Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "dünyanın"

Lernen Sie, wie man dünyanın in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Everest Dağı dünyanın en yüksek zirvesidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Amazon, Nil'den sonraki dünyanın ikinci en uzun nehridir.
Translate from Türkisch to Englisch

Ukraynalı kızlar, dünyanın en güzel kızlarıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tufts, dünyanın en tehlikeli üniversitesidir.
Translate from Türkisch to Englisch

0.44 km²'lik Vatikan, dünyanın en küçük ülkesidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bombay, Hindistan'ın en çok nüfuslu, dünyanın ise ikinci en çok nüfuslu şehridir.
Translate from Türkisch to Englisch

Mısır piramitleri dünyanın yedi harikasından biridir.
Translate from Türkisch to Englisch

Dünyanın en mutlu erkeği benim.
Translate from Türkisch to Englisch

O, dünyanın dört bir yanını gezdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Kylie Minogue dünyanın, hatta köylülerin bile afroditidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Everest dağı dünyanın en yüksek zirvesidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Dünyanın her yerinde birçok insan barış istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

O, atmosferdeki karbon dioksit miktarlarının artmasından dolayı Dünyanın ısınmasını tanımlamak için kullanılan bir terimdir.
Translate from Türkisch to Englisch

Amerika kendisinin dünyanın en özgür ülkesi olduğunu sanıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Londra, dünyanın en büyük şehirleri arasındadır.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya'nın dünyanın en zengin ülkesi olduğu söyleniyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Filler, dünyanın en büyük kara hayvanlarıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Dünyanın kaynakları sınırlıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Cambridge dünyanın en ünlü üniversitesidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu çocuk dünyanın düz olduğuna inanmaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tokyo, bildiğiniz gibi,dünyanın finans merkezlerinden biridir.
Translate from Türkisch to Englisch

Dünyanın pek çok yerinde, herkesin ihtiyaçlarını karşılamak için yeterli yiyecek yoktur.
Translate from Türkisch to Englisch

Norveç'te yaşanan katliam ve son günlerde İngiltere'deki ayaklanma ve yağma, dünyanın içine sürüklendiği durum itibarı ile dehşet vericidir.
Translate from Türkisch to Englisch

O, dünyanın en büyük bilim adamlarından biri olarak kabul edilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom dünyanın en yakışıklı aktörüdür.
Translate from Türkisch to Englisch

Işık dünyanın etrafında bir saniyenin 7.5 katı hızında seyahat eder.
Translate from Türkisch to Englisch

Herkes dünyanın bir küre olduğunu kabul etti.
Translate from Türkisch to Englisch

" Dünyanın çevresinin iyiliği için söylüyorum," ama aslında o "Dünya üzerinde yaşayan insanların iyiliği için. "
Translate from Türkisch to Englisch

İnsanlar dünyanın her yerinde yaşıyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Sigorta bize içinde yaşadığımız dünyanın tamamen güvenli olmadığını hatırlatıyor; biz hastalanabiliriz ya da beklenmedik şeylerle karşılaşabiliriz.
Translate from Türkisch to Englisch

Peygamberler yüzyıllar boyunca dünyanın sonunu önceden tahmin etmiştir.
Translate from Türkisch to Englisch

İmparatora gelince, o dünyanın hükümdarıdır. Barbarlara gelince, onlar dünyanın uşaklarıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu dünyanın en süratli trenidir.
Translate from Türkisch to Englisch

New York dünyanın en meşgul kentidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bana göre, Avustralya, dünyanın en iyi ülkelerden biridir.
Translate from Türkisch to Englisch

Babam hava yoluyla dünyanın her yerine seyahat etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya dünyanın yüksek teknoloji endüstrisinin lideri.

Paris dünyanın en büyük şehirlerinden biri.

Paris bir şekilde, dünyanın merkezidir.

Huzurlu evlilik bu dünyanın cennetidir, çekişmeli evlilik bu dünyanın arafıdır.

Parayı ve teknolojiyi dünyanın bir tarafından diğerine taşımak yeterli değildir.

Her sabah dünyanın zirvesinde görünüyorsun.

Hepimizin bir dünyanın insanları olduğumuzu biliyoruz.

Paris dünyanın en güzel şehridir.

Bu onların dünyanın manyetik alanını kullanamadıklarından dolayı olabilir.

Dünyanın zirvesinde hissediyorum.

İngilizce dünyanın dilidir.

Birçok uydular dünyanın yörüngesinde döner.

Dünyanın ayı doğal bir uydudur.

Burç Halife şimdilik dünyanın en uzun gökdelenidir.

O, dünyanın etrafında bir yolculuk yaptı.

Esperanto dünyanın 120 ülkesinde konuşulur.

Dünyanın çivisi çıkmış.

Dünyanın yetenekli insanlara ihtiyacı var.

Onlar Dünyanın her yerinde yarıştılar.

Dünyanın her yerinde arkadaşları vardı.

Dünyanın birçok yerini görmedi.

Kolomb dünyanın düz olmadığını ispatladı.

Laika yedi günde Dünyanın etrafında tur attı.

Dünyanın her yerine seyahat etmek istiyorum.

O, Dünyanın yuvarlak olduğuna inanıyordu.

Dünyanın en uzun nehri hangisidir?

Dünyanın düz olduğuna inanıyorlardı.

Dünyanın en uzun nehri nedir?

Bir zamanlar insanlar dünyanın düz olduğuna inanırdı.

Saçma sapan müzik kanallarını takip edeceğine bir haber kanalı izle ve dünyanın farkına var.

Columbus dünyanın yuvarlak olduğunu savundu.

Pirinç Dünyanın birçok yerinde yetişir.

Columbus dünyanın yuvarlak olduğuna inanıyordu.

Ay ayda bir kez dünyanın etrafında döner.

Çin dünyanın önde gelen pirinç üreticisidir.

Pasifik dünyanın en büyük okyanusu.

Dünyanın en büyük hayvanat bahçesi Berlin, Almanya'da yer almaktadır.

Binlerce uydu dünyanın etrafında yörüngede döner.

Dünyanın öbür ucuna da gitsen peşinden geleceğimi bilmelisin.

İngilizcenin dünyanın en çok konuşulan dili olması bir sürpriz değil.

İngilizcesi "Ferris wheel" olan dünyanın ilk dönme dolabı Şikago'da yapıldı. Adını onu yapan George Washington Gale Ferris Jr.'dan almıştır.

Armonk, New York'ta bulunan IBM Şirketi dünyanın en büyük bilgisayar firmasıdır.

Dünyanın öbür ucuna kadar seni takip edeceğim.

Dünyanın en büyük şarkıcıları ve ünlü müzisyenlerinin çoğu şişmandır ya da en azından bariz şekilde tombuldur.

Paris bir bakıma dünyanın merkezidir.

Bu ülkenin yolları dünyanın en tehlikelisidir.

Askerler onu tutukladı, gözlerini bağladı, sonra onu araçlarının arkasına götürdüler ve askerlerden biri onun dizine nişan aldı ve onu vurdu. Bu sahne filme çekildi ve dünyanın her yerinden milyonlarca insan bunu gördü.

Dünyanın neresindeydim?

Bu adamın dünyanın en zengin adamı olduğu söylenir.

Çocukken ,ölürsem dünyanın hemen ortadan kaybolacağını düşündüm.Ne çocukça bir aldanma!Ben sadece dünyanın bensiz devam edip var olacağını kabullenemiyordum.

Bilim adamları dünyanın gıda teminini arttırmak için yeni yöntemler bulacaklar.

Dünyanın adaleti var mı?

Vatikan dünyanın en küçük ülkesidir.

Herkes dünyanın her yerini geziyor ve diller anlaşılıyor.

Dünyanın bana ihtiyacı yok.

Everest dünyanın en yüksek zirvesidir.

Bir günde dünyanın etrafını dolaşabilir misin?

Düşünce alanında, saçmalık ve sapkınlık dünyanın ustaları olarak kalır, ve onların hakimiyeti ancak kısa süreler için askıya alınır.

Rusya'daki Baykal Gölü dünyanın en derin gölüdür.

Yeni jet, dünyanın çevresini yirmi dört saatte dolaşıyor.

Dünyanın düz olduğu düşünülüyordu.

Her yıl Kyoto, dünyanın her tarafından binlerce ziyaretçi ağırlar.

Amerika Birleşik Devletleri, kendisini dünyanın en özgür ülkesi olarak hayal ediyor.

İtalya dünyanın en iyi sanat galerilerinden bazılarına sahip.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch