Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "deprem"

Lernen Sie, wie man deprem in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Büyük deprem meydana geldiğinde ben daha on yaşındaydım.
Translate from Türkisch to Englisch

Geçen gece büyük bir deprem oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Dün Japonya'da bir sürü bina deprem dolayısıyla yıkıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

8.8 büyüklüğündeki büyük deprem bugün Japon adalarını vurdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Richter ölçeğine göre 8.9 büyüklüğünde bir deprem Japonya'yı vurdu ve ağır bir tsunamiye neden oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Richter ölçeğine göre 8.9 şiddetinde bir deprem, Japonya'yı vurdu ve ağır bir tsunamiye sebep oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Haber Yunanistan'da büyük bir deprem olduğunu söylüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Haiti'de büyük bir deprem vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar deprem için güvenli bir bina inşa etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Güçlü bir deprem aniden çarptığında, annem şok içinde evin etrafını dolaştı.
Translate from Türkisch to Englisch

Deprem evin tıkırdamasına neden oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Deprem vurduğunda masanın üstündeki her şey tıkırdamaya başladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tren servisi deprem yüzünden ertelendi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bizim tren deprem nedeniyle beş saat süreyle durdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Su şebekesi deprem nedeniyle patladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir deprem durumunda, gazı kapatın.
Translate from Türkisch to Englisch

Deprem tehlikesi yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Neredeyse herhangi bir deprem tehlikesi yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu yol deprem sonucu kısmen yıkıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar bizim bu günlerden birinde bir deprem yaşayacağımızı söylüyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Yakın gelecekte büyük bir deprem olacağı söyleniyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bugünkü gazeteye göre, dün Şili'de büyük bir deprem vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Şu anda çok şiddetli bir deprem her an olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Dün gece bir deprem yaşadık.
Translate from Türkisch to Englisch

Büyük bir deprem değildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom deprem yardımı için bağışlanan tüm parayla birlikte kaçtı.
Translate from Türkisch to Englisch

Dün bir deprem oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Deprem evleri salladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Deprem sonucunda birçok kişi evsiz kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, bir deprem için hazırdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Jeologlar bölgede 7 ila 9 şiddetinde bir deprem bekliyorlarmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Tokyo'da büyük bir deprem oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya'da çok deprem vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir deprem her zaman olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir deprem binayı yıktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu sabah bir deprem oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Hindistan'da dün büyük bir deprem meydana geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Büyük bir deprem tarafından korkutuldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu sabah bir deprem vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Haiti'deki deprem bir felaketti.
Translate from Türkisch to Englisch

Almanya'da deprem oluyor mu?
Translate from Türkisch to Englisch

Deprem geniş çaplı hasara yol açtı.
Translate from Türkisch to Englisch

Küçük bir deprem tehlikesi var.
Translate from Türkisch to Englisch

Deprem dolayısıyla bazı uçuşlar ertelendi.
Translate from Türkisch to Englisch

Deprem korkunç bir deneyimdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Shizuoka'da bir deprem olduğunu duydum.

Ne zaman deprem olacağını kimse bilmez.

Deprem aniden binaları salladı.

Dün Hindistan'da büyük bir deprem oldu.

Yıkıcı bir deprem eyalet başkenti vurdu.

Bir deprem hissettiğimde, oyun oynuyordum.

Geçen yıl Flipinlerde, depremler ve deprem dalgaları 6000'den fazla kişinin ölümüne sebep oldu.

Hokkaido'daki deprem büyük hasara sebep oldu.

Şu sıralardaki deprem sıklığı bizi endişelendiriyor.

Herkes yüreği ağzında, deprem enkazından çıkacak canlı birini bekliyor.

Bir deprem var mıydı?

Gazeteye göre Peru'da bir deprem oldu.

Gazeteye göre, dün gece bir deprem olmuş.

Başka hiçbir ülkede Japonya'daki kadar sıklıkla deprem olmaz.

Hokkaido'daki şiddetli deprem geniş çaplı hasara neden oldu.

Deprem, güçlü bir tsunamiye sebep oldu.

Çıkmak üzere olduğumuz sırada deprem başladı.

Sanki deprem göçüğünün altında can verircesine kıvranıyorum acılar içinde.

Deprem, yangına sebep oldu.

Japonya'da çok deprem olur.

Gazeteye göre, Meksika'da bir deprem vardı.

Bazı bilim adamlarına göre, büyük deprem şimdi her an olabilir.

Bugünkü gazeteye göre dün Şili'de büyük bir deprem vardı.

Japonya'da çok deprem oluyor.

Japonya Meteoroloji Ajansı doğu Japonya deprem büyüklüğünü 8.8 den 9.00'a kadar tekrar inceledi, dünya tarihinde en büyük kayıt.

Felakete neden olan deprem 1995 yılında meydana geldi.

Dünkü deprem hakkında bize ne söyleyebilirsin?

Dün gece bir deprem hissettin mi?

Bir deprem gibi hissettim.

Deprem gibi hissettirdi.

Deprem her şeyi tahrip etti.

O bir deprem değildi.

Büyük bir deprem olursa, bir siren çalacak.

Deprem tarafından yıkılan çok sayıda ev var.

Hiçbir şey deprem kadar korkunç değildir.

Kasaba halkı deprem tarafından korkutuldu.

Gazetede, Peru'da deprem olduğu yazıyor.

Deprem olduğunda ilk ne yapacaksın?

Deprem her şeyi kırıp döktü.

Yakın bir gelecekte, Japonya'da büyük bir deprem olabilir.

Deprem, büyük ölçüde hasara yol açtı.

Radyo önümüzdeki deprem hakkında bizi uyardı ve eşyalarımızı toplamaya başladık.

Bu deprem miydi?

Deprem şimdiye kadar yaşadığımız en büyük olandı.

Bu kent dört yüz yıl içinde büyük bir deprem görmedi.

Çoğu kişi deprem yüzünden evini kaybetti.

Deprem, yangına neden oldu.

Devasa bir deprem şehrin içinden yardırıp gitti.

Tom deprem sırasında uyuyordu.

Deprem mi oldu?

Tayvan güçlü bir deprem tarafından vuruldu.

Geçen sonbahar Meksika'da büyük bir deprem oldu.

Yeni Zelanda okul çocukları düzenli olarak deprem tatbikatlarını taahhüt ederler.

Binanın sadece bir kısmı deprem tarafından tahrip olmuştur.

Bütün köy deprem tarafından yerle bir edildi.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch