Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "dış"

Lernen Sie, wie man dış in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Japonya'nın dış yardımları yurttaki ekonomik yavaşlamadan dolayı kısmen azalıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Ülke, dış ticaret açığını telafi etmek için çok çabalıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

O politikacı iç ve dış koşullarda deneyimlidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Hükümet, dış politikasında değişiklikler yapmak zorunda kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom alaycı bir tutumun dış görünüşünün altında kendi güvenlik açığını tespit etti.
Translate from Türkisch to Englisch

O yirmi yıldır dış ticaretle uğraşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

O dış ticaretle ilgileniyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya dış ticarete bağlıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Dış tavsiye gerekli olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

İnsanı dış görünüşüne göre yargılamayın.
Translate from Türkisch to Englisch

Kazanmanın bir dış şansı vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Fakat bir takım dış etkenler bizleri muvaffakiyetsizleştirebilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Dış ticarete kısıtlama koymamalıyız.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir insanı dış görünüşüyle yargılama.
Translate from Türkisch to Englisch

Ne yaparsak yapalım, iyi insanları kötü insanlardan dış görünüşlerine bakarak ayırmak imkansızdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Meclis dış yardım bütçesini kesti.
Translate from Türkisch to Englisch

Dış ilişkiler hakkında çok şey bilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Babam dış ticaretle uğraşır.
Translate from Türkisch to Englisch

Dış politikadan anlıyor gibi görünüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Ayrıca güçlü bir dış politika sözü verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Kalenin dış tarafı beyaza boyandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Kissinger dış ilişkiler konusunda bir uzmandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Dış görünüşte bir sümsük gibi görünüyor. Fakat özünde onu zorlu bir delege yapan sağlam bir iradesi var.
Translate from Türkisch to Englisch

Dış görünüşe göre yargılamamalısın.
Translate from Türkisch to Englisch

Hükümet dış politikasını değiştirmek zorunda kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Dış görünüşlere aldanma.
Translate from Türkisch to Englisch

Dış görünüşlere aldanmayın.
Translate from Türkisch to Englisch

Dış uzayda yaşam var mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Kaynama noktası dış basınca bağlıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Dün camın üzerinden sürmüştüm, ama sadece dış lastiğim hasar gördü.
Translate from Türkisch to Englisch

Dış görünüşe önem verme.
Translate from Türkisch to Englisch

Dış görünüşe bakılırsa, hiçbir şey daha makul olamazdı.
Translate from Türkisch to Englisch

İnsanları dış görünüşüyle yargılamamalısınız.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir insanı dış görünüşüne göre yargılayamazsınız.
Translate from Türkisch to Englisch

Fırtınalar boyanın dış tabakasını aşındırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim evim kentin dış mahallelerinde.
Translate from Türkisch to Englisch

Dış kapının dış mandalı olmak istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Kadınların yüzü giysilerini çıkardıklarında çoğunlukla daha güzeldir, zira onlar o zaman dış görünüşleri hakkında düşünmekten vazgeçerler.
Translate from Türkisch to Englisch

İnsanları dış görünüşüyle yargılamayın.
Translate from Türkisch to Englisch

İnsanları dış görünüşlerine göre değerlendirmemelisiniz.
Translate from Türkisch to Englisch

Üzerindeki boya özellikle dış kısmında yavaş yavaş döküldüğünden, kış gelmeden pencereleri boyatacağım.
Translate from Türkisch to Englisch

Duvarın iç kısmı beyaz, dış kısmı ise yeşil renkte.

Kulağın dış tarafı kıkırdaktan yapılmıştır.

Yazar, Amerikan dış politikasının ateşli bir eleştirmenidir.

Benim evim kentin dış mahallelerindedir.

İç ve dış gezegenler arasında bir asteroit kuşağı vardır.

Babam yıllardır dış ticaretle meşgul.

Konuşma dış düşünce ve düşünce iç konuşmadır.

İnsanları dış görünüşleriyle yargılamamalı.

Dış görünüşler aldatır.

Serebral korteks beynin dış katmanıdır.

Irak işgali, bir Amerikan başkanı tarafından alınan en kötü dış politika kararıydı.

Egzosfer atmosferimizin en dış tabakasıdır.

Ekzosfer atmosferimizin en dış tabakasıdır.

Bu telefonla dış arama yapabilir miyim?

Ülkenin dış ticareti tamamen bu limana bağlıdır.

Tıbbi gelişmelere karşın dış gebelik, dünya çapındaki anne ölümlerinin önemli bir nedeni olmaya devam etmektedir.

Güneş sistemimizdeki gezegenler iç gezegenler ve dış gezegenler olarak sınıflandırılır.

Duvar dış tarafta beyaz ve içeride yeşil.

Şimdiye kadar kaç tane dış gezegen keşfedildi?

Bilim adamları dış gezegenleri nasıl tespit ediyor?

Gökbilimciler dış gezegenleri nasıl tespit ediyor?

İnsan hakları, dış politikamızın ruhudur.

Fadıl'ın görevi onu dış dünyadan uzak tuttu.

Amerika'nın dış borcu 500 milyar doları aştı.

Bu organizma dış uzayda hayatta kalabilir.

Bütçenin % 1'inden azı dış yardım harcanmaktadır.

Tom kentin dış mahallelerinde oturuyor.

Tom dış ilişkileri anlıyor.

Bu dış turizmi etkileyecek mi?

İnsanlığın geleceği dış uzaydır.

Dış uzaya gitmek ister misiniz?

Milyoner dış dünyadan tamamen tecrit edildi.

Dış ilişkilerde bir kariyerle ilgileniyorsun, değil mi?

Güzel insanları severim. Dış görünümleri ise bu arada beni hiç ilgilendirmez

Sami'nin cesedinde hiçbir görünür dış travma işareti yoktu.

Pioneer 10, Mars ve Jüpiter arasındaki asteroid kuşağına giren ve güneş sisteminin dış bölgelerine yolculuk eden ilk uzay aracıydı.

Bizim Tom da şu hep dış güzelliği peşinde koşan tiplerden.

Tom dış güzelliği peşinde olanlardandır.

Dış görünüşümün güzel olmasını istiyorum.

Ali'nin dış yan bağlarında ödem tespit edildi.

Yıldızspor'un dış saha karnesi zayıf.

Dış gezegenler büyük, halkalı ve gaz dolu kürelerdir ve Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün'ü içine alır.

Tom'un dış görünüşü felaket.

Biri, dış görünüşü ve uygarca girişimlerle İngiliz desteğini istemeye ve sağlamaya yönelen niteliği idi.

Beliren ulusal savaşın tek amacı yurdu dış saldırıdan kurtarmak olduğu halde bu savaşın, başarıya ulaştıkça, ulusal iradeye dayanan yönetimin bütün ilkelerini ve şekillerini evre evre bugünkü döneme değin gerçekleştirmesi olağan ve kaçınılmaz bir tarih akışı idi.

Dış tehlikenin yakın etkileri karşısında üzüntü duyanlar arasında ise, geleneklerine, düşünme yeteneklerine, ruhsal durumlarına uymayan olası değişikliklerden ürkeceklerin ilk anda direnmelerine yol açabilirdi.

Dış mihrakların oyununa gelmeyin.

Bu nedenle cesaretimizi yitirmeyiz. Her ne kadar dış varlığımız harap oluyorsa da, iç varlığımız günden güne yenileniyor. Çünkü geçici, hafif sıkıntılarımız bize, ağırlıkta hiçbir şeyle karşılaştırılamayacak kadar büyük, sonsuz bir yücelik kazandırmaktadır. Gözlerimizi görünen şeylere değil, görünmeyenlere çeviriyoruz. Çünkü görünenler geçicidir, görünmeyenlerse sonsuza dek kalıcıdır.

Ben dış kapının mandalı mıyım?

Ben dış kapının dış mandalı mıyım?

Buteflika, Cezayir ekonomisini dış yatırıma açtı.

Tom dış kapının dış mandalı.

Cezayir hem iç hem de dış tehditlere sahiptir.

Cezayir'in hem iç hem de dış tehditleri vardır.

Ali dış görünüşü güzel ama kalbi kötü biri.

İç güzellik, dış güzellikten daha önemlidir.

Tom'a ömürlük yuva arıyoruz. Üç aylık. Kuru mama yiyor. Kum eğitimi var. Tırmalama ve ısırma huyu yok. İç-dış paraziti yapıldı. Aşıları tam. 10 yaşından küçük çocuğu olmayan, daha önce kedi bakmış, güvenilir birilerine takip şartıyla ücretsiz sahiplendirilecektir.

Esas olan dış görünüş değildir.

Milli hassasiyetlerimizi tahriş, milli haklarımızı taciz, milli haysiyetimizi tahrip etmek için sürekli tertip ve tezgâh kurgulayan iç ve dış odaklar ülkemizi köşeye sıkıştırmak amacıyla menfi ve menfur operasyonlarını devamlı güncellemektedir.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch