Lernen Sie, wie man demir in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Karabük'te, aynı zamanda Süper Lig takımı Kardemir Karabükspor'un da sponsoru olan "Kardemir" adında bir demir-çelik fabrikası vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
O, bir sürücü olarak demir yolunda çalışır.
Translate from Türkisch to Englisch
Havalanından şehir merkezine hangi demir yolu hattını kullanacağımı bana söyle lütfen.
Translate from Türkisch to Englisch
Demir yararlı bir metaldir.
Translate from Türkisch to Englisch
Haritadaki kırmızı çizgiler demir yollarını gösteriyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar metali demir cevherlerinden nasıl eriteceğini biliyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Demir tavında dövülür.
Translate from Türkisch to Englisch
Galileo kulenin tepesinden iki demir top düşürdü.
Translate from Türkisch to Englisch
Demir altından daha serttir.
Translate from Türkisch to Englisch
Ahşap yüzer, ancak demir batar.
Translate from Türkisch to Englisch
Şehre demir yolu ile erişilebilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Demir, birçok kullanımı olan bir metaldir.
Translate from Türkisch to Englisch
Demir, gemi yapmada kullanılır.
Translate from Türkisch to Englisch
O, demir yoluna yaslanıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tekne kıyıya yakın demir attı.
Translate from Türkisch to Englisch
Demir serttir.
Translate from Türkisch to Englisch
Demir ısıyı iyi iletir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bazı demir yolları kapanmak zorunda kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Yirmi demir yolu kapatıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Eski demir boru pas doluydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Elleriyle bir demir çubuğu eğebilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Uzak batıda neredeyse hiç demir yolu yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch
Her sabah demir yolu hattını geçerim.
Translate from Türkisch to Englisch
Hangi demir yolu ile seyahat etmeyi tercih edersiniz?
Translate from Türkisch to Englisch
Her sabah demir yolu hatlarını geçeriz.
Translate from Türkisch to Englisch
O zaman Japonya'da hiç demir yolu yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch
Gemi limana demir attı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ray, metal ya da tahtadan yapılmış ince ve uzun bir şeydir. Örneğin, trenler ray üzerinde gider, bu yüzden ona demir yolu treni diyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
Gemi limana demir attı ve yükünü boşalttı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ispanak demir ve kalsiyum açısından zengin bir kaynaktır.
Translate from Türkisch to Englisch
Demir taşıdım ama borçtan daha ağır bir şey bulmadım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tekstil fabrikasının pencereleri demir çubuklarla donatılmış bu yüzden fabrikada yangın çıktığında işçilerden çoğu öldü.
Translate from Türkisch to Englisch
Demir en kullanışlı metaldir.
Translate from Türkisch to Englisch
Demir ısıyı yeterince iyi iletir.
Translate from Türkisch to Englisch
İşleyen demir paslanmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
İşlemeyen demir pas tutar.
Translate from Türkisch to Englisch
Demir, güzelliğinden ziyade daha yararlıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
En faydalı olan nedir: gümüş mü yoksa demir mi? - Demir gümüşten daha faydalıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Demir çok yararlı bir metaldir.
Translate from Türkisch to Englisch
Demir çok faydalı bir metaldir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom demir yolu hattını geçtiğini biliyordu ama kendini tutamadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Asiler demir yolunu sabote etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom uzun süredir demir parmaklıkların arkasında.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom cebinden demir para çıkardı ve onu adama verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Daha önce hiç demir testeresi kullanmadım. Nasıl kullanacağımı bana gösterir misin?
Tom kutuya bazı demir paralar koydu.
Bir demir testeresi ile kendim kestim.
Demirci kendi demir ocağında çalışıyor.
Demir sodyum ile reaksiyona girer mi?
Seni demir parmaklıklar ardında görmek istiyorum.
Bu, dünyadaki en hızlı demir yoludur.
Dökme demir, bir demir ve karbon alaşımıdır.
Bana o demir topu ver.
Bir demir yolu köprüsü zaten nehir üzerinde inşa ediliyor.
Demir köprüye varıncaya kadar nehir boyunca yürüdüm.
Mary bir pasta içinde ceza evine bir demir testeresi bıçağını gizlice sokmaya çalıştı.
Demir en yaygın olarak kullanılan metaldir.
Demir, gemi inşasında kullanılır.
Gemi limanda demir attı.
Bu tekne üstün kaliteli alüminyum ve yüksek güçlü demir ile yapılır.
Çocuğun kafası demir parmaklıkların arasına sıkışmıştı.
Mary demir levye ile öldürüldü.
Mars, zemindeki paslı demir nedeniyle kırmızıdır.
Diktatör demir yumrukla ülkeyi yönetiyor.
O demir iradeli bir adam.
O bir katil, demir parmaklıkların arkasında olması gerekir!
Demir altından çok daha faydalıdır.
Tom alet çantasından demir testeresini çıkardı ve Mary'ye onu isteyip istemediğini sordu.
Onlar bu kasabada 350 yıl boyunca demir çıkardılar.
Demir altından daha faydalıdır.
Kurşun ve demir bakırcıyı beslemelidir.
Bir demir testerem yok.
Buraya demir atalım.
Arka arkaya mağlubiyetler alan Yıldızspor ligin dibine demir attı.
Demir nemden, insan gamdan çürür.
Delikli demir çıktı, mertlik bozuldu.
Delikli demir icat oldu, mertlik bozuldu.
Yıldızspor ligin dibine demir attı.
Tom Tatoeba'yı yıllarca kadife eldiven içinde demir yumrukla yönetti.
İşleyen demir ışıldar.
Tom demir ustası.
Demir ustası ücreti talep etti.
Demir ustası olabilmek için demiri dövmek gerekir.
Demir ustası olacaksan, demiri döveceksin evlat.
Fasulye yüksek miktarda demir içerir.
"Atom numarası 26 olan element hangisidir?" "Demir."
"Simgesi Fe olan element hangisidir?" "Demir."
Yemekleri demir döküm tencerede pişiriyoruz.
Demir sağlamdır ama kendi pası onu zayıflatır.
Ah adi demir, erimedi daha.
Kurşun yumuşak ve ağırdır. Demir sert ve çelik daha serttir.
İsrail'in Demir Kubbe'si birdenbire Hamas'ın füzelerini durduramaz hale mi geldi?
7 Ekim 2023'te İsrail'in Demir Kubbesi, İsraillileri Hamas'ın roketlerinden koruyamadı.
Fetihten sonra gelişen ve bir kasabaya dönüşen Samakov’da demir madenciliği de gelişme göstermiştir.
Osmanlılardan önce de buralarda demir madenlerinin bulunduğu düşünülmektedir.
Zaten “sama-kov” kelimesi Bulgarcada demir döven anlamına gelmektedir.
Samakov, günümüzde Bulgaristan sınırları içerisinde yer almakla birlikte çok zengin demir yataklarına ev sahipliği yapmaktaydı.
Bu madenlerden çıkarılan demir cevheri, işleniyordu.
Halbuki Osmanlı Devleti’nde başta Balkanlar’daki Samakov Kasabası olmak üzere, Bilecik, Kiğı, Büyükada ve Kırklareli gibi birçok yerde demir madeni vardı.
Osmanlılarda demir madeni çıkarılıyor muydu?