Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "düzine"

Lernen Sie, wie man düzine in einem Türkisch Satz verwendet. Über 74 handverlesene Beispiele.

İki düzine kalem satın aldım.
Translate from Türkisch to Englisch

Kalemler düzine olarak satılır.
Translate from Türkisch to Englisch

Yaklaşık bir düzine ağaç kısa sürede dikilmişti.
Translate from Türkisch to Englisch

Yarım düzine yumurta aldım.
Translate from Türkisch to Englisch

O, iki düzine yumurta satın aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary Tom'un partisi için üç düzine kurabiye pişirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Lütfen bana bir düzine krem ponponu verin.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir düzine krem ponponu istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Listeye bir düzine yumurtayı ekle.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom tek başına bir düzine çöreğin hepsini yedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir düzine yumurta kaynattı.
Translate from Türkisch to Englisch

O bir düzine yumurta aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, bir düzine yumurta satın aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary'nin bir düzine yumurtaya ihtiyacı vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz yumurtaları düzine ile alırız.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir düzine kremalı pasta istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Yumurtalar düzine ile satılırlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Elmalar düzine ile satılırlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Kurşun kalemler düzine ile satılırlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Bugün bir düzine kurşun kalem aldım.
Translate from Türkisch to Englisch

Kaç düzine kurşun kalemin var?
Translate from Türkisch to Englisch

Davada bir düzine şüpheli vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom işten eve giderken bir düzine yumurta almamı rica etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Bunları düzine ile ısmarlarsan daha ucuz.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom üç düzine kurabiye pişirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Yarım düzine yumurtamız var.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir düzine pamuklu beyaz mendil alacağım.
Translate from Türkisch to Englisch

Acaba yumurtalar neden düzine olarak satılıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir düzine muz satın almak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

O muzlardan bir düzine satın almak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Kurşun kalemler düzine halinde satılıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir düzine elma aldım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir düzine yumurtaya ihtiyacı olduğunu söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir litre süt alın ve yumurta varsa bir düzine yumurta.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'nin partisi için üç düzine kurabiye pişirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Parti için bir düzine şarap kadehi ve meyve suyu için iki düzine bardak aldım.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir düzine yumurta satın almak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir düzine tatlı almak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir düzine çörek almak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bana bir düzine portakal ver.
Translate from Türkisch to Englisch

Sadece üç düzine kurabiye yaptım.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir düzine kaşık ve iki düzine kaşık aldım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ayrıca bir düzine yumurta satın aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Amerika'da, biz genellikle yumurtayı düzine ile alırız.
Translate from Türkisch to Englisch

O bana yarım düzine keten mendil verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Ders kitabında her bölüm yaklaşık bir düzine anlama soruları tarafından takip edilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary bir düzine yumurta istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben Paskalya pazar gününde tam anlamıyla bir düzine yumurta yedim.

Bir litre süt ve bir düzine yumurta, lütfen.

Bir düzine insan, istasyonun karşısında toplandı.

Tom bir düzine yumurta satın aldı.

Bir düzine yumurta almayı bitirdim.

Onların her birinin yarım düzine torunları var ama Mary'nin sadece erkek torunları varken Tom'un daha fazla kız torunları var.

Tom bir düzine çörek aldı.

Tom üç düzine yumurta satın aldı.

Tom üç düzine yumurta aldı.

Sana onu yapmamanı bir düzine kez söyledim.

Fadıl o gece yaklaşık bir düzine telefon görüşmesi yaptı.

Yaklaşık bir düzine kişi katıldı.

Tom dün gece yaklaşık bir düzine telefon görüşmesi yaptı.

Ben de bir düzine yumurta satın aldım.

Bir düzine yumurta ve bir somun ekmek aldım.

Her yıl Avusturya Alp'lerinde birkaç düzine dağcı ölmektedir.

Bir düzine yumurtaya ihtiyacım vardı.

Tom, Sevgililer Günü'nde Mary'ye bir düzine gül gönderdi.

Yaşlı adam bir düzine büyük krep sindirmeye çalışırken öldü.

Tom bir düzine yumurta almak için mağazaya girerken Mary'yi arabada bıraktı.

Bir düzine yumurta istiyorum.

Michelle yaklaşık iki düzine ameliyata, kapsamlı terapi ve iyileşmeye katlandı.

Michelle yaklaşık iki düzine ameliyat, kapsamlı tedavi ve iyileşme sürecinden geçmişti.

Bir düzine yumurtaya ihtiyacım var.

Ali'yi geçen marketten çıkarken gördüm. Ellerinde bir düzine torbayla nevaleyi düzmüştü.

Vladimir çantada bir düzine çörek buldu.

Dün bir Türkçe film izledim. Yarım düzine kelime anladım. Bu bir ilerleme. Dili öğrenmeye başlamadan önce kesinlikle hiçbir şey anlamıyordum.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch