Lernen Sie, wie man damla in einem Türkisch Satz verwendet. Über 48 handverlesene Beispiele.
Ne kadar acele edersen et, çaban sadece kovada bir damla.
Translate from Türkisch to Englisch
Bardağı taşıran son damla.
Translate from Türkisch to Englisch
Bizim iki hafta boyunca tek bir damla yağmurumuz olmadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu, bardağı taşıran son damla!
Translate from Türkisch to Englisch
Bir aydır bir damla yağmur düşmedi. Bu yüzden bir kuyu kazmak zorunda kaldılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu bardağı taşıran son damla.
Translate from Türkisch to Englisch
Alnından bir damla ter aktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Şakağının kenarından bir damla ter aktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sırtından bir damla ter aktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Boynundan bir damla ter aktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun böğründen bir damla ter aktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Burnundan bir damla ter aktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Şakağından bir damla ter aktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Yanağından bir damla ter aktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un yüzünden bir damla ter aktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un sırtından bir damla ter aktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç bir damla alkol almadım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir damla su yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir damla zehir 160 insanı öldürmeye yeter.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu, okyanusta sadece bir damla.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun boynundan bir damla kan aktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Koyun damla hastalığından ölüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
İki haftadır tek bir damla yağmur yağmadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Her damla önemli.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu, bardağı taşıran son damla.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir damla yağmur hissettim.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece birkaç damla yağmur düştü.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu, bardağı taşıran son damla oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Mutlak bir sessizlik oldu. Bir damla düşse duyulurdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun kahvesine bir damla aşk iksiri damlattı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bildiğimiz bir damla, bilmediğimiz bir okyanus.
Translate from Türkisch to Englisch
Kontakt lenslerim gözlerimi kurutuyor. Damla mı kullanmam gerekiyor?
Translate from Türkisch to Englisch
Hayatımda bir damla bile içmedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir damla bile gözyaşı dökmeyeceğim.
Translate from Türkisch to Englisch
Uluslararası bir ticaret yasağı, o ülkenin ekonomisi için bardağı taşıran son damla olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
İki damla gözyaşı onun yanaklarından aşağıya düştü.
Translate from Türkisch to Englisch
Elbisemdeki gözyaşını gördüğümde bir damla gözyaşı döktüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir sürahi damla damla doldurur.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom tavana baktığında gözüne bir damla su düştü.
Translate from Türkisch to Englisch
Tamam, sadece bir damla.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir damla sudan bir mantıkçı bir Atlantik veya bir Niagara'yı tahmin edebilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir damla bir damla daha iki damla etmez, daha büyük bir damla eder.
Translate from Türkisch to Englisch
İki haftadır bir damla bile yağmur yağmadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kuş kafesim artık boş, çeşmede bir damla su yok.
Translate from Türkisch to Englisch
İki haftadır tek damla yağmur yağdığını görmedik.
Translate from Türkisch to Englisch
Bazen yaptığımız şeyin denizde bir damla olduğunu hissederiz ama bir damlası eksilse deniz daha az olurdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir damla gözyaşını tutmak, bin gözyaşı dökmekten daha zor.
Çiy örümcek ağı üzerinde gümüşten bir damla gibi parıldıyor.