Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "defalarca"

Lernen Sie, wie man defalarca in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Film yıldızı söylediği bütün düşüncesiz şeylerden dolayı hatasını kabul etmekte defalarca zorlandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Savaş alanında defalarca kez kefeni yırttı.
Translate from Türkisch to Englisch

O defalarca geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom defalarca Boston'da bulundu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'a Mary ile alay etmemesini defalarca söyledim.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un menüye bakmasına gerek yoktu çünkü daha önce o restoranda defalarca bulunmuştu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom daha önce defalarca evlenmiş olan ünlü bir aktrisle evlendiği için ünlü oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom çok fazla defalarca işi kaçırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Oraya defalarca gittim.
Translate from Türkisch to Englisch

O, beni defalarca aradı.
Translate from Türkisch to Englisch

Onunla defalarca karşılaştım.
Translate from Türkisch to Englisch

Onu defalarca gördüm.
Translate from Türkisch to Englisch

O, ona defalarca vurdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Londra defalarca bombalandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu yıl defalarca yurt dışında bulundum.
Translate from Türkisch to Englisch

Telefon defalarca çaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Defalarca denedi ama başarısız oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Kitabı defalarca okumak zorunda kaldılar.
Translate from Türkisch to Englisch

Kelimeyi onun için defalarca tekrar ettim.
Translate from Türkisch to Englisch

Defalarca hayaletler hakkında düşündüm.
Translate from Türkisch to Englisch

Babam Londra'yı defalarca ziyaret etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Mektubu defalarca okudu.
Translate from Türkisch to Englisch

Sözlüğünü defalarca kullanmak zorunda kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

O müzik defalarca dinlemeye değer.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom geçtiğimiz hafta beni defalarca aradı.
Translate from Türkisch to Englisch

Eğer bir yerli gibi konuşmak istiyorsan, banjo çalanların aynı parçayı onu doğru ve istenilen tempoda çalabilinceye kadar defalarca pratik yaptıkları aynı şekilde söylemeyi pratik yapmaya istekli olmalısın.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun özgün fikirleri daha tutucu arkadaşlarıyla başını defalarca belaya soktu.
Translate from Türkisch to Englisch

Size defalarca yardım etmek istemedim mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Sen bana defalarca yalan söyledin.
Translate from Türkisch to Englisch

Seni defalarca yendim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kitap defalarca okumaya değer.
Translate from Türkisch to Englisch

Bunu defalarca söyledim.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz bunu zaten defalarca tartıştık.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom defalarca Mary'yi bıçakladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Sen muhtemelen bunu daha önce defalarca yaptın.
Translate from Türkisch to Englisch

Bunu defalarca tartıştık.
Translate from Türkisch to Englisch

Bunu sana daha önce zaten defalarca açıkladım.
Translate from Türkisch to Englisch

Kurban katil tarafından defalarca bıçaklandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Filmi defalarca gördüm ama tekrar görmek isterim.
Translate from Türkisch to Englisch

Senden defalarca böyle yapmamanı istedim.
Translate from Türkisch to Englisch

Sana defalarca böyle yapmamanı rica ettim.
Translate from Türkisch to Englisch

Eşim defalarca gelip özür diledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom defalarca uyarıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

O işareti değiştirmelerini defalarca söyledim.
Translate from Türkisch to Englisch

Korkaklar ölmeden önce defalarca ölürler.
Translate from Türkisch to Englisch

Bana defalarca yalan söyledin.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu filmi defalarca gördüm.

Tom Mary'yi defalarca tekmeledi.

Bu sana defalarca söylendi.

O ona defalarca ev ödevini yapmasını hatırlattı.

Seni TV'de defalarca gördüm.

Tom'un daha önce defalarca başı belaya girdi.

Senden defalarca onu yapmanı istedim.

Tom bıçağıyla Mary'yi defalarca bıçakladı.

Tom Mary'yi defalarca aramaya çalıştı.

O, defalarca intihar etmeye kalkıştı.

Final o kadar iyiydi ki onu defalarca yeniden izledim.

Tom defalarca özür diledi.

O filmi defalarca izledim ama onu tekrar izlemek istiyorum.

İster inan ister inanma, bu benim başıma daha önce defalarca geldi.

Onu tekrar yapmaman için seni defalarca uyardım.

Onu defalarca yaptım.

Dan defalarca Linda'ya tecavüz etti.

Doktorun sana defalarca yememen gerektiğini söylediği şeyi yediğine inanamıyorum.

Biz bunun hakkında daha önce defalarca konuştuk.

Tom Mary'yi korumaya çalışırken defalarca vuruldu.

Tom defalarca söyledi.

Tom görevi kötüye kullanmayı defalarca reddetti.

Öz yaşam öyküsünde, defalarca mutsuz okul günlerinden bahsediyor.

O, mektubunu defalarca okudu.

Defalarca aradım ama cevap yok.

Ben Tom'un dans edişini defalarca gördüm.

Bu bana defalarca oldu.

O defalarca masum olduğunu söyledi.

O defalarca başarısız oldu ama bunun bir zaman kaybı olduğuna dair içinde bir his yoktu.

Dan defalarca telefonda Linda'yla konuştu.

Ben bu hikayeyi defalarca kez dinledim.

Tom onu defalarca okudu.

Dan bıçağı ile Linda'yı defalarca bıçakladı.

Tom'un annesi "defalarca müziği kıs!" diye bağırdı.

Onu bana defalarca tekrar etmene gerek yok.

Ben birini defalarca gördüm.

Sanki o defalarca oraya gitmiş gibi Paris'ten bahsediyor.

Ben defalarca köylülerin ölmeme izin vermesini istedim.

Defalarca Boston'a gittik.

Bu sonraki şarkıyı defalarca söyledim.

Fadıl defalarca kez vuruldu.

Tom'dan defalarca yardım istedim.

Zaten onu sana defalarca söyledim.

Tom'dan defalarca onu yapmamasını istedim.

Bana bu hikayeyi defalarca anlattın.

Sen daha önce bana bu hikayeyi defalarca anlattın.

Tom, Mary'yi defalarca kez bıçakladı.

Biz bunu defalarca gördük.

Leyla defalarca kez bıçaklandı.

Leyla ve Sami o gece defalarca tartıştılar.

Onu daha önce defalarca yaptım.

Tom'dan onu yapmamasını defalarca istedim.

Bunu defalarca yaptım.

Onlar onu bana defalarca açıkladılar, ama ben anlamadım.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch