Lernen Sie, wie man derinlemesine in einem Türkisch Satz verwendet. Über 11 handverlesene Beispiele.
Başarısızlığımızı derinlemesine düşünmeliyiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Mesele derinlemesine tartışıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Hızlı bir girişten sonra mesele derinlemesine ele alındı.
Translate from Türkisch to Englisch
Mutlu okul günlerimi derinlemesine düşündüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Şimdiye kadarki hayatımı derinlemesine düşündükten sonra hedeflerimi değiştirmem gerektiğine karar verdim.
Translate from Türkisch to Englisch
John kazayı derinlemesine araştırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
O derinlemesine uyudu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sorunu derinlemesine düşündüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali'nin derinlemesine pasına Mehmet hareketlendi.
Translate from Türkisch to Englisch
Çevirmenler, derinlemesine incelemeler yaparlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Son dönemlerde artan İslamî terör saldırılarına müteakiben Türkiye'nin sınır güvenliği üzerinde daha derinlemesine durması gerekiyor.
Translate from Türkisch to Englisch