Lernen Sie, wie man deneyim in einem Türkisch Satz verwendet. Über 88 handverlesene Beispiele.
Bu tür bir deneyim herkes için tanıdık.
Translate from Türkisch to Englisch
Deneyim ona cesaret verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç olmazsa, bu sizin için iyi bir deneyim olacaktır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, onun iyi bir deneyim olduğunu düşünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz deneyim ile öğreniriz.
Translate from Türkisch to Englisch
Berbat bir deneyim yaşadım.
Translate from Türkisch to Englisch
Deneyim en iyi öğretmendir.
Translate from Türkisch to Englisch
Deneyim sana sağ duyuyu öğretecektir.
Translate from Türkisch to Englisch
Deneyim bu meslek için gereklidir.
Translate from Türkisch to Englisch
İşini değerlendirirken, onun deneyim eksikliğini de hesaba katmalıyız.
Translate from Türkisch to Englisch
O, onun için çok iyi bir deneyim oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Orada hoş olmayan bir deneyim yaşadık.
Translate from Türkisch to Englisch
Part-time bir işin iyi bir deneyim olduğunu düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
O deneyim ağzımda kötü bir tat bıraktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Deneyim Tom'a büyük acıya sebep oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Deneyim ve yetenek doğuştan mı gelir yoksa sonradan mı kazanılır?
Translate from Türkisch to Englisch
Ne tuhaf deneyim ama!
Translate from Türkisch to Englisch
Bu deneyim her zaman belleğimde kalacak.
Translate from Türkisch to Englisch
O, hoş bir deneyim değildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yeterli bir deneyime sahip olmadığı için bir iş bulamıyor fakat o bir iş bulamadığı için deneyim edinemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bilinçsiz insan acı hissetmez, ama aile ve dostları için bu uzun ve acılı bir deneyim olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Çok kötü bir deneyim!
Translate from Türkisch to Englisch
Bu benim için tamamen yeni bir deneyim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un annesi, geçenlerde ölümden döndüğü sırada yaşadığı olağanüstü bir beden dışı deneyim hikayesi anlattı.
Translate from Türkisch to Englisch
O hiç kötü bir deneyim yaşamadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu Tom için yeni bir deneyim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bugün berbat bir deneyim yaşadım, bu yüzden bir bira içeceğim ve doğruca yatmaya gideceğim.
Translate from Türkisch to Englisch
Deneyim olmadan bilgelik gelemez.
Translate from Türkisch to Englisch
Deneyim sadece hatalarımıza verdiğimiz isimdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Deneyim önemlidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Çocuk düşürme içler acısı bir deneyim.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece yeni bir deneyim kazanmak için Esperanto öğrenmeyi denemeye karar verdim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu deneyim beni değiştirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
İnanılmaz bir deneyim yaşadım.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir beden dışı deneyim yaşadı.
Translate from Türkisch to Englisch
O beden dışı bir deneyim yaşadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben beden dışı bir deneyim yaşadım.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne harika bir deneyim!
Translate from Türkisch to Englisch
Ne heyecan verici bir deneyim!
Translate from Türkisch to Englisch
Hangi meslekte deneyim sahibisiniz?
Translate from Türkisch to Englisch
Yeterince deneyim sahibi değilsin.
Translate from Türkisch to Englisch
O, deneyim eksikliğini telafi etmek için çok çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu büyük bir deneyim olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu iyi bir deneyim değildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu inanılmaz bir deneyim
Translate from Türkisch to Englisch
Tom birçok kötü deneyim yaşadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Deneyim eksikliği düşünülünce Tom çok iyi yapıyor.
Deneyim bilgelik getirir.
Mary meditasyon yaparken bir beden dışı deneyim yaşadı.
Deneyim zamanla kazanılır.
Daha önceden herhangi bir deneyim gerekli değildir.
Bugün 17 Ekim 2013 Perşembe. Üç ay önce Tatoeba'ya katıldım. Bu heyecan verici bir deneyim oldu.
Geçmiş deneyim gerekli değil.
Kaza sarsıcı bir deneyim oldu.
Deneyim nasıldı?
O deneyim yokluğundan dolayı işte başarısız oldu.
Deneyim, paranın mutluluk getirmediğini gösteriyor.
Bu deneyim uzun vadede sana iyi gelecek.
Önceki deneyim gerekli değildir.
Böyle başka bir deneyim yaşamak istemiyorum.
Tom korkunç bir deneyim yaşadı.
Onun dahiliği onun deneyim eksikliğini telafi eder.
Tom için iyi bir deneyim olacak.
O benim için iyi bir deneyim değildi.
Derin bir deneyim yaşadım.
Deneyim boşa çıkıyordu.
Mutlu bir deneyim değildi.
Deneyim iyi oldu.
Sürekli deneyim bize gücü ile yatırım yapan her insanın onu istismar etme eğiliminde olduğunu gösterir.
Benzer bir deneyim yaşadım.
Oraya gittiğimde tatsız bir deneyim yaşadım.
Deneyim harika bir öğretmendir.
Bu harika bir deneyim olacak.
Bu,Tom için iyi bir deneyim olacak.
Biz burada dünyada manevi bir deneyim yapan insanlar değiliz, daha ziyade, insan olmayı öğrenen ruhsal varlıklarız!
Ders almayacağınız deneyim yoktur.
Tom travmatik bir deneyim yaşadı.
Tom ölüme yakın bir deneyim yaşadı.
Tom geçen yaz ölüme yakın bir deneyim yaşadı.
Hiç ölüme yakın bir deneyim yaşadınız mı?
Tom şimdi deneyim sahibi.
Bu, her ikimiz için de tuhaf bir deneyim oldu.
Bu misyonlarda yer almak Makedonya'ya nasıl bir deneyim ve kazanım sağladı?
Bu korkunç bir deneyim oldu.
Ücretsiz varoluş deneyim sürecinizin süresi doldu.
Bu deneyim, Amerika ile İslam arasındaki bir ortaklığın İslam'ın ne olmadığına değil, ne olduğuna dayanması gerektiğine olan inancımda bana rehberlik ediyor. Ve nerede görünürlerse görünsünler, İslam'ın olumsuz klişelerine meydan okumayı Amerika Birleşik Devletleri Başkanı olarak sorumluluğumun bir parçası olarak görüyorum.
O deneyim Felix'i gerçekten sarstı.
Bilgi her şey değildir, deneyim de gereklidir.