Lernen Sie, wie man değiştirme in einem Türkisch Satz verwendet. Über 25 handverlesene Beispiele.
Konuyu değiştirme.
Translate from Türkisch to Englisch
Fikrini çok sık değiştirme.
Translate from Türkisch to Englisch
Yarı yolda asla taktik değiştirme.
Translate from Türkisch to Englisch
Kazanan bir takımı asla değiştirme.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir şey değiştirme.
Translate from Türkisch to Englisch
Hatalarımdan ders çıkardım ve kendimi değiştirme çabası içine girdim.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç değiştirme.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom için zaten bir yer değiştirme düşünüyor musunuz?
Translate from Türkisch to Englisch
Konuyu değiştirme. Sorumu yanıtlamanı istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen hiçbir şeyi değiştirme.
Translate from Türkisch to Englisch
Para, herhangi birini birkaç dakikada değiştirme kapasitesine sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben iş değiştirme niyetindeyim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir yer değiştirme yapabilir miyiz?
Translate from Türkisch to Englisch
Kanalı değiştirme.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu değiştirme zamanı.
Translate from Türkisch to Englisch
İşleri değiştirme hakkında düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Cinsiyet değiştirme işlemleri artık vergiden düşülebilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Hükümet yasayı değiştirme baskısı altında geliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali sakatlık geçiriyor. Üstelik Anadoluspor'un oyuncu değiştirme hakkı da kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Anadoluspor 3 oyuncu değiştirme hakkını da kullandı.
Translate from Türkisch to Englisch
"Tom ve Mary tıpatıp ikizler." "Bu nasıl mümkün olabilir? İçlerinden biri cinsiyet değiştirme ameliyatı mı geçirmiş?"
Translate from Türkisch to Englisch
Numara değiştirme hizmeti Ekim ayında başlamıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kanalı değiştirme, ben bakıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Yola çıktıklarını yolda buduklarınla değiştirme.
Translate from Türkisch to Englisch
O gerçekten kendini beğenmiş bir adam, bu yüzden oğlunun iş değiştirme fikrinden hoşlanmıyor.
Translate from Türkisch to Englisch