Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "düzenli"

Lernen Sie, wie man düzenli in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Hata düzenli olarak mı yoksa ara sıra mı meydana geliyor? Hata yeniden üretilebilir mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Oğlum henüz düzenli olarak katılımda bulunamıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Yetişkin Japon erkeklerinin yüzde altmışı düzenli olarak alkollü içecek içerler.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu yıl da, amatör müzisyenler için düzenlenen çok sayıda düzenli konserler var.
Translate from Türkisch to Englisch

Adaya düzenli bir tekne servisi yoktur.
Translate from Türkisch to Englisch

Ellerinizi düzenli olarak yıkama bazı hastalıklara yakalanmayı önlemek için iyi bir yoldur.
Translate from Türkisch to Englisch

Sıraya gir ve kapıya doğru düzenli olarak yürü.
Translate from Türkisch to Englisch

Düzenli bir nabzın var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom annesiyle birlikte düzenli olarak suşi yer.
Translate from Türkisch to Englisch

O düzenli bir işkolik.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom her şeyin düzenli olduğunu düşündü.
Translate from Türkisch to Englisch

Her şey düzenli görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Eğer senin düzenli desteğin olmasa, benim misyonum başarısızlıkla sonuçlanırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

O düzenli bir güzellik.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun nabız düzenli mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Düzenli olarak yemek zorundasın.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom size düzenli olarak haber verecektir.
Translate from Türkisch to Englisch

Derslerimi düzenli bir şekilde takip ettim.
Translate from Türkisch to Englisch

O her zaman temiz ve düzenli.
Translate from Türkisch to Englisch

Odanızı düzenli tutmalısınız.
Translate from Türkisch to Englisch

O, beni düzenli olarak ziyaret ederdi.
Translate from Türkisch to Englisch

O düzenli olarak piyano çalışması yapar.
Translate from Türkisch to Englisch

Volkan düzenli aralıklarla püskürür.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben düzenli olarak saat dokuzda yatmaya giderim.
Translate from Türkisch to Englisch

Nabzın düzenli atıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Âdetlerim düzenli.
Translate from Türkisch to Englisch

Düzenli egzersiz yapmaya inanıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Düzenli bir iş arıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir müddet beni düzenli olarak ziyaret etmek zorunda kalacaksın.
Translate from Türkisch to Englisch

Düzenli olarak herhangi bir ilaç alıyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch

Odasını her zaman temiz ve düzenli tutar.
Translate from Türkisch to Englisch

O sınıfta düzenli devam gereklidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom düzenli.
Translate from Türkisch to Englisch

Düzenli bir şekilde doğum kontrol hapı alan erkeklerin hamile kalmadıklarını biliyor muydun?
Translate from Türkisch to Englisch

Düzenli olarak doğum kontrol hapı kullanan erkeklerin hamile kalmadıklarını biliyor muydun?
Translate from Türkisch to Englisch

Profesyonel yazarların düzenli bir geliri yoktur.
Translate from Türkisch to Englisch

Düzensizden düzenli bir yaşama geçmek için çabalayacağım.
Translate from Türkisch to Englisch

Gerçekten düzenli.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom düzenli olarak çalışır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom her zaman odasını düzenli tutar.
Translate from Türkisch to Englisch

Öğrenciler derslere düzenli olarak katılmalıdırlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Kente düzenli otobüs servisi var mı?
Translate from Türkisch to Englisch

En iyisi düzenli olarak dişçiye gitmektir.
Translate from Türkisch to Englisch

Orada haftada bir defa düzenli olarak buluşuruz.
Translate from Türkisch to Englisch

Düzenli bir dairesi var.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu odayı temiz ve düzenli tutmanı istiyorum.

Dişlerinde çok nadir sorunların olmasının nedeni, düzenli bir şekilde dişçiye gitmesidir.

Tom çok düzenli değil.

Kızım bir oğlanla düzenli olarak çıkıyor.

Beni düzenli olarak ziyaret etti.

Düzenli olarak makale yazıyorum.

Tom düzenli, değil mi?

Tom asla düzenli değildi.

O düzenli olarak beni ziyaret ederdi.

Tom düzenli görünüyor.

Kağıtlarınız düzenli görünüyor.

Hemşireler yatak yaralarını önlemek için düzenli olarak hastayı çevirdi.

Düzenli bir hayat sürdürmenin çok iyi olduğunu düşünüyorum.

Her şey düzenli mi?

"Odan düzenli olduğunda eşyanı bulmak daha kolay değil mi?" "Umurumda değil. Odamı temizlemek istemiyorum."

Odan düzenli olduğunda eşyanı bulmak daha kolay değil mi?

Tom odasını düzenli tutar.

Tom düzenli değildir.

Tom her zaman temiz ve düzenli.

Odanı düzenli tutmalısın.

Tom oldukça düzenli, değil mi?

Tom çok düzenli, değil mi?

Kan dolaşımı düzenli değil.

Futbol kulübünün düzenli bir üyesiydi.

Maliye Bakanının bütçe sunuş konuşması, kendi partisindekilerin "Bravo!" sesleriyle düzenli olarak bölündü.

Odan her zaman çok düzenli.

Tom genellikle oldukça düzenli.

Düzenli olarak haberleşiyoruz.

Düzenli olarak piyano çalmalısın.

O Avustralya'ya taşınana kadar yarı düzenli aralıklarla buluştuk.

Sen düzenli misin?

"Özel kuvvetler düzenli birliklerin yapmayacağı birçok şeyi yapabilir" "İşkence gibi mi?" Bu soruya cevap vermeyeceğim."

Tom düzenli bir kan vericisi.

Tom düzenli bir kan bağışçısı.

Yazılımınızın düzenli aralıklarla güncellenmesi gerek.

Düzenli misin?

Biz bunu düzenli olarak kullanırız.

Tom'un düzenli olduğunu düşünüyorum.

Her şey düzenli.

Sanırım Tom düzenli.

Her şey düzenli olmalı.

Firma, işçilerine üniformalarını sağlıyor ama onların düzenli olarak temizlenmesini bekliyor.

Sizin tavsiyeniz üzerine davranarak, daha düzenli egzersiz yapmaya karar verdim.

Arabana düzenli bakım yapmalısın.

Gerçek biraz farklı olmasına rağmen düzenli görünmede çok iyiyim.

Yarın bu zamana kadar her şeyi düzenli istiyorum.

Tom çok düzenli bir şekilde yazar, değil mi?

Tom'un daha düzenli olması gerekiyor.

Tom çok düzenli değil, değil mi?

Odanı temiz ve düzenli tut.

Ailemizde kiliseye düzenli olarak katılan tek kişi Tom'dur.

Ben sağlıklı kalmak için düzenli olarak spor yaparım.

Ben kararlı, düzenli ve sorumlu bir kişiyim.

O düzenli yemek yemiyor. Ben onun hasta olduğunu düşünüyorum.

Tom her akşam düzenli olarak beni arıyor.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch