Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "denizde"

Lernen Sie, wie man denizde in einem Türkisch Satz verwendet. Über 85 handverlesene Beispiele.

Hawaii'de tüm yıl denizde yüzebilirsiniz.
Translate from Türkisch to Englisch

Geceleyin denizde değiller miydi?
Translate from Türkisch to Englisch

Balık denizde yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch

Çocukken sık sık denizde yüzmeye giderdim.
Translate from Türkisch to Englisch

Denizde yaşayan canlıların çoğu, kirlilikten etkilenir.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar rüzgar ve havanın elinde, denizde kayboldular.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu, denizde yaşayan bir hayvan türüdür.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben her gün denizde yüzerim.
Translate from Türkisch to Englisch

Tekne dalgalı denizde şiddetle sallandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz denizde yüzdük.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben denizde geminin battığını gördüm.
Translate from Türkisch to Englisch

Geçen yıl, o, denizde üç ay geçirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz fırtınalı denizde teknenin savrulduğunu gördük.
Translate from Türkisch to Englisch

Gemi denizde.
Translate from Türkisch to Englisch

Denizde yüzmeye gittim.
Translate from Türkisch to Englisch

Müttefikler denizde kazanıyorlardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Çocukken sıkça denizde yüzmeye giderdim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bozma moralini John. Denizde daha çok balık var.
Translate from Türkisch to Englisch

Denizde bir sürü balık var.
Translate from Türkisch to Englisch

Bazı çocuklar denizde yüzüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Birçok erkek denizde öldü.
Translate from Türkisch to Englisch

Birçok insan denizde öldü.
Translate from Türkisch to Englisch

Denizde yüzerken dikkatli olmalısın.
Translate from Türkisch to Englisch

Denizde yüzmek eğlenceli.
Translate from Türkisch to Englisch

Denizde yüzerken dikkat etmelisin.
Translate from Türkisch to Englisch

Denizde geçirecekleri üç yıl için yeteri kadar erzak aldılar.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom denizde dışarıya baktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir gün, Atlantis adası denizde kayboldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Denizde yüzmeyi severim.
Translate from Türkisch to Englisch

Balina, denizde yaşayan çok büyük bir memelidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Denizde adalar var.
Translate from Türkisch to Englisch

Denizde yüzmeye gittik.
Translate from Türkisch to Englisch

Denizde balıklar var.
Translate from Türkisch to Englisch

Bizim, denizde bir evimiz vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Denizde yüzmek, denize sahip olmanın anlamına gelmez.
Translate from Türkisch to Englisch

Çok seçici olma. Denizde o kadar çok balık yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Ne sıklıkta her yaz denizde yüzmeye gidersin?
Translate from Türkisch to Englisch

Küçükken her zaman denizde yüzmeye giderdim.
Translate from Türkisch to Englisch

Denizde adalar vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Denizde şiddetli bir fırtına vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Kraliçe denizde yaklaşıyor gibi görünen siyah bir şey gördü.
Translate from Türkisch to Englisch

Tekne denizde sürüklendi.
Translate from Türkisch to Englisch

Denizde yaşayan canlıların büyük bir çeşitliliği var.
Translate from Türkisch to Englisch

Denizde doğan bebeklere ne olur?
Translate from Türkisch to Englisch

Bugün denizde yüzmemiz için hava yeterince sıcak.
Translate from Türkisch to Englisch

Balina denizde yaşayan çok büyük bir memelidir.
Translate from Türkisch to Englisch

O, denizde babasını kaybetti.
Translate from Türkisch to Englisch

Bazı balıklar nehirlerde yaşar, diğerleri denizde.
Translate from Türkisch to Englisch

Birçok adam denizde hayatını kaybetti.
Translate from Türkisch to Englisch

Denizde yosunlar var.
Translate from Türkisch to Englisch

Ebeveynlerim denizde yalnız yüzmeme izin vermedi.

Bazı çocuklar denizde yüzüyorlar.

Onun ebeveynleri yıllardır denizde çalıştı.

O, geçen yıl denizde üç ay harcadı.

Denizde yıkanmak istiyorum.

Denizde kardeşiyle yüzdü.

O, erkek kardeşiyle denizde yüzdü.

Tom'un cesedi denizde başıboş yüzerken balıkçılar tarafından bulundu.

Gemi fırtınalı denizde battı.

Uyandığımız zaman, açık denizde akıntıya kapılıp sürükleniyorduk.

Denizde, biz galibiz.

Bazı çocuklar denizde yüzerler.

Ben denizde yüzme gitmeyi seviyorum.

O denizde babasını kaybetti.

Gemi denizde battı.

Denizde yüzerken dikkatli ol.

Onlar son üç haftadır denizde bulunuyorlar.

Bugün hava sıcak bu yüzden denizde yüzebilirsin.

Birçok tekne denizde seyrediyor.

Mary ve Tom'un denizde kaybolduklarını düşündük ama sonra sıkıntı parlaması gördük.

Yengeç, denizde yaşayan bir hayvandır.

Denizde sondaj masrafları artıyor.

Turistler denizde yüzüyorlar.

Kalp deniz dil kıyıdır. Denizde ne varsa kıyıya o vurur.

Denizde yüzdüm.

Tom hiç denizde yüzmemiş.

Bazı ontolojik konular üzerinde fazla kafa yormak denizde derinlere dalmak gibidir. Dipte inci bulabileceğin gibi vurgun yiyip sağlığını da bozabilirsin.

Temel denizde yüzerken mayosu çıkıp akıntıda kaybolunca eliyle önünü kapatarak hızla kıyıya gelmiş. Onu gören Dursun "Ula Temel, önünü değil yüzünü kapat, yüzünü herkes tanır da!" demiş.

Bazen yaptığımız şeyin denizde bir damla olduğunu hissederiz ama bir damlası eksilse deniz daha az olurdu.

Biz denizde yüzerken Ali plajda kızgın kumun üzerine oturmuş taşak kebabı yapmakla meşguldü.

Denizde adalar olur.

Bu hükümete katılanlara söylediğimi Meclis'e de söylemek istiyorum: "Kan, meşakkat, gözyaşı ve alın terinden başka sunacak hiçbir şeyim yok." Önümüzde en acılı türden bir sınav var. Önümüzde çok, çok uzun aylar süren mücadele ve ıstırap var. Politikamız nedir diye soruyorsunuz; Şunu söylemek istiyorum: Denizde, karada ve havada, tüm gücümüzle ve Tanrı'nın bize verebileceği tüm gücümüzle savaşmak ve karanlıkta asla aşılamayan canavarca bir tiranlığa karşı savaşmaktır. İçler acısı insan suçları listesi. Politikamız bu.

Hawaii'de tüm yıl boyunca denizde yüzebilirsiniz.

Denizde büyük bir gemi var.

Denizde dalış yapılabilir.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch