Lernen Sie, wie man dalga in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Dalga geçiyorsun!
Translate from Türkisch to Englisch
Benimle dalga mı geçiyorsun yoksa ne? Senin konuşmayı kesmeni ve dersi takip etmeni üç kere istedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Benimle dalga mı geçiyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
O bir kısa dalga radyo istasyonu dinliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Benimle dalga mı geçiyorsun?!
Translate from Türkisch to Englisch
Kamusal alanda onunla dalga geçmek iyi değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Dalga mı geçiyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Dalga geçmeyin.
Translate from Türkisch to Englisch
O sadece seninle dalga geçiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O, iş yerinde dalga geçtiği için kovuldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin aksanıyla dalga geçti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bazı insanlar durumumla dalga geçtiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Büyük bir dalga adamı bottan attı.
Translate from Türkisch to Englisch
Dalga geçiyor olmalısın!
Translate from Türkisch to Englisch
Yeni bir mikro dalga fırın almamızın zamanı geldi de geçti.
Translate from Türkisch to Englisch
Benimle dalga geçme.
Translate from Türkisch to Englisch
Onunla dalga geçmemelisin.
Translate from Türkisch to Englisch
Dalga geçmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Benimle dalga geçme!
Translate from Türkisch to Englisch
Benimle dalga geçiyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar onunla dalga geçti.
Translate from Türkisch to Englisch
Dalga geçiyorsun, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Kimseyle dalga geçilmeyecek. Bu bir emirdir!
Translate from Türkisch to Englisch
Kimseyle dalga geçilmediği gün ben mutlu, huzurlu ve performanslı olurum.
Translate from Türkisch to Englisch
Böyle söylemek zekamla dalga geçmektir.
Translate from Türkisch to Englisch
Benimle daha fazla dalga geçmeyin.
Translate from Türkisch to Englisch
Benimle dalga geçen kız nasıl yüzüme bakar?
Translate from Türkisch to Englisch
Benimle dalga geçmeniz de hoş değildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Dalga geçme.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom dalga mı geçiyor?
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar dalga geçmiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom dalga geçmiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Hepiniz benimle dalga geçtiniz.
Translate from Türkisch to Englisch
İş arkadaşlarınla dalga geçmen hoş değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un aksanıyla dalga geçtim.
Translate from Türkisch to Englisch
Benimle dalga geçmeyi bırak.
Translate from Türkisch to Englisch
Benimle dalga geçmeye devam etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Büyük bir dalga kanoyu devirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kıyafetlerimle çok dalga geçtiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un morali bozuktu çünkü Mary onun saç sitiliyle dalga geçti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom benimle dalga geçti.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsanlarla dalga geçme!
Translate from Türkisch to Englisch
Dalga geçiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Şempazelerin görünümüyle dalga geçtiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom onun hakkında dalga geçmiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary ile her zaman dalga geçiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Onunla dalga geçmiyordum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ya benimle dalga geçiyorsun ya da benimle alay ediyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'la dalga geçmeye gidelim.
Translate from Türkisch to Englisch
Benimle dalga geçiyor olmalısın.
Translate from Türkisch to Englisch
Dalga geçtiğimi mi düşünüyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Dev dalga Kanoyu sular altında bıraktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom seninle dalga geçiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben sadece seninle dalga geçiyorum.
Muhtemelen dalga geçiyorsunuz.
Onunla dalga geçme.
Onlar dalga geçiyor.
Onlar seninle sadece dalga geçiyorlar.
Tom sadece dalga geçiyor.
Tom'la dalga geçmeyeceğim.
Sadece dalga geçiyorum.
Bir öğretmen hata yapan bir öğrencisiyle asla dalga geçmemeli.
Tom dalga geçiyor gibi görünmüyordu.
Şivemle dalga geçti.
İnsanlar benimle dalga geçtiğinde bundan hoşlanmıyorum.
Dalga geçiyorsun, değil mi? O doğru olamaz.
Sadece seninle dalga geçiyorum.
Tom, Mary'yle dalga geçiyordu.
Dalga geçtiğinizi söyleyin!
Seninle dalga geçmiyorum.
Tom, Mary'yle dalga geçmeye başladı.
Dalga geçtiğim falan yok.
Fransızlar Belçikalılarla dalga geçmeyi sever.
Onlar dalga geçmiyor.
Ben ciddi konuşuyorken benimle dalga geçme.
Benimle dalga geçiyorsun, değil mi?
Bana öyle geliyor ki sen benimle dalga geçiyorsun.
"Benimle dalga mı geçiyorsun?" "Hayır, geçmiyorum."
Ben onunla dalga geçiyorum.
Tom Mary'nin dalga geçtiğini düşündü.
Biri benimle dalga geçiyor.
Işığın dalga boyu nedir?
Sadece dalga geçtiğini düşündüm.
Onlar kimle dalga geçtiklerini sanıyor?
Birbirimizle dalga geçmeyelim.
Ben kimle dalga geçiyorum?
Tom'un benimle dalga geçtiğini düşündüm.
O seninle dalga geçiyor.
Sınıf arkadaşları onunla dalga geçtiler.
Mary, Tom'un gömleğiyle dalga geçti.
Onlar elbiselerimle dalga geçtiler.
O benimle dalga geçmek istiyor.
Işık, dalga mı yoksa parçacık mı?
Benimle dalga geçme, bana doğruyu söyle.
Onlar benim aksanımla dalga geçtiler.
Sen sadece benimle dalga geçiyorsun.
O benimle dalga geçti.
Tom Mary'nin onunla dalga geçtiğini düşündü.
Ben senin dalga geçtiğini düşündüm.
Aniden büyük bir dalga geldi ve tekne kayboldu.