Lernen Sie, wie man demek in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Gerçekten bunu mu demek istiyorsunuz?
Translate from Türkisch to Englisch
Moral'in ne demek olduğunu, futbola borçluyum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne alışveriş etmek ne de anneme hoşça kal demek için zamanım vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
"Tatoeba" ne demek?
Translate from Türkisch to Englisch
Ben onu söyledim, ama onu demek istemedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu söyledim, ama onu demek istemedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne söylediğimi sandığını anladığını düşündüğünü biliyorum fakat duyduğunun benim demek istediğimin olmadığını anladığından emin değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin ne demek istediğini anlamıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun ne demek istediğini anlayamadım.
Translate from Türkisch to Englisch
"İcat etmek" demek istediğinde "keşfetmeyi" kullanma.
Translate from Türkisch to Englisch
O hiçbir şey demek değildir!
Translate from Türkisch to Englisch
Keşke onun hakkında fikrini söylemese ve sadece onun ne demek istediğini söylese.
Translate from Türkisch to Englisch
Patronun sana saldırsa ve defolup gitmeni söylese bile, sen demek istediğini anlatmalısın.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne demek istediğimi anlıyor musunuz?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin ne demek istediğini bilmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu cümleyle ne demek istedin?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin ne demek istediğini tam olarak anladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom onun söylediğini demek istedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom teşekkürler demek için geçerken uğradı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, ne demek istediğimi anladı ve gülümsedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hayır demek için kafasını salladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ne demek istediğinizi anlamıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin gerçekten ne demek istediğini anlamadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin ne demek istediğini tamamen bilmiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin ne demek istediğini bilmiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un Mary'nin ne demek istediğine dair hiçbir fikri yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kesinlikle söylediğini demek istedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin ne demek istediğini anlayamadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Gerçekten ne demek istediğini açıklamaya çekiniyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
O onu demek istemiyor; o sadece rol yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O ne demek istediğini gösterdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin ne demek istediğini anlamadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ne demek istediğini Mary'ye anlatamadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom onu söyledi fakat gerçekten onu demek istediğini sanmıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un hayır demek için cesareti yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom onu demek istemedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin onu söylediğinde ne demek istediğini bilmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne demek istiyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Ben onu demek istemedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne demek istediğinizi anlıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Söylediğim demek istediğimdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Öyle demek istemedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Demek istediğim budur.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne demek istediğinizi biliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne demek istediğimi biliyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana ne demek istediğini söyle.
O ne demek istiyor?
Gerçekten demek istediğin bu mudur?
Demek istediğimi anlıyor musun?
Tam olarak demek istediğim odur.
Ne demek istediğimi biliyor musunuz?
Onunla ne demek istiyorsun?
Hoşça kal demek için geldim.
Gerçekten onu mu demek istiyorsun?
Ne demek istediğini anlamıyorum.
Ne demek istediğini bilmiyorum.
Ne demek istediğini anlıyorum.
Üzgünüm, onu demek istemedim.
Ne demek istediğin hakkında hiçbir fikrim yok.
O açıkça onu demek istemiyor.
Onun demek istediği açık değildi.
Onun gerçekten ne demek istediğini merak ediyorum.
Ne demek istediğimi bildiğine inanıyorum.
Tom tam olarak söylediğini demek istedi.
Kasırga demek azgın fırtına demektir.
Bu diyagramda ne demek istediğimi görebilirsiniz.
Ben sadece hoşça kal demek için uğradım.
Onun onunla ne demek istediğini düşünüyorsun?
Onun ne demek istediğini biliyor olmalısın.
Ne demek istediğine dair en küçük bir fikrim yok.
Ne demek istemeye çalıştığını anlayamıyorum.
Onun gerçekten ne demek istediğini anladığımda sadece dündü.
Onu demek istiyorum.
Onun ne demek istediğini anlıyorum.
Demek istenileni anlamadım.
UFO ne demek? Sanırsam, tanımlanamayan uçan nesne demek.
Onun ne demek istediğini anladın mı?
Onun ne demek istediğini anlayamıyorum.
Çantası burada, demek ki okula gitmiş olamaz.
Ne demek istediğini anlamaya başlıyorum.
Ne demek istediğimi daha sonra anlayabilir.
Sanırım Tom tam onun söylediğini demek istiyor.
Onun ne demek istediğini kısmen anlıyorum.
Ne demek istediğimi anlıyorsun, değil mi?
Onun ne demek istediği ile ilgili genel bir fikrim var.
Onun gerçekten ne demek istediği açık değildi.
Esperanto dilinde "hoşça kal" ve "merhaba" demek istiyorum. Yardım edebilir misin?
Ne demek istediğini anlayamadım.
Hayır demek istedim.
Ne demek istemiş olabilir?
Tom ne demek istiyor?
Evet demek istedim.
Onu demek istiyor olamazsın.
Bunun ne demek olduğunu biliyor musun?
Ne demek istediğini biliyordum.
Tom "anglophobia"'nın anlamını bilmiyordu, bu yüzden onun ne demek olduğunu bulabilmek için hızlı bir web araştırması yaptı.
Bu başımız belada demek mi?
Demek benimle aynı yaşta kravat sahibisin.
Bunun ne demek olduğunu bilmiyorum.
Katakrez ne demek?