Lernen Sie, wie man dan in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Lisa Lillien, Dan Schneider ile evlidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Dan ve Andrei'yi gördüm.
Translate from Türkisch to Englisch
1990'dan beri, on bir bayan öğrenci ödülü aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
1990'dan beri on bir kız öğrenci ödül aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Marketler ve süpermarketler, 2009'dan beri ilaç satabiliyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Avrupalı emperyalist güçlere karşı yapılan Türk İstiklal Savaşı 1919'dan 1923'e kadar devam etti.
Translate from Türkisch to Englisch
George 70 kg dan daha az gelmez.
Translate from Türkisch to Englisch
Kapıyı açtığında TV dan başka açık bir şeyi yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch
Dan ve Andrei'yi görüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Yağmur dan dolayı evde kaldım.
Translate from Türkisch to Englisch
Treniniz platform 10'dan kalkar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom 2.30'dan önce geri dönmeli.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom muhtemelen 2.30'dan önce varacaktır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom 2.30'dan önce odasını temizlemeli.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen 2.30'dan önce Tom'un beni aramasını rica et.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'ye 2.30'dan önce ayrılmak zorunda olduğunu söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom onun 2.30'dan sonra zaten hazır olduğunu bilmiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Pazar hariç her gün akşam 10:00' dan sonra eve gelir.
Translate from Türkisch to Englisch
Dedem iyi şogi oynar. Seviyesi dördüncü dan ve amatör.
Translate from Türkisch to Englisch
Dan yeni bir bilgisayar satın aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Dan altıda Julie için geldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Dan genellikle annesi tarafından azarlanır.
Translate from Türkisch to Englisch
Lisa Lillien, Dan Schneider ile evli.
Translate from Türkisch to Englisch
1990'dan beri burada yaşamaktayım.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar 1989'dan beri buradalar.
Translate from Türkisch to Englisch
1990'dan beri onu tanıyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch
Saat 10'dan sonra beni arama.
Translate from Türkisch to Englisch
Amazon.com.'dan bir kitap sipariş ettim.
Translate from Türkisch to Englisch
10 dan 6 çıkarsa ne kalır?
Translate from Türkisch to Englisch
9:00'dan sonra aramak daha ucuz mudur?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom 7:30 dan önce kahvaltıyı bitirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
1960'dan beri bu kasabada yaşıyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
8:30'dan önce okula varmalısın.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun yıllık geliri 100.000$'dan fazladır.
Translate from Türkisch to Englisch
Dan için bir kravat aldım, Elena için bir şal alacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Johano'yu 1976'dan beri tanırım.
Translate from Türkisch to Englisch
İngilizcesi "Ferris wheel" olan dünyanın ilk dönme dolabı Şikago'da yapıldı. Adını onu yapan George Washington Gale Ferris Jr.'dan almıştır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu mağaza saat 9'dan 6'ya kadar açıktır.
Translate from Türkisch to Englisch
2.30'dan beri Tom'u bekliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiçbir ziyaretçi akşam 9:00'dan sonra hastanede kalamaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Metro ücretleri, 1 Nisan 1999'dan itibaren artırılacaktır.
Translate from Türkisch to Englisch
2.30'dan sonra burada olmayacağız.
Translate from Türkisch to Englisch
2:30'dan beri ayaktayım.
Translate from Türkisch to Englisch
2:30'dan beri buradayım.
Translate from Türkisch to Englisch
8:30'dan 2:30'a kadar Tom'laydım.
Translate from Türkisch to Englisch
2.30'dan önce bilmem gerekiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
2.30'dan biraz sonra oradan ayrıldım.
Tom 2.30'dan az sonra buraya geldi.
Tom 2.30'dan önce yazılmış raporu almak için çok çalışıyor.
Tom hemen hemen her zaman 5.30'dan önce okuldan eve gelir.
2.30'dan önce hiç kimsenin gelmesini beklemiyorum.
Tom 2.30'dan beri içki içiyor ve daha şimdiden biraz sarhoş.
Bu sabah 2.30'dan beri yoldayım.
Saat 9'dan önce geri gelmelisin.
Boston'a muhtemelen 2:30'dan önce varacağız.
Saat 10'dan önce eve gel.
Saat 10'dan önce beni kaldırma.
Tom asla saat 2:30'dan önce buraya gelmez.
10'dan 4'ü çıkarırsan 6'yı elde edersin.
O, 2006'dan beri Ankara'da yaşıyor.
Tom 6:30'dan önce kalkardı.
Tom 2.30'dan önce işi bitirmeyi başardı.
Bunu 2.30'dan önce bitirebileceğimizi umuyorum.
Bunu 2.30'dan önce bitiremeyeceğiz.
"Bak, yangın!" diye Dan haykırdı.
Tom akşam 10.00'dan sonra Mary'nin piyano çalmasına hiç izin vermedi.
Tom bu sabah 6.30'dan beri ayakta.
Tom 2.30'dan hemen sonra ayrıldı.
Tom 2.30'dan biraz daha sonra geldi.
John ve Mary birbirlerini 1976'dan beri bilir.
Lütfen 2.30'dan önce gel.
Akşam 10'dan önce eve gel.
1976'dan beri John'u tanıyorum.
Tom 2.30'dan beri uyanık.
Tom 2.30'dan beri burada.
1990'dan beri metan salımları %11 oranında azalmıştır.
2006'dan beri Karadağ tekrar bağımsız bir devlet.
Her iki bacağımı kırdığım dan beri koltuk değneği kullanıyorum.
Genellikle 6.30'dan önce yerim.
"2009'dan beri birbirimizi görmedik." "O kadar uzun zaman oldu mu?"
Dan beni de sevmiyor.
Dan diktatör olmak istiyor.
Dan onu sevmediğimi biliyor.
Dan bana artık zorbalık etmeyecek.
Dan bana aylardır zorbalık ediyor.
Dan senin gibi sokak zorbalarını sevmiyor.
Dan altı dil konuşabilip en az diğer on ikisini de anlayabiliyor.
Dan bir dilbilimci ve çevirmendir.
Dan kendi cümlelerini çevirmeyi tercih ediyor.
Dan işinden gayet gururlu.
Dan işinden oldukça gururlu.
Dan benden de hoşlanmaz.
Dan parasını bugün istiyor.
Dan rehineleri kurtarma işinde başarısız oldu.
Dan Linda'yı sorundan kurtarmak istedi.
2.30'dan önce onu yapmak için hâlâ zamanın var.
Dan okuldan atıldı.
Dan Linda'yı erzak çalmakla suçladı.
Dan kilisede Linda'ya rastladı.
Dan kilisede Linda'yla karşılaştı.