Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "dünyada"

Lernen Sie, wie man dünyada in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Mahjong dünyada çok popüler olan oyunlardan biri.
Translate from Türkisch to Englisch

Politik dünyada pek çok düşmanı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Hiç şüphe yok ki İngilizce dünyada en çok konuşulan dildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Dünyada birçok farklı halk vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Dünyada en çok kullanılan işletim sistemi Windows'tur.
Translate from Türkisch to Englisch

Futbol, dünyada en çok bilinen spordur.
Translate from Türkisch to Englisch

Dünyada Baskça konuşan 800,000'i aşkın kişi vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Dünyada 800,000'i aşkın Baskça konuşan kişi vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Dünyada yedi bini aşkın dil vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben, senin anlamayabileceğin bir dünyada doğdum.
Translate from Türkisch to Englisch

Dünyada birçok insan açtır.
Translate from Türkisch to Englisch

Dünyada bize iyi ders vermesinden başka hiçbir şey yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Bütün dünyada barış vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Dünyada üç farklı tipte insan vardır: sayı sayabilenler ve sayamayanlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Dünyada 2.500'ü aşkın yılan türü bulunmaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch

Dünyada bazı insanlar açlıktan muzdariptir.
Translate from Türkisch to Englisch

Dünyada birçok iyi şey var.
Translate from Türkisch to Englisch

Çoğu ebeveyn, kendi çocuklarını, dünyada en iyi olarak görüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu dünyada değişkenlikten başka sürekli bir şey yoktur.
Translate from Türkisch to Englisch

Horatio, Cennette ve Dünyada sizin felsefenizde hayal edilenden çok daha fazla şeyler vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Sözde acemi skandalı duyulduğundan beri o politikacı dünyada gözden düştü.
Translate from Türkisch to Englisch

Dürüst olmak gerekirse, ben dünyada en doğru kişi değilim.
Translate from Türkisch to Englisch

Su olmasaydı, dünyada hayat olmazdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz hepimiz dünyada barış için özlem duyuyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch

Hayatım boyunca, tüm dünyada seyahat etmekten ve birçok farklı uluslarda çalışmaktan büyük zevk aldım.
Translate from Türkisch to Englisch

Dünyada en güzel yer nerededir?
Translate from Türkisch to Englisch

Tatoeba çevrimiçi dünyada en güzel yerdir.
Translate from Türkisch to Englisch

1918 yılında, pirinç fiyatından kaynaklanan ayaklanmalar tüm dünyada patlak verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Düşünceler göz açıp kapayana kadar tüm dünyada yayılacaktır.
Translate from Türkisch to Englisch

Paranın konuştuğu bu sert, küçük dünyada, onun hayat tarzı derin bir nefes taze hava gibi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu dergi, benim dünyada neler olup bittiğine yetişmem için yardımcı oluyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Dünyada ilk deri fabrikası 2011 yılında Almanya'da açıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben dünyada en mutlu insandım.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu dünyada kötü insan olduğuna inanmıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Dünyada en çok arzu edilen adam olamayacağımın farkındayım fakat hâlâ benimle çıkmayı düşüneceğinden ümitliyim.
Translate from Türkisch to Englisch

Dünyada hiç kimse savaş istemez.
Translate from Türkisch to Englisch

Koşmayı dünyada her şeyden daha çok seviyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Ticari şirketlerimiz bütün dünyada işlerini yaparlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Dünyada bir şeyi umursamıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tüm Dünyada ünlü oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun adı tüm Dünyada bilinir.

Dünyada birçok insan açlıktan ölüyor.

Bay Fujimori tüm dünyada ünlüdür.

New York dünyada en büyük şehirdir.

Standart İngilizce dediğimiz şey sadece bütün dünyada konuşulan birçok lehçeden biridir.

Dünyada hiçbir nehir Nil'den daha uzun değildir.

Tüm dünyada en sevdiğin şey nedir?

Japonya'da yapılan arabalar tüm dünyada kullanılmaktadır.

Tüm dünyada insanlar barış için endişeli.

Dünya Sağlık Örgütü alkolün kötü kullanımının dünyada ölümün ve sakatlığın önde gelen üçüncü sebebi olduğunu söylüyor.

Din, ahlak ile eş anlamlı olsa, Brezilya dünyada en bozulmamış ülke olur.

Dünyada insanın çok fazla alıp veremeyeceği tek şey sevgidir.

Cuzco, dünyada en çok ilgi çeken yerlerden birisi.

Biz dünyada yaşıyoruz.

Dünyada çok fazla zararlı böcek var.

Dünya yalan kardeşim, dünya yalan! Var mı yalan dünyada bakî kalan. Mal da yalan, mülk de yalan. Var biraz da sen oyalan.

Şeytanı bu dünyada aramak gerekli mi?

Şu dünyada istediğim şeylerden biri sevdiğim kadınla evlenmek.

Dünyada 4000'den fazla dil var.

Şimdi gerçek bir sevgi ve aşk var mı dünyada diye çok merak ediyorum.

Benim tek istediğim dünyada savaşların yaşanmaması ve insanların kültürlerinin paylaşılması ve saygı duyulması.

Dünyada şişmanlığın nadir olduğu tek bölge Afrika'da Sahra çölünün güney kısmıdır.

Dünyada pek çok ülke ve kültür var.

Ben kimim? Nereden geliyorum? Ölümden sonra hayat var mı? Dünyada yaşamın anlamı nedir?

Dünyada yedi binden fazla dil var.

Bu dünyada daimi tek şey değişimdir.

Endonezya dünyada yalnızca adalar üzerinde kurulu olan en büyük ülkedir.

Dünyada aşktan daha büyük bir gizem yoktur.

Dünyada barış istiyoruz.

Dünyada hiçbir şey bizi birbirimizden ayıramaz.

Dünyada sadece güzel insanlar yoktur.

Bu dünyada insan gibi davranmaya devam etmek zordur.

İnsanlar dünyada yaşar.

Su olmasa dünyada hiç kimse yaşayamaz.

Fransız bayrağı dünyada tek üç renkli bayrak değildir.

İran dünyada on sekizinci en büyük ülkedir.

Japonya'da öğrencilerin üniversitelere girmek için zor sınavlara girmeleri gerektiği tüm dünyada bilinmektedir.

Dünyada yapacak en zor şeylerden biri affetmektir.

Çirkin ve mutsuz bir dünyada, en zengin adam çirkinlik ve mutsuzluktan başka bir şey satın alamaz.

Eğer dünyada hiçbir şey yanlış olmasaydı, bize yapacak hiçbir şey olmayacaktı.

Elektriksiz bir dünyada yaşamayı hayal edemiyorum.

Dünyada kişisel çıkarlarını milli çıkarlardan önde tutan politikacılardan nefret ediyorum.

Dünyada politika çok kirli.

Dünyada devlet adamlarına yapılan süikastler dünya tarihini fazla etkilememiştir.

Dünyada sizin gibi etnik milliyetçiliği destekleyen insanları sevmiyorum.

Dünyada yaşayan her şey birbirine bağlıdır.

Dünyada birçok ergatif dil var ve Baskça da onlardan biri.

Emperyalizm ve etnik milliyetçilik dünyada barışın baş düşmanlarıdır.

Dünyada çok sayıda dil var ama seni ne kadar sevdiğimi ifade edebilecek hiçbir söz yok.

Dünyada en çok istediğim şey budur.

Dünyada olan her şeyi bilimle açıklayamazsın.

Dünyada bilimüstü şeyler de var.

Dünyada ne olursa olsun politikaya girmeyi düşünmüyorum.

Bu dünyada hiç mutlu olamadım, dünya benim için tam bir hayal kırıklığı.

Değişen dünyada değişen koşullara adapte olmak şart.

Dünyada Everest dağı kadar yüksek başka bir dağ yoktur.

Dünyada çok yalnız olduğumu unutma.

Büyük ihtimalle dünyada benim çok fazla zamanım yok.

Dünyada kaç tane ülke var.

Bir araştırmaya göre dünyada bir milyar insan yoksulluk çekiyor.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch