Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "davranış"

Lernen Sie, wie man davranış in einem Türkisch Satz verwendet. Über 67 handverlesene Beispiele.

Ne adi bir davranış!
Translate from Türkisch to Englisch

Ne iğrenç davranış!
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'nin davranış şeklini onaylamıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'nin davranış biçimini kesinlikle onaylamadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un davranış şekli ile ilgili çok sayıda şikâyetler olmuştur.
Translate from Türkisch to Englisch

Yeni davranış kurallarını ihlâl etmekten yakalanan gençler seyahat özgürlüğü haklarını kaybedecekler, ve bu hakkı geri almak için parasız toplum işini tamamlamak zorunda kalacaklar.
Translate from Türkisch to Englisch

Bana onun her zaman davranış tarzı budur.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu tür bir davranış için hiçbir gerekçe yoktur.
Translate from Türkisch to Englisch

O cesur görünüyor fakat o sadece bir davranış.
Translate from Türkisch to Englisch

Onların ona davranış tarzı hakkında söylendi.
Translate from Türkisch to Englisch

Böylesine bir davranış için aşağılamaktan başka hiçbir şey hissetmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

O mükemmel bir davranış sergiledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un son zamanlardaki davranış tarzı hakkında ne düşünüyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch

Yemek sırasında konuşmak iyi bir davranış değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Etik, davranış kuralları anlamına gelir.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary, Tom'un davranış ve iş alışkanlıklarındaki belirgin değişimi fark etmişti.
Translate from Türkisch to Englisch

Seçtiğimiz davranış, insanlarla ilişkilerimizi olumlu veya olumsuz yönde etkiler.
Translate from Türkisch to Englisch

Bunlar atalarımızın davranış kurallarıydı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'dan daha iyi bir davranış beklenemezdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bana teşekkür etmen gereken yerde bana davranış tarzına bak.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu davranış şekli tamamen psikolojik.
Translate from Türkisch to Englisch

Böyle bir davranış bir kazaya neden olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Böyle bir davranış size yakışmaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu adil bir davranış değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Sokulgan davranış gerçekten can sıkıcı olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

O, adi davranış sergiledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu tür bir davranış kabul edilmez.
Translate from Türkisch to Englisch

O tür davranış sadece kabul edilebilir değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Herkesin önünde birinin eşini öpmek bazı ülkelerde normal bir davranış olarak düşünülmektedir.
Translate from Türkisch to Englisch

Ulu orta birinin eşini öpmesi, bazı ülkelerde normal bir davranış olarak görülür.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu normal bir davranış mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Birçok kişi bilgisayar korsanlarının davranış tavrını anlayamıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom davranış şekli beni öfkelendiriyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun bir davranış sorunu var.
Translate from Türkisch to Englisch

Yalan söylemek iyi davranış değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

O mantıklı davranış mı?
Translate from Türkisch to Englisch

O tür davranış kabul edilemez.
Translate from Türkisch to Englisch

Davranış biçimin hoşuma gitmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

O muhabirlerine sosyal davranış ipuçları verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Hikayen sadece kötü davranış hakkında benim şüphelerimi doğruluyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Davranış vaazın en yüksek biçimidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Böyle bir davranış şüpheye neden olacaktır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kasıtlı bir davranış değildi.

Dün geceki davranış şeklimden dolayı özür dilerim.

Kuzuları kurtlara emanet etmek akıllıca bir davranış değildir.

Fadıl ve Leyla farklı davranış sergiledi.

Tom'un bir şiddetli davranış öyküsü var.

Bu çirkin bir davranış.

Düzenin bozucu davranış nedeniyle okuldan uzaklaştırıldım.

Agresif bir davranış olarak kabul edilir.

Leyla garip bir davranış sergiledi.

Sessiz bir davranış, heybetli bir konuşmadan daha değerlidir.

Tom'un Mary'ye davranış biçimini beğenmiyorum.

Çok medenice bir davranış.

İnsanlara dik dik bakmak hoş bir davranış değildir.

Tom'un davranış şekliyle ilgili her zaman bir sorun yaşadım.

Psikologlara göre bu bir davranış bozukluğu.

Yüksek sesle güldü ki, bu davranış uygunsuz görünmüştü.

Bir öğretmene bu tarz bir davranış yakışmaz.

Tom'un köpeğine davranış biçiminden hoşlanmadım.

Mütevazı davranış biçimi mütevazı olmayan insanın üzerinde durmaz.

Bu dünyada, kamusal hayatta kabul edilenlerden farklı davranış kuralları hakimdir.

Yere çöp atmak medeni bir davranış değil.

"Bana küçük dilimi verdin Tom. Bu pek kibar bir davranış değil. Eğer benim iki dilim pastam olsaydı büyük dilimi sana teklif eder, küçük dilimi de kendim alırdım." "E küçük dilim zaten şimdi de sende John."

Bence Tom ve Mary'nin son zamanlarda sergilediği davranış hepimiz için bir endişe kaynağı olmalı.

Yakın dostunun kız arkadaşının aklını çelmek oldukça fesat bir davranış.

Hakem, sportmenliğe aykırı davranış nedeniyle sarı kartı gösterdi.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch