Lernen Sie, wie man denge in einem Türkisch Satz verwendet. Über 15 handverlesene Beispiele.
Tom bir bedensel denge terapisi uygulayıcısı olarak, sık sık şarlatanlıkla suçlandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir denge bulmak zor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir denge bulmak zorunda olduğumu düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Buzun üstünde denge kurmak zordur.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaos ve yasa arasında bir denge olmalı.
Translate from Türkisch to Englisch
Jimnastikçi denge aleti üzerinde kaydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Uçağın arkasındaki kuyruk denge sağlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary denge aletinde iyidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Elbette, bir akrobat mükemmel bir denge duyusuna sahip olmalı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un çok iyi bir denge duyusu var.
Translate from Türkisch to Englisch
İran, Batı için Sünni İslam'a karşı bir denge unsurudur. Uzarsa budanır, kısalırsa sulanır.
Translate from Türkisch to Englisch
İzbasa denge çubuğunda bronz madalya aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir olur, garip olur. İki olur, rakip olur. Üç olur, denge olur. Dört olur, bereket olur. Gerisi Allah kerim.
Translate from Türkisch to Englisch
Denge bozuldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Denge sorunlarım var.
Translate from Türkisch to Englisch