sesi geldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Son düdük geldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Düdük öttü ve tren hareket etmeye başladı.
Translate from Türkisch to Englisch